Onurumu hiçe sayıp bir kaç yıl fazla yaşamanın ve hayatımın benim için bu kadar değerli olduğunu falan mı sanıyorsun? Sen ustalarla büyümüşsün. Onların hünerlerini öğrenmişsin ve bunda da fena olduğun söylenemez. Ama ben savaşçılarla büyüdüm ve nasıl ölmem gerektiğini öğreneli çok uzun zaman oldu.

Hepimiz bunun olacağını biliyorduk ama bu Ned’in ölümünü çoğu kişi için kolaylaştıramadı. George R.R. Martin fanları için A Song of Ice and Fire kitabından da aşina olduğumuz üzere bu çok tanıdık bir olay. Eddark Stark’ın ölümü kitabı okuyan herkesin yerinde zıplamasına neden oldu. O anda ne yapıyor olursanız olun, ölümünden önce ne olduysa, tüm okuduğunuz o fantezik kitapların geleneksel düzenine alışmış olsanızda şaşkınlığınızı gizleyemezsiniz. Tüm o Belgariad hikayelerinin size zararsız ve sıradan gelmesiyle başladı her şey. İşte bu size telaşlanmayı öğretti. Ya o ölürse…

İşte bunu yine yaptılar. Ve bu sefer televizyondan yaptılar. Bunun hakkında bir çok tepki okudunuz ve ya duydunuz. Şaşkınlık, kızgınlık, kuşku, hüzün… Ve bu seriyi boykot etmek için bir kaç neden daha.

Ned Stark’ı oynayan adam daha ne kadar iltifat hak edebilir ki?

Sean Bean’ ın bu şovdaki etkisi anlatılacak gibi değil. Winter Is Coming, yani bizim için, o çok önemli. Çünkü Phil oynadığı günlerde hikayeye herkesten önce tesir etti. Diyebilirsiniz ki bize hikayenin içine Sean Bean çekti. Sonunda ismi duyulmamış, aktörlüğe daha yeni adım atmış oyunculara gerek kalmadı. Sean Bean’ ın bu rolü alması hepimiz için silinmez bir an oldu.

Tabii ki Richard Sharpe ve Boromir of Gondor rollerinden onu tanıyan fanlarıyla beraber geldi bu role. Ve gerçek oyunculuğu da bize göstermiş oldu. Ellerini kirletmekten korkmayan, fiziksel olarak da bir çok rolde oynayan tam bir “at ve kılıç” aktörlerinden biri oluğunu da kanıtlamış oldu. The Fellowship of the Ring filminde, helikopteri binmedi ve zırh ve bütün o ağır kostümüyle metrelerce dağın etrafında yürüdü(Sanırım helikopterlerden nefret ediyor)

Özellikle bayan hayranları çok etkileyici. Bunun yanında görülüyor ki her yaştan insana hitap ediyor. İşte komik olan ise bu. Sean bir Hugh Grant modeli değil, o aslında bir Sheffield adamı. Kısa ve öz bir adam ve bu bayan hayranlığını hak etmek için de çoğunlukla hiçbir şey yapmıyor.

Bunu söylemeliyim ki diğer Winter Is Coming yazarları, oyuncular ve kast için sevinirken ben kişisel olarak kuşkuluydum ve bunu size sadece bir kaç kez belli ettim.

Bana göre Sean Bean, Ned Stark’ ın karakter olarak tam tersi. Sean, önceden duygularının yönettiği, karışık ve dıştan duygusal gözüken karakterleri canlandırmasıyla ünlüydü. Sean’ ın oynadığı duygularıyla yönetilen karakterlerin aksine, Ned Stark kaderine boyun eğmiş, taş kalpli bir karakter. Bu yüzden bu rol Sean için gerçekten bir dönüm noktası.

Ama o bu rolden çekilmedi. Bundan sonra bu rol için başkasını düşünemiyorum, Sean’ ın etkisi gerçekten kayda değerdi. Emmy ödüllerine aday gösterilmesi bir tesadüf olamaz. Bu rol Sean için şimdiki zamanlarda oynadığı en etkileyici ve unutulmaz roldü. Jaime Lannister’ a attığı o rahatsız edici bakış ve ya Arya ile tatlı tatlı konuşması ile, Sean bize taş kalpli bir adamın neler hissedebileceğini öğretti. Eğer birinin fikirlerini kim olduğu konusunda değiştirmekten öte bir oyunculuk varsa, kusura bakmayın ama ben bilmiyorum.

Sean bu hikayenin bel kemiğiydi. Artık bu mücadeleyi onsuz izleyeceğiz.