Selamünaleyküm diyerek kurgu edebiyat ve seri açısından önemli olduğunu düşündüğüm bir yazı paylaşmak istiyorum.

Bildiğiniz üzere ASOIAF serisi ile birlikte -kimimiz belki önceden biliyordu- kurgularda ‘shadowing’ diye bir kavram öğrendik. Serideki ‘foreshadowing’ kelimesi yaygın olarak bildiğimiz bir kavram olsa da aslında bunun iki türü daha var. Aslında diğer ikisini de internette gezinirken öğrenmiştim. Sizinle de paylaşmak istiyorum.

İlk shadowing ile başlayalım.

Foreshadowing

Türkçe’ye ‘önceden ima etme’ olarak çevirebileceğimiz bu kavram, başta ASOIAF ve HARRY POTTER gibi bilindik fantastik kurgularda bolcana bulunmaktadır ama şüphesiz bu konunun en zengin kullanıldığı fantastik serisi GRRM’in Buz ve Ateşin Şarkısı serisi. Öyle ki okuyucular olarak serideki neredeyse her şeyden bir foreshadowing çıkartmaya eğilimli hale geldik.

Foreshadowing tekniği, yazarların bize bir karakterin gelecekte yahut genel olarak meydana gelecek olan bir olayın küçük yumurtalar halinde, kendini çok belli etmemeye özen göstererek, sağa sola serpiştirilmesidir. İlk okuduğumuz zaman bunun ne manaya geldiğini anlayamasak da daha sonraları olaylar meydana geldiğinde mantıklı hale gelmektedir.

Elbette acemi olan kişiler foreshadowing örneklerini aşırı belirgin şekilde de ekleyebiliyorlar ama işin özü belli etmeden serpiştirmektir. Bu bir olay, bir söz yahut kullanılan bir kelime oyunu dahi olabilir, artık yazarın kendi becerisine ve hayal gücüne kalmış bir şey.

ASOIAF serisinde bir çok onaylanmış foreshadowing kadar onaylanmamış ve bizim foreshadowing olduğunu düşündüğümüz şeyler de mevcut ama biz onaylanmış olanları örnek vereceğiz.

Örnek 1

Sonunda onlara döndüğünde Ned’in sesi yorgun ve melankoli doluydu. Göz pınarları nemlenmişti. “Babam, kralının isteği üzerine bir kez güneye gitti ve bir daha evine dönemedi.”

Ned’in bu sözleri aslında ileride kendi başına geleceklere dair bir ‘ima’ olma özelliği taşıyor. Nasıl ki babası, kralın emriyle güneye bir kere gitti ve geri dönmedi; Ned de aynı şekilde kralın emriyle güneye gitti ve geri dönemedi.

Bu sözlü olarak anlatılan bir foreshadowing. Benzer bir tane de Leydi Cat’in kalbinin ‘taşlamış gibi’ hissettiğini söylediği cümleyi örnek olarak gösterebiliriz. Biliyoruz ki ileride Leydi Taşkalp olarak anılmaya başlıyor.

Örnek 2

Babası dizlerinin üstünde çöktü ve elini hayvanın başının altına koydu. Ulu kurdun boğazından hızla bir cisim çıkardı ve herkesin görebilmesi için havaya kaldırdı. Elinde kanla kaplı, çatal uçları kopmuş, kırık bir geyik boynuzu vardı.

Ned Stark’ın ölüm emrini verenin Joffrey olduğunu ve onun aslen Cersei ve Jaime’nin oğlu olduğunu biliyorsak da Joffrey resmi olarak bir Baratheon ve bu hanenin simgesi de erkek bir geyik. Ulukurt’un ölümüne sebep olan şey de erkek bir geyik ile yaptığı mücadele sonrası boğazına saplanmış olan bir geyik ki Ned’in kafası kesilerek idam edilmişti.

Örnek 3

Salonun kapısı açıldığında üzerine vuran ışık avluda kocaman bir gölge yarattı ve bir an için Tyrion Lannister bir kral endamında göründü.

Jon’un bakış açısıyla anlatılmış bu örnekte Tyrion’un gölgesinin kral endamıyla duvara yansıması onun ileride Kral El’i olarak Kral’ın Gücünü elinde tutmasına bir ima, işaret olarak bize gösterilmiş. Bu bize karakterlerin sözleriyle değil de görsel olarak anlatılmış bir foreshadowing örneği, aynı ulukurt örneğinde olduğu gibi.

Örnek 4

Daha sonra cesetlerin ziyafet masasıyla karşılaştı Dany. Vahşi şekilde katledilmiş bedenler ters çevrilmiş sandalyelerin ve ahşap masaların etrafına uzanmış, pıhtılaşmış kan göllerinin ortasına yayılmıştı. Bazılarının kolları, bacakları yoktu, hatta bazılarının kafası. Kesik eller kanlı kadehleri, ahşap kaşıkları, kızarmış horozları, ekmek somunlarını tutuyordu. Yerden yükseğe yerleştirilmiş tahtta, kurt kafalı ölü bir adam oturuyordu, başına demir bir taç takmıştı. Elinde, kral asası gibi tuttuğu bir kuzu budu vardı ve gözleri sessiz bir ilgiyle Dany’yi izliyordu.

Bu son örnek bize Kızıl Düğün’ü ve Robb Stark’ın ölümünü gösteriyor.

Backshadowing

Geçmişin Geleceğe Etkisi şeklinde ifade edebileceğimiz bu teknik de foreshadowing tekniği mantığına benziyor aslında; geçmişte yaşanmış bir olayı bize anlatıp/göstererek bize geleceği nasıl etkilediğini anlatma şekli. ASOIAF serisinde çok fazla flashback olmasa da oldukça sık olarak karakterlerin geçmişi anlatığı sahneler söz konusu.

Foreshadowing’de olduğu gibi öyle gizlenerek yapılan bir şey değil aslında, ondaki özeni bunda göstermenize gerek yok. Yine de yazarın tercihine göre bize anlatılan geçmiş bir olayın geleceği nasıl etkilediğini o an anlayamayabiliriz; ileride ortaya çıkan bazı gerçeklerle bazı şeyler aydınlanabilir.

Örnek 1

Adamın saçları ağabeyininkiler gibiydi fakat boyu daha uzundu, gözleri leylak rengi değil koyu çivit mavisiydi. “Aegon,” dedi ahşap bir yatağın içinde yeni doğmuş bebeğini emziren kadına. “Bir kral için daha uygun bir isim olabilir mi?”

“Onun için bir şarkı yapacak mısın?” diye sordu kadın.

“Onun bir şarkısı var,” dedi adam. “O vadedilen prens. Buz ve ateşin şarkısı onun.” Başını kaldırdı, gözleri Dany’nin gözleriyle buluştu. Kapının ardında duran Dany’yi görüyordu sanki. “Bir tane daha olmalı,” dedi. Yataktaki kadınla mı, yoksa Dany’yle mi konuştuğu belli değildi. “Ejderhanın üç başı var.”

Dany burada geçmişten bir anı görüyor; Rhaegar’ın 3 ejderha ve Vaat Edilmiş Prens takıntısını görüyoruz. Bu takıntının Dany ve Diyar için neler mal olduğu ortada. Yine aynı şekilde Jon’un doğumuna da neden olan bir eylemler silsilesi olduğu için Diyar’ın geleceğini etkileyen anlardan bir kesit olarak görmek mümkündür.

Örnek 2

Jaime’in ataması onu Lysa Tully’den kurtarmıştı ama geri kalan hiçbir şey planlandığı gibi gitmemişti. Lord Tywin daha önce asla o kadar öfkeli olmamıştı. Açıkça itiraz edememişti Cersei bu konuda doğru yargıya varmıştı ama zayıf bir bahaneyle El’likten istifa etmiş ve kızını da yanına alarak Casterly Kayası’na dönmüştü. Cersei ve Jaime birlikte olmak yerine sadece yer değiştirmişlerdi ve Jaime kendini sarayda yapayalnız bulmuştu; dört işe yaramaz adam sırayla Lord Tywin’in yerini doldurmaya çalışıp bıçak sırtında dans ederken, Jaime bir deli kralı koruyordu.

Jaime’nin geçmişinden bir alıntı. Aslında onun Deli Kral’a hizmet etmesine sebep olan bu olaylar silsilesi yüzünden Jaime, kral’ın şehrin altına çılgınateş doldurduğunu biliyordu ve onu durdurmak için kral ve tüm ateş kahinlerini öldürmüştü. Bu olayın geleceğe etkisi ne mi oldu? Öncelikle Kral’ın Şehri ve Tywin Lannister hayatta kaldı ve bu da şu an okuduğumuz hikayenin oluşmasındaki bazı kilit olayların meydana gelmesine neden oldu.

Jaime POV’larında okuduğumuz backshadowing örnekleri aslında ağırlıkta Deli Kral meselesi üzerine oturtulmuş ve temelde Deli Kral’ın eylemlerinin geleceğe ne türlü etkiler yaptığını bize gösteriyor ve elbette karakterin kendi üzerindeki etkilerini de.

Sideshadowing

Sanırım en değişik shadowing tekniği. Bu konuyu buradan öğrendim. Bu teknik aslında foreshadowingler ile karıştırılmaya eğilimli bir anlatım tarzıymış sanırım. Yeni bir teknik, Gary Saul Morson tarafından icat edilmiş. Anlatımı biraz zor geliyor bana ama dilim döndüğünce açıklamaya/verdiğim adresten bazı kısımların çevirisini koyacağım.

Wikipedi’de “Mevcut metinde olmayan referansları kullanan bir edebi teknik.” olarak geçiyor.

Sideshadowing tekniğinde bir karakter ya da anlatıcı, hikayede hiçbir sonucu olmayan bir dizi olası / varsayımsal / hayali olay ortaya koyar.

Yani eylemin hangi olasılığa sebep verebileceğini göstermesi gibi de düşünebiliriz ama hikaye akışında asla gerçekleşmezler. Bu yüzden foreshadowingler ile karıştırılıyorlar.

Özete sideshadowing, foreshadowing’in tam tersidir.

Aşağısı doğrudan ‘çeviri’ kısmına giriyor.

Bir karakter ya da anlatıcı, hikayede hiç bir sonuç (etkileri) alamayan bir dizi olası olay gösterir.

“Sideshadowing” ne için kullanılır?

“Sideshadowing” anlatının dışında işaret etme tekniğidir. “sideshadowing”, öyküde başka yolların alınabileceğine dikkat çekiyor. “sideshadowing”, okuyucunun hikayenin tüm olaylarını tam olarak anlayabilmesi için başka ne olabileceğini (hikayedeki diğer olasılıkları) anlaması gerektiğini ileri sürüyor. Bu, hikayenin “kapalı bir sistem” değil, olasılıklarla dolu olduğunu gösterir. Ve her şeyin düzgün bir şekilde tamamlanamayacağını (son haline getirilmiş), son sayfanın sonunda olduğunu gösterir. Eğer hiç değilse.

Başka bir deyişle, “sideshadowing”, gerçek, gerçek olaya (hikaye) zıt bir aydınlatma sağlamak için kullanılır.

“Sideshadowing” teknikleri şunları içerir:

  • Cevapsız sorular
  • Yarım kalmış işler
  • Yarım anlattı hikayeleri
  • Arasöz
  • Tarihsel arka (belli belirsiz başvurulan)
  • Maruz bırakılmayan arka hikaye (çok açık olmayan arka hikaye).

“Önceden ima et (mek)”, bugünü ve geleceği vazgeçilmez kılarken, “Yan gölgeleme”, günümüzün (ya da varoluş) olasılığını vurguluyor.
“sideshadowing”, kaçınılmazlığa karşı bir argümandır, ‘eğer yapacaksan’. “Önceden ima et (mek)” ve lineer “ideal” öykülerin anlatımları adım adım kapattığı yerde “sideshadowing” bir anı ortaya çıkarır ve okuyucunun mümkün olan tek bir sonuçtan daha fazlasını düşünmesini sağlar. (Çeviriyi Melisa isimli arkadaşım yapmıştır, kendisine buradan bir kere daha teşekkür ediyorum.)

ASOIAF’ta bu tekniğe örnek nedir? diye soracak olursak, doğrusu tekniği daha yeni öğrendiğim için hiç dikkat etmemiştim ama size verdiğim sayfada buna bir örnek olarak Arya ve Jon konuşmasını vermişler.

ÖRNEK

“Rahibe Mordane küplere binmiştir. Ne kadar uzun saklanırsan cezan o kadar ağır olacak. Bütün kış boyunca dikiş dikmeye mahkûm edilebilirsin. Bahar geldiğinde, donmuş parmaklarının arasına yapışmış bir iğneyle, öylece hareketsiz halde bulabiliriz seni.”

Ne kadar uzun saklanırsan cezan o kadar ağır olacak. kısmı, Arya’ya verilen bir seçim; bunu yap ve başına bunlar gelsin. Elbette mesele Rahibe’den saklanma meselesi değil. Arya şu an saklanmakta ve gizliğini gizlemekte. Yani burada ona söylenen şey şu:

“Ait olduğun evine/ odana git. Eğer yapmazsan, o zaman korkunç şeyler olacak. ”

Ve Arya serinin başından beri evine gitmek için çaba sarf etmektedir. Her ne kadar ismini gizleyip saklanmak zorunda kalsa da her daim Arya Stark olduğunu bilmektedir; bu durumun kopuş noktası Arya’nın FM’leri terk ederek, kim olduğunu artık gizlemeden evine dönmesi ile olacak.

Aslında Arya’nın hayat hikayesinin tamamen Jon’un bu sözü üzerinden dönmesi de bir o kadar ilginçtir.

Beşinci kitapta da Jon’un Arya’nın artık evine dönmesini dilerken buluyoruz. Bunlar birbiriyle bağlantılı olaylar. Bir nevi Arya, evine doğru çekiliyor hikayede ama Arya olmayı bırakıp, saklanmaya devam ederse ne olacak? Kötü şeyler olacak. Lakin biliyoruz ki Arya eninde sonunda evine dönecek ve bahsi geçen bu sideshadowing asla gerçek olmayacak.

İnşallah bu son shadowing tekniği fazla karışık olmamıştır, itiraf etmek gerekirse benim de anlamakta zorlandığım bir teknik. :smiley:

Genel olarak eğer x eylemi olmaz ise neler olabileceğini anlatmak adına, yani karakterin sahip olabileceği alternatif hayatları göstermek adına güzel bir anlatım tekniği, sizce? Sizin gözünüze çarpan sideshadowing örnekleri varsa paylaşın.

 

 

İlk yorumu sen yap!  forum.gameofthronestr.com