Kitabın sonunda Jon Snow’un Kraliçe & adamları ve diğer nöbet adamlarının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldüğünü biliyoruz. Jon tekrar dirilecek mi dirilmeyecek mi tartışmasına girmeye gerek yok, dirilecek. Vazifesini daha tamamlamamış ve üstüne başrol olan karakterlerden biri olarak en azından son kitabın sonuna kadar öldürülmeyecektir (inşallah hiç ölmez).

Şimdi 6. kitapla birlikte Jon’un nasıl dirileceğine dair görüşlerinizi belirtmenizi rica edeceğim. Çoğu kişi bu işi kızıl kadının yapacağına inanıyor ama bence ihtimal dahilinde olmakla beraber daha farklı bir şekilde dirilecek.

Kuramımı basit bir iki temele dayandırıyorum.

1- 5. kitapta Mel. ateşlerin içine bakarken Jon’u görmüş; yüzünün insan-kurt-insan şekline büründüğünü fark etmişti. “Önce insan sonra kurt sonra yine insan.” Kimi kişi bunun Jon’un varg gücüne direnmesinden dolayı diye fikir yürütmüşse de ben bu görüşte değilim. Zira zaten Jon’un varg olduğu, yetenekli/güçlü ama eğitimsiz olduğu(kitabın açılış sahensindeki vargın düşünceleriyle) biliniyor. Zaten Mel de ona direndiğini falan söylüyordu. Yani zaten bildiğimiz bir şeyi ateşin içinde görüp bize tekrar tekrar söylemenin/anlatmanın bir manası yok.

2- 5. kitap açılış bölümü Wymar isimli yabanıl varg’ın sahnesiyle açıldı. Bize varg olmakla ilgili bir çok şey öğretti yazar bu bölümle. Şimdi dikkatinizi çekti ise eğer her kitabın açılış sahnesinde olan şeyler bir şekilde kitabın sonunda olan bir şeyle bağlantılı çıkıyor(örneğin 4. kitap Hisar’da Jaqen’in bir çırağı öldürmesiyle sonuçlanan macerası ile açıldı, kitap sonunda Sam’in yolu Hisar’a düşmüş, yüzsüz adamla yolu kesişmişti.). Açılış bölümünde vurgulanan ana konulardan biri kurt ve vargın bağının bir kadın ile evlikte olduğu gibi birleşmesine benzetiliyor ve ikisinin de sonsuza kadar değiştiğine değiniliyordu. Ayrıca bir insanın ölüm anında bir insan ya da hayvanın içine nasıl girdiğini gördük, bahsettiğimiz yabanıl varg sayesinde; o, bunu bilinçli yapıyordu. Fakat bu adamı eğiten varg’ın söylediğine göre zamanla insan kaybolur ve daha fazla hayvana dönüşür ama ruhu yaşamaya devam eder.

3- Bu ikisine dayanarak Jon’un ölüm anında (istemsizce olduğunu, içgüdüsel olduğunu tahmin ediyorum.) “Hayalet” diyerek öldüğünü biliyoruz. Hatta Robb da kendi kurdunun ismini söyleyerek ölüyordu. Bir çok okuyucu Jon ve Robb’un ruhlarının ölüm anında kendi kurtlarının içine atladığı görüşünde ki ben de aynı fikirdeyim. Aksi halde yazarın o kadar insan varken söyleye söyleye Hayalet ve Gri Rüzgar diyerek öldürmesine mana veremeyiz. Dizide sadece Bran’ın varglığı işlendiği(ilk sezonda Rickon’a da değinseler de sonrasında bir daha değinip, oğlanı da göstermediler zaten) için Robb ve Jon ölürken bambaşka isimler isimler söylüyordu, buradaki değişim bile aslında Stark çocuklarının varg ve kurt ilişkisindeki bağlantıya işarettir.

Bu üç şeye dayanarak Jon’un ruhunun şu anda Hayalet’in içinde olduğunu ve cenazesinde ya da öncesinde bir şekilde tekrar bedenine geri döneceğini tahmin ediyorum. Olağan şartlarda ölen varg, başka bedene ya da hayvana atladığı zaman tekrar eski bedenine ya da başka bedenlere/hayvanlara atlama yapamıyor, zira varg özelliklerini kaybediyorlar. Lakin Jon’un bu konuda bir istisna olacağına inanıyorum. Hatta bu durum karşısında Mel.’in Jon’un Vaat Edilmiş Prens olduğunu düşünmesine yol açarak, Stannis’i takip etmeyi bırakacaktır.

Dizide Mel. Jon’u diriltince asıl seçilmişin o olduğunu düşünmesini saçma buluyorum zira dizide ve kitapta ölüp ölüp dirilen iki karakter daha var ve kimse onların öyle olduğunu düşünmedi. Bu yüzden Mel’den ziyade başka kimsenin etkisi olmadan kendiliğinden geri döneceğini düşündüm. Aslında bir de cenaze ateşinin içinde dirilip, yanmaz ise o zaman Mel. için onun asıl vaat edilmiş prens olduğunu düşünmesi daha mantıklı ve nispeten(en azından Stannis’ten daha mantıklı) bir sebebe dayanmış olur.

EK OLARAK: Sizce Jon’un ölüm sonrası karakterinde nasıl bir değişim olur? Bildiğiniz üzere yazar, Beric Dond.’ın ölümünden bahsederken artık bu kadar dirilmesinin ardından her defasında daha az insan olduğunu, nefes almadığını, damarlarında kanın pompalanmadığını ve geçmişini unutmaya başladığını belirtmişti. O buz yerine ateşle diriltilmiş bir yürüyen ölü. Ayrıca Jon’un ölümünün Cat’in ölümüne benzer bir travmada olduğunu da söylemişti. Bu durumda Jon’un dirildikten sonra daha karanlık ve soğuk bir ruh halinde görme ihtimalimiz var gibi? Dizide bu değişim hiç olmadı, bildiğiniz gibi. O yüzden öldürüp diriltmek çok gereksiz oldu, sırf heyecan ve şok yaratmak için kullandılar dizide.

DİPÇE: Yine 5. kitapta Tormund sık sık Jon’a “Kara kalpli kara piç” ifadesi kullanmıştı yanlış hatırlamıyor isem, belki bu da gelecekle ilgili ima olabilir.

Fikirlerinizi alayım arkadaşlar. (Dizi bitti, mecbur artık kitaplar üzerinden tartışıp tatmin olacağız. :smiley: )

Önemli Cevaplar

  1. Olabilir, yani diziden farkli bir dirilme olabilir.
    Ama

    demissin ya? Ben bunu yapabileceginden tam emin degilim çünkü kendi bedeni de olsa nihayetinde o artik ölü bir beden. O yüzden bunun mümkün olup olmayacagindan emin degilim. Hani böyle bir sey mümkün olsa Warg yetenegi olan her insan ölmeden önce bir hayvani warglasin, sonra herhangi bir insanin ölü bedenine girsin, sonsuza dek yasasin. Böyle bir ihtimal doguyor sanki senin düsüncene göre.
    Kesinlikle olmaz demiyorum tabi ama su an bana çok mantikli da gelmedi, yani eger böyle bir sey olursa benim içime sinmez, bir olmamislik hissi verir bu durum.

    Jon’un dirildikten sonra Beric ve Catelyn kadar karakter degisimi yasayacagini sanmiyorum.
    Beric defalarca ölüp dirildi, o yüzden ondaki karakter degisimi çok fazla. Hani Beric sanmiyorum ki ilk dirilmesinde çok büyük degisiklik yasadi. Jon da bu yüzden fazla degismez.
    Catelyn ise… Dogru aslinda Cat ve Jon’un ölümünde benzer bir travma var ama yine de Jon’un Catelyn kadar da degisecegini sanmiyorum. Catelyn’in bu kadar karanlik ve soguk olmasinin temelinde intikam istegi var, ailesinin intikamini almak istiyor, yasadigi acilarin aynisini yasatmak istiyor. Jon’un o derece bir intikam atesiyle yanip tutusacagini düsünmüyorum. Ikisi de ihanete ugradi, arkadan biçaklandi ama Catelyn’in yasadigi bir baska bence, daha agir.

  2. Kesinlikle katılıyorum, sürekli bir ezik oğlan sendromu yaşatıyorlar; kral oldu, adamda hala bir ezik tip bakışları… Oysa kitapta Lord Kumandan olduktan sonra eziklik falan kalmadı oğlanda, resmen bir kral gibi yönetmesini beceriyor; cesur kararlar alıyor ve imkansız gibi görünen sorunlara çözüm üretiyor(misal yemek sorununa çözüm bulması gibi); Sur’un adam sorununu da çözmeyi başardı ve bunu yaparken de Yabanılları resmen soyup soğana çevirdi oğlan, çocuklarını da rehine aldı.

    Dizide hiçbir şey görmedik desek yeridir ve ölmek hiçbir şey değiştirmemiş, oysa değiştirmesi gerekiyordu.

  3. Dizide ölüp dirildikten sonra Jon’da değişen hiçbir şey olmadı. Aynı eziklik, aynı utangaçlıkla devam ediyor. Senaristler resmen Türk dizilerinde sık sık önümüze sunulan mazlum edebiyatını Jon Snow’a uyarladılar. Sezercik’ten, Küçük Emrah’tan hallice… Lord Kumandan oldu, Kuzey Kralı oldu yok abi yok hala aynı ben piçim, anam belli değil ühü sendromu devam ediyor. Ölüp dirildikten sonra daha duygusuz, daha makineleşmiş olsaydı keşke. Karakterde karizma bırakmadılar.

    Kitapta Lord Kumandan olduktan sonra kesinlikle kendine güveni geldi. Çok sağlam ilerleyen bir karakter oldu. Asla taviz vermiyor, doğru bildiği şeyi iyice ölçüp biçip hayata geçiriyor. Jon, Janos Slynt’in kellesini alırken Stannis uzaktan bir baş hareketiyle Jon’u onaylıyor. Bakın Stannis gibi bir adam tarafından onaylanıyor Jon. Stannis adil, tavizsiz bir adam ve Jon’un bu hareketini onaylıyor. Buradan nice anlam çıkarılabilir uzun uzun yazmaya gerek yok, paragraf aldı başını gidiyor. Amele Othell ve kinci pislik Alliser, Jon’a çok fazla tepki gösteriyor, konumunu ve otoritesini sorgulama cüretinde bulunuyorlar. Buna rağmen Jon, yabanıllarla çok makul bir anlaşma yapıyor, kimseye eyvallah vermiyor. Neyse kısaca Jon’un çok sağlam bir karakter gelişimi geçirdiğini söyleyebiliriz.

    Dirildikten sonra çok daha soğuk bir hale geleceğini söyleyebilirim sanırım. Zaten soğuk ve az konuşan bir karakterdi. Duygusuzlaşacağı söyleniyor buna katılmıyorum ben. Jon serideki özel karakterlerden biri. Stoneheart ya da Beric’le kıyaslanması yanlış bence. Stoneheart duygusuzlaşmadı, olması gereken hale büründü. Kendisini ve oğlunu katleden aileye karşı intikam duygusundan başka şey hissetmemesi çok normal. Jon’un da kendisine ihanet edenlere karşı intikam duygusu beslemesi çok da garipsenecek bir sonuç olmaz.

    Dirilmesinin Ghost aracılığıyla gerçekleşmesi çok olası. Melisandre’nin gördüğü kurttan insana dönüşen imgeler de bunu destekler nitelikte. Dizide gördüğümüze ek olarak, Melisandre’nin yanında Ghost da Jon’un dirilmesinde büyük rol oynayacak.

  4. Fantastik roman yazıyorum, en deli fantastik olaylar bile bir mantık temeline dayanmak zorundadır, yutturman gerekir okuyucuya. Şöyle diyelim; kurgu açısından mantıklı hale getirmek zorundasın. Adam Stark tipiyle doğmuş ama dirildi diye bir anda babasının tipine bürünüyor falan, mantıklı kısım yok, okuyan “ne kadar saçma bir şey” der geçer. Ben olasılığına bile tepki verdim, baksana. :slight_smile: Yani bir de ‘düşünüyorum’ diyorsun, düşünmek yerine ‘temenni’ kelimesini kullan, çünkü düşünüyorum dersen buna sebebiyet verecek temel bir dayanağın vardır sana göre. Dayanağın herhalde “seri fantastik zaten.” olamaz yani :smiley:

    Yanma meselesi konusunda temennim senle aynı :slight_smile:

  5. Jon’un ölüm şeklinin Cat’den daha kötü olduğu fikrine katılmıyorum. Sonuçta şöyle düşünün ki bir anne(ya da baba)'nin gözleri önünde ilk doğal oğlu(hatta bildiği kadarıyla hayatta kalan tek oğlu; diğer ikisi ölmüş, diğer iki kızı da esir ve her an ölebilirler.) katlediliyor. Onu kanlar içerisinde görüyorsun. En başta da aşık olduğun adamı kaybetmişsin… Yani kadının açısından tüm ailesi katledildi, çocukları ve kocası öldü. Böyle bir ruh halinde ölen kadının, bir anda öyle bir şeye dönüşmesi çok olağan. Daha azı beklenemezdi. “Taşkalp.” Bir annenin evlat acısı, hiçbir şeye benzemez.

    Çok acıtıyor, diye düşündü. Bütün çocuklarımız, Ned, bütün güzel bebeklerimiz. Rickon, Bran, Arya, Sansa, Robb… Robb… lütfen Ned, lütfen, durdur şunu, acıyı durdur… Catelyn Stark ellerini havaya kaldırdı, uzun parmaklarından akıp bileklerine inen ve elbisesinin kolunun içine giren kanı seyretti. “Çıldırdı,” dedi biri. “Aklını kaybetti,” dedi bir başkası, “Şuna son verin.” Ve bir el Catelyn’in saçlarını yakaladı. Hayır, diye düşündü Catelyn, hayır saçlarımı kesmeyin, Ned saçlarımı çok sever. Sonra çelik, Catelyn’in boğazındaydı, ısırığı kırmızı ve soğuktu.

    Jon ise evet, hayatı boyunca ‘piç’ olarak muamele görmüş, erkek kardeşleri ve küçük kız kardeşi ile babası tarafından sevilse bile diğer kardeşi ve kardeşlerinin annesi tarafından hor görülmüş… Anladığım kadarıyla da kalede de piç olmasından kaynaklı bazı tavır gösterenler(atıyorum arkasından konuşmalar veya yüzüne açık açık tavır alanlar) olmuş.Kısacası söylediğin gibi kendine burada tam olarak yer bulamamış bir ‘yabancı’ gibi hissetmiş ki bu da onu Sur’a götürmüş. Jon’un onları gerçek kardeşi gibi gördüğünü sanmasam da ona en yakın şey olarak gördüğünü ve asla onu öldürmek için bir hareket yapacaklarını tahmin ettiğini sanmıyorum. Saldırı anında şaşkındı zaten. Kısacası Jon da Cat gibi güvendiği adamlar tarafından öldürüldü… Zaten yazar da Jon’n ölüm şeklinin Cat ile benzerliğine vurgu yapmış. Zaten eskisinden daha karanlık bir ruh haline bürüneceğine düşünme sebebi de bu söz oldu.

    Fazla yumuşak kalp olmak bu evrende pek iyiye çıkmıyor; uyanık, yeri geldiğinde acımasız vs. olmak zorundasın.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

37 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar