Hemen kuramın aslını şuraya koyayım, geçen sene izlediğim videolardan biriydi. Seveni vardır, Theon ile ilgili bir kuram başlığı açalım. :slight_smile:

Theon Greyjoy, Ned Stark’ın vesayetinde Kışyarı’nda büyümüş, yetişmiş Balon Greyjoy’un hayatta kalan yegane oğlu ve varisi. Aslında kendisi ‘rehine’ idi; babasının yeniden isyana kalkışması durumunda kellesi gidecek olan bir rehine… Theon bunu biliyordu. Sırf bu durumun bir gün gerçekleşmesi ihtimaline karşı Ned’in Theon’a karşı asla yakın bir ilgi göstermediğini vs. bizzat yine Theon’dan öğreniyoruz; çünkü bir gün kellesini babasına göndermek zorunda kalabilirdi, haliyle Ned de oğlanla duygusal bağ kurmamaya özen gösteriyordu.

Oysa Theon bir Stark olmak istiyordu ve dahası bir gün Sansa ile evlenip aileye kabul edileceğini umuyordu ama hiçbiri olmadı.

Savaş sırasında Theon’un babasının yanına gönderilmesi ve sonrasında gerçekleşen olaylara hepiniz vakıfsınız; Ramsey’in eline düşerek işkence ve eziyet görmüş, oğlan tam manası ile psikolojik olarak kırılmış ve bedenen de eski Theon olmaktan çok uzak bir görünüş sergilemeye başlamıştır, görenler onu yaşlı bir adam zannetmektedir; ayrıca artık kendine ‘Leş’ demektedir. Elbette yaptığı her şeyden çok pişmandır ama artık çok geçtir.

SArya için Kışyarı’na geldikten bir süre sonra kalede garip ölümler meydana gelmeye başladı. Gizemli bir katil vardır; ‘Kışyarı Hayaleti’ Görünüşe göre de Stark düşmanlarını kendine hedef seçmiştir. Peki, kimdir bu Hayalet? Theon Greyjoy olabilir mi?

Kuramı hazırlayan ablaya göre o kişi Theon Greyjoy.

13. Bölüm ‘Leş’

Leş fareyi ısırırken, hayvan onun ellerinde çılgınca kıvrandı ve tiz bir çığlık attı. Farenin en yumuşak yeri, karnıydı. Leş, tatlı eti parçaladı, dudaklarından ılık kan aktı. Etin tadı o kadar güzeldi ki adamın gözleri yaşlarla doldu, midesi guruldadı, adam lokmasını yuttu. Üçüncü ısırıkta, fare direnmeyi bırakmıştı ve Leş kendini neredeyse mutlu hissediyordu.

“O değil,” dedi bir çocuk sesi. “Şuna bir bak. Yanlış hücreye geldik.”

“Soldaki son hücre,” diye karşılık verdi bir başka çocuk. “Bu, soldaki son hücre. Öyle değil mi?”

“Evet.” Bir duraksama. “Ne söylüyor?”

“Bence ışıktan hoşlanmıyor.”

“Böyle görünseydin sen hoşlanır mıydın?” Çocuk boğazını temizledi ve tükürdü. ‘Ya kokusuna ne demeli? Boğulabilirim.” “Fare yiyormuş,” dedi ikinci çocuk. “Bak.”

İlk çocuk güldü. “Yiyormuş. Çok komik.

Çocuklar yaklaştı, ayaklarının altındaki samanlar hafifçe hışırdadı. “Konuş benimle,” dedi çocuklardan biri. Diğerinden daha ufak tefekti, zayıftı ama zekiydi. “Kim olduğunu hatırlıyor musun?”

“Leş,” dedi daha iri olan çocuk. “Senin adın Leş. Hatırlıyor musun?” Meşale bu çocuğun elindeydi. Ufak tefek olanın elinde demir anahtarlık vardı.

Çocukları da hatırladı. Birbiriyle eş yün takımlar giymişlerdi. Lacivert astarlı gümüş grisi takımlar. İkisi de yaverdi, ikisi de sekiz yaşındaydı ve ikisi de Walder Frey’di. Büyük Walder ve Küçük Walder, evet. Fakat daha iri olan Küçük’tü, daha ufak tefek olan da Büyük. Bu durum, çocukları eğlendiriyor ve dünyanın geri kalanının aklını karıştırıyordu. Çatlak dudaklarının arasından, “Sizi tanıyorum,” diye fısıldadı Leş. “İsimlerinizi biliyorum.”

“Bizimle geleceksin,” dedi Küçük Walder.

“Lordumuzun sana ihtiyacı var,” dedi Büyük Walder.

Bu Theon’u ilk görüşümüz ve Walder çocuklarıyla olan kısa bir ilişkisi, dalga geçiliyor. Aşağıdaki alıntı da Theon’un ikisi hakkında görüşü, sonra devam edeceğiz.

“Ben kendi atımla ilgilenebilirim,” dedi Büyük Walder. Küçük Walder, Lord Ramsay’in gözdesiydi ve gittikçe ona benziyordu ama Büyük Frey farklı bir hamurdan yoğrulmuştu, kuzenin oyunlarında ve zalimliklerinde nadiren rol alıyordu.

Kışyarı’nda iken hayalet kelimesini sık sık andığını fark ediyorum.

“Theon,” diye fısıldadı bir ses.

Theon başını kaldırdı. “Bunu kim söyledi?” Ağaçlardan ve ağaçları örten sisten başka bir şey göremedi. Ses, yaprakların hışırtısı kadar hafifti, nefret kadar soğuktu.
Bir tanrının ya da bir hayaletin sesi.

Kışyarı, Theon Greyjoy için hayaletlerle doluydu.

Theon bölümler arasında isimlerini değiştirip duruyor; Leş, Theon, Leş, Theon; Kışyarı Prensi/ Dönek Theon ile bizimki gerçek kimliğini buluyor. Aslında Theon’ın zihninde iki kişilik var; Leş ve Theon.

Leydi Dustin’i mahzene götürdüğünde kılıçların bazılarının kayıp olduğunu fark ediyorlar; biliyorsunuz ki Starklar bu kılıçların, ölülerin hayaletlerinin dışarı çıkmasını engellediğini düşünüyordu.

Geride, kılıcın bir zamanlar nerede durduğunu göstermek üzere paslı çizgiler kalmıştı. Bu görüntü Theon’u huzursuz etti. Theon, kılıçtaki demirin, ölülerin ruhlarını lahitlerin içinde kilitli tuttuğunu duymuştu. Eğer bir kılıç kaybolduysa…

Kışyarı’nda hayaletler var ve ben onlardan biriyim.

Kışyarı’nda bulunan ilk ölü; 44 yaşlarında Ryswells Hanesinin adamlarından bir askerdi; Kışyarı’nın iç duvarının altında karlar kaplı bir halde Ramsey’in köpekleri tarafından bulundu. Çoğu kişi adamın sarhoş olup, mazgal siperlerden ayağını kayıp düşüp öldüğünü düşündü. Daha sonra ise Frey yaveri, çıplak bir şekilde ölü bulundu ve aynı şekilde sarhoş olduğu için kaza eseri öldüğü sonucuna varıldı. Ardından da Flint Hanesine mensup bir okçu ahırlarda, kafası ezilmiş bir şekilde ölü bulundu. Ramsey, adamın bir at tarafından tekmelendiğini ve bu yüzden öldüğünü duyurdu. Sonraki gece ahır çöktü ve atlar ve bazı adamlar öldü. Bu sırada da mutfağın dışında karlara gömülü halde bulunan Yellow Dick var; bu ölü adam Ramsey’in en sevdiği adamlarından biriydi; malum yeri kesilerek ağzına tıkılmış halde bulundu.

Theon, gece geç vakitlerde Kışyarı’nda yürüşe çıkıyor; tam aksi yönünde yürüyen kukuletalı bir adam görüyor; gözleri kısaca buluştu, adam elini hançerine koydu. ‘Dönek Theon… Akraba katili Theon.’ dedi, adam. Sonrasında içeri dönüyor ve Dustin ile Roose ona nerede olduğu konusunda sorguya çekiyor hatta ölümlerde payı olup olmadığını soruyor. Elbette sonuç olarak katilin o olmayacağını çünkü hançer vs. kullanmak için yeteri kadar parmağının olmadığına karar veriyorlar. Ayrıca bedenen ve ruhsal olarak çok zayıf, Ramsey’e kolayca ihanet edebilecek bir yapıda değildir.

Tekrardan yürümeye çıkar ve İç Duvar’ın oralarda; mazgallarda ve Tanrı Korusunda dolandı. Ve ağaçların ismini seslendiğini duydu; “Theon” diye seslendiler. Ağaca baktığında Bran’ın yüzü olduğuna yemin edebilirdi. Çamaşırcı kadın onu konuşurken buluyor; Mance’nin yanında getirdiği 6 mızrak karısından biri. Arya’yı kaçırmak için ondan yardım istiyorlar ve Theon da kabul ediyor. Ertesi gün ise Küçük Walder’ın öldürüldüğünü görüyoruz. Theon ilk başta tüm diğer ölümler gibi Walder’ın ölümünden de Mance ve diğer kadınları sorumlu tutsa da onlar bunu inkar ettiler, çünkü Theon; Frey ve Manderly’ni birbirine düşürmek için yapıldığını düşünmüştü. Walder, mahzenin girişinin önünde ölü bulunuyor; ona gümüş borcu olan birini bulmak için tek başına dışarı çıkıyor. Kuramcı abla onu Theon’un öldürdüğünü söylüyor. Unutmayın Theon’un walder bebeleri; bilhassa bu ölen ile ilgili tecrübelerini…Hele ki Küçük Walder’ın Ramsey’in yaveri olması ve her geçen gün ona benzediğini düşündüğünü unutmayın.

Şimdi, madem Theon öldürüyor, bizimki neden kendisi değilmiş gibi davranıyor ve başkalarını suçluyor? Videoya göre Theon, şizofrenik bir vaka; halüsünasyon, hezeyanlar gördüğü gibi paranoyak davranıyor. Ayrıca düşünme şekillerinde olağan dışılık ve bozukluk söz konusu; bir Theon bir Leş; ikisi arasında gidip gidip gelmeler söz konusu demiştim.

Theon, hemen hemen her şeyde paranoyak; sık sık ‘leş’ ismini kendine hatırlatıyor ki unutmasın. Küçük Walder’ın öldürüldüğü gece Theon, Kışyarı’ndaydı. Kim olduğunu hatırlıyordu; Theon, Greyjoy Hanesi. Mance ile buluştuğu yer ile Walder’ın olduğu yer arasındaki mesafe çok değil. Ayrıca Theon’un hançer taşıdığını ve gerdek gecesinde bir ara SArya’yı öldürmeyi düşündüğünü ama cesaret edemediğini hatırlayın. Ramsey’den ölümüne korkan bir adamın ona olan nefreti de düşünülür ise Küçük Walder’ı öldürmesi içten bile değil. Elbette tüm bu cinayeti işleyen Leş kimliği değil, Theon idi… Bu yüzden de hiçbir şey hatırlamıyor; kişilik bölünmesi var oğlanda.

Theon kendini Kışyarı’nda sıkışmış bir hayalet olarak görüyor, hatta yaşıyor mu ölü mü bile bilmiyor; zihinsel olarak tamamen çökmüş durumda.

Theon’un sebebi de var; Ramsey dışında, aslında tam da yukarıda söylediği sebeple; iki hane birbirine düştü, ortalık karıştı… Theon’un SArya’yı kaçırmaya niyetli olduğunu unutmayalım. Herkes uyurken de oğlanın işini bitirdi.

Sizce kim?

Kapak görseli: ©Fantasy Flight Games

Önemli Cevaplar

  1. ben brynden tully-malum komplo meselesi-,ya da benjen stark olabilir diye düşünüyordum.veya kuzey lordlarından birinin adamı-karışıklık çıkması için-.ama şimdi theon’da çok mantıklı hatta daha mantıklı geldi-bizim saykopat yazarımıza çok uygun bence-.sadece hikayeye bir faydası olur mu emin olamadım.bu çocuğun sonu nereye gidiyor?:face_with_raised_eyebrow:
    konu için teşekkürler :slight_smile:

  2. Şahsen Leş Bölümlerini Okumak İstemiyorum Ama Okuyacağım Umarım Psikolojim Bozulmaz :frowning:

  3. işkence bölümlerini diyorsan o kadar açık seçik yazılmıyor. benim theon’un en severek okuduğum povlarıydı.sırf theon’un kendiyle hesaplaşmasını,pişmanlıklarını görebilmek için bile okumalısın bence.:slightly_smiling_face:

  4. Kitabı ilk okuduğumda Manderly askerlerinden biri olduğunu düşündüm. Sonrasında Brynden teorisini okudum mantıklı geldi. Hatta belki bu katil Halis Mollen bile olabilir (ayrıntılı tanıyan Yok) ama Theon olmaz sanmam

  5. Rica ederim. :slight_smile:

    Artık kurgusal açıdan ne faydası olacaktır bilemem, belki sadece Kışyarı sahnelerine özeldir? Kış Rüzgarları povunda aklı gayet başında görünüyordu.

    Halis Mollen ortalıkta görünmüyor, belki bir şekilde içeri sızmış olabilir ama bu adam, başkaları tarafından bilinen tanınmış bir adam değil mi? Kışyarı büyük ama ne bileyim, yemesi içmesi vs. gerekir; yıkık yanık yerlerde o soğukta kalması zor. Mahzende desek, orası da buz gibi bir yer; bilemiyorum.

    Walder meselesinin Theon’un işi olması daha mümkün, kukeletalı adam bir halisyonasyondan ibaretti bence; katilin kendisini görecek ve katil o kişiyi öldürmeyecek öyle mi?

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

Katılımcılar