Selamünaleyküm,

Şimdi hepiniz Martin’in 93 yılında yayınlanan mektubunu biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için Türkçesi burada. Bu mektup yazılıp, editöre gönderdiğinde ilk 13 bölümü(170 sayfa) halihazırda yazılmıştı. Ayrıca kitap ilk aşama 3 ciltten oluşuyordu ama bildiğiniz gibi 7 cilde çıktı.

Mektubu ve ilk 5 kitabı okuduğumuz zaman yapılan ilk yorum ilk tasarladığından çok farklı ve değişik olduğu; bir iki şeyin aynı kaldığı, şeklindedir. Lakin gerçekten öyle mi? İşte sizinle bunun tartışmak istiyorum. Kendimce olayların üzerinden adım adım ilerleyeceğim, siz de okuyunca kendi katkılarınızı yaparsınız.

Başlayalım efem.

  1. Lannister ve Stark tehlikesi/savaşı. Bu hiçbir değişikliğe uğramadan gerçekleşti.
  2. Targaryenlerin Dothrak lordları ile birlikte 7 Krallığı İşgali. Bu hala tam gerçekleşmemiş olsa da Dany’nin paralı askerleri ve lekesizler ordusu ile birlikte Dothrakları da ordusuna katıp, geleceğini biliyoruz. Nitekim yazar da eski söyleşilerinde Dothrakların büyük bir olay ile tekrar döneceğini söylemişti. Nitekim serinin başından beri de Dany ve tayfası; Dothrakların krallığa saldırması için planlar yapılmakta idi zaten.
  3. Ötekiler tehlikesi. Son kitabın kalbini oluşturacak bu konu diyor. Bu aynen devam etmekte. Ve gidişata bakılacak olur ise yazar, aynen başta planladığı gibi Ötekiler tehlikesini 7. kitaba saklıyor.
  4. Beş ana karakter“Beş ana karakter üç kitap boyunca hayatta kalacak, bununla birlikte çocukluktan yetişkinliğe giden yolda hem dünyayı hem kendilerini değiştirecekler. Bir bakıma benim üçlemem, üç erkek iki kadından oluşan bu beş karakterin hayat hikâyesini anlatan bir nesil destanı olacak. Bu beş anahtar oyuncu Tyrion Lannister, Daenerys Targaryen ve Kışyarı’nın üç çocuğu Arya, Bran ve piç Jon Kar. Hepsi sana gönderdiğim bölümlerde uzun uzadıya tanıtıldı”.

Kitap 7 cilde çıkartıldı ve 5 ana karakter hala yaşamaya ve gelişmeye devam ederek kendi hikayelerini bize okutuyor. Tabiri caiz ise -başka POV karakterleri olsa da- hikaye, bu beş ana/anahtar karakterin etrafında şekilleniyor.

  1. Stark düşüşü.… “Zavallı Starklar için işler yoluna girmeden önce çok kötü ilerleyecek, korkarım. Lord Eddard Stark ve karısı Catelyn Tully kötü kaderlerinin mahkûmu olacaklar ve düşmanlarının ellerinde mahvolacaklar.”

Söylemeye gerek yok, ciddi bir çakılma yaşadılar.

  1. Robert’ın ölümü ve yaşasın yeni kral“Kral Robert’ın başına talihsiz bir kaza gelecek ve taht onun suratsız ve acımasız oğlu, halen önemsiz bir karakter olan Joffrey’e geçecek. Joffrey anlayış göstermeyecek ve Ned ihanetle suçlanacak ama yakalanmadan önce eşine ve kızı Arya’ya kaçıp Kışyarı’na dönmeleri için yardım edecek.”

Robert gerçekten de talihsiz bir kaza sonucu ölüyor ve taht Joff’a geçiyor. İhanet suçlamasının nedenini yazmamış olsa da çok açık ki Joff’un ve kardeşlerinin ensest ürünü oldukları ile ilgili mesele aynen GRRM’in ilk tasarladığı şeyler arasında. Aksi halde Ned’in başka türlü Joff’un(kızının nişanlısı olduğunu unutmayalım) taht hakkına karşı çıkmasını bekleyemeyiz. Yani adı hiç geçmemiş olsa da Jaime ve Cersei ilişkisi aynen mevcut. (muhtemelen ensest var diyerek editör ve yayınevini korkutmak istememiştir. :smiley: ) Zaten Jon Arryn’nın ölümü arkasındaki sırrı keşfetti falan diyor ama onun ne olduğunun üstü çizilmiş… Buradaki fark olan şey; Cat’in ilk başta KL’ye gelmemesi, sonra gelmesi, güven içinde her şey yolunda iken ayrılması… Ve Arya’nın Yoren ile birlikte kaçmış olması.

  1. Sansa ve Joff evliliği ve bebek sahibi olmak. Sansa aynen 1. kitapta olduğu gibi Joff için ailesine ihanet ediyor ve sonuç olarak KL’de yaşamaya mahkum oluyor ama ilk planlandığı gibi Joff ile evlenip bir kraliçe olmuyor veyahut bebeğini doğurmuyor. Onun yerine Tyrion ile evleniyor ki… Tyrion’un Sansa ve Arya ile arkadaşlık kurduğu eklenmiş; demek ki Tyrion hiçbir zaman Sur’a gitmemiş ve en başından beri KL şehrindeymiş. Ayrıca Tyrion’un Arya’ya aşık olması meselesi de var. Kısacası bu madde %99 değişikliğe uğramış durumda. Bir tek Sansa’nın ihaneti ve sonrasında seçiminden pişman olma durumu dışında her şey farklı.
  2. Bran’ın koması-warg yeteneği ve Robb’un ölümü“Genç Bran garip bir kehanet rüyasının ardından komadan çıkacak ve bir daha yürüyemeyeceğinin farkına varacak. Başlarda bacaklarına şifa bulmak umuduyla, ama sonra sevdiği için büyüye yönelecek. Babası Eddard Stark idam edildiğinde, Bran tüm ailenin üzerine gelen felaketi nasıl şekilleneceğini görecek; ama söylediği hiçbir şey, ağabeyi Robb’un sancakları isyana çağırmasına engel olamayacak. Bütün kuzey savaşla kızışacak. Robb birçok görkemli zafer kazanacak ve savaş meydanında Joffrey Baratheon’ı sakat bırakacak; ama sonunda Jaime ve Tyrion Lannister ve müttefiklerine karşı duramayacak. Robb Stark savaşta ölecek ve Tyrion Lannister Kışyarı’nı kuşatıp yakacak.”

Bran komaya girdiğine ve bacaklarını kullanamayacağına göre 1. kitapta gerçekleşen malum düşüş sahnesi yazarın kafasında tasarladığı gibi(nitekim unutmayın ki ilk 13 bölüm yazılmıştı. Elbette sonra üzerinde değişikliğe gittiğine şüphe yok.) devam etmiş. Burada ‘warg’ kelimesi kullanılmıyor ve onun yerine ‘büyü’ deniyor; belki warg meselesi sonradan eklenmiştir. Nitekim Bran’ın büyücü/warg olma meselesi ve bir şeyler görme meselesi aynen devam ediyor ama komadan çıktıktan sonraki yaşadıkları çok farklı. Tyrion ve Jaime, Robb’u yenmiyor yahut Kışyarı onlar tarafından yakılmıyor ama Robb yine de ölüyor. Tywin ve Theon karakterlerin sonradan tasarlandığını düşünüyorum. Elbette tüm o Frey olaylarının da… Kabul etmeliyim ki Kızıl Düğün, savaşta ölen Robb’dan daha trajik ve okuması etkileyici bir sahne idi. :slight_smile:

  1. Jon Snow ve Sur/Lord Kumandanlık. “Piç, Jon Kar uzak kuzeyde kalacak. Gözüpek bir muhafız olarak olgunlaşacak ve sonunda Gece Nöbetçileri’nin kumandanı olarak amcasının yolunu izleyecek. Kışyarı yanarken Catelyn Stark, oğlu Bran ve kızı Arya ile kuzeye kaçmak zorunda kalacak. Lannister atlıları tarafından kovalanırken Sur’a sığınacaklar; lakin Gece Nöbetçileri karalara bürünürken ailelerinden vazgeçtiklerinden Jon ve Benjen onlara yardım edemeyecek, Jon ıstırap içinde kalacak. Bu, Jon ve Bran arasında acı bir soğukluğa yol açacak. Arya daha affedici olacak, ta ki korku içinde Jon’a âşık olduğunu anlayana kadar; sadece üvey kardeşi değil bekâret yemini etmiş bir Gece Nöbetçisi olan Jon’a. Jon ve Arya’nın bu tutkuları üçleme boyunca onlara çile çektirecek; ta ki son kitapta Jon’un gerçek ailesine dair sır ortaya çıkana dek.”

Jon Snow her şekilde Sur’a gidiyor ve anlaşılan sonradan yine Lord Kumandan seçiliyor. Benjen bu sefer kayıplarda değil. Bu maddede ciddi değişimler var gibi görünüyor hatta tamamen değişmiş gibi ama aslında en fazla %50 bir değişim söz konusu.

1- Bran, Sur’a yine geliyor ama yukarıdaki gibi gerçekleşmiyor ve Sur’un ötesine geçiyor. Lakin yanında anne ve kız kardeşi yerine Meera ve Jojen ile Hodor var(Rickon’dan hiç bahsedilmediğine göre ilk aşamada kendisi yoktu, sonradan eklenmiş gibi görünüyor.).

2- Jon, Nöbetin parçası olarak büyümeye, olgunlaşmaya ve gelişmeye devam ederek Lord Kumandan seçiliyor.

3- Beşinci kitapta Jon, (sahte)Arya’nın Bolton piçi ile evlendirilmesi meselesini duyduğunda yardım etmek istiyor ama yemini ile Arya’ya duyduğu sevgi arasında kalıyor ve ızdırap yaşıyor. Nitekim ilk kitaplarda da Robb’a yardım etmek için kaçmaya çalışmıştı ama geri getirilmişti. Sonuç olarak ailesine yardım edememe ızdırabını aynen yaşıyor.

Jon felt as stiff as a man of sixty years. Dark dreams he thought, and guilt. His thoughts kept returning to Arya. There is no way I can help her. I put all kin aside when I said my words. If one of my men told me his sister was in peril, I would tell him it was no concern of his. Once a man had said the words his blood was black. Black as a bastard’s heart. He’d had Mikken make a sword for Arya once, a bravo’s blade, made small to fit her hand. Needle. He wondered if she still had it. Stick them with the pointy end, he’d told her, but if she tried to stick the Bastard it could mean her life.

“Snow” muttered Lord Mormont’s raven “Snow, Snow”

Suddenly he could not suffer it a moment longer.

Mully and Kegs stood inside the doors, leaning on their spears. “A cruel cold out there m’lord” warned Mully through his tangled orange beard. “Will you be out long?”

“No, I just need a breath of fresh air.” Jon stepped out into the night.’

4- Jon’un gerçek ailesi meselesi; daha ortaya çıkmadı ama aslında onun kim olduğunu artık hepimiz biliyoruz.

5- Jon ve Arya aşkı… Şu an iptal yahut aynen devam demek pek mümkün değil. 9. maddeye göre ikisi arasındaki aşk; Arya’nın Sur’a varması ile ortaya çıkıyordu ve Arya daha Sur’a gelmedi; Jon ile karşılaşmadı. Konu hakkında ipuçları olduğuna dair bir kuram söz konusu. Jon ve Arya – İlişkilerine Dair İpuçları (Kitap)

  1. Sur Ötesi Macera(Arya, Bran ve Cat.)“Gece Nöbetçileri tarafından yüzüstü bırakılan Catelyn ve çocukları güvende olacaklarına dair tek umudun kuzeyin ötesinde, Sur’un ardında yattığını fark edecekler ama Sur’un-ötesindeki-kral Mance Rayder’ın eline düşecekler ve yabanılların kampına saldıran insan olmayan Ötekiler’i kısa bir an görmenin dehşetini yaşayacaklar. Bran’in büyüsü, Arya’nın İğne adlı kılıcı ve ulu kurtların vahşiliği sayesinde hayatta kalacaklar ama anneleri Catelyn Ötekiler’in ellerinde ölecek.”

1- Bir önceki maddede de söylediğim gibi Bran, öyle yahut böyle Sur’u geçiyor ve ötesinde maceralara karışıyor ama bu sefer yanında başkaları var. Yaz hala yanında. Ötekiler ile karşılaşıyor. Daha doğrusu wightlar ile karşılaşıyor.

2- Cat, Sur ötesinde değil ama Kızıl Düğün’de yine ölüyor ve diriliyor. Yukarıda bahsetmemiş ama Cat’in Ötekilerin elinde ölmesi sonucu yeniden dirileceğini yazmasına gerek olduğunu sanıyorum, nitekim Sur ötesinde ölen herkes -yakılmadığı sürece- diriliyor.

3- Burada Arya’nın İğne’sine dikkat çekmek istiyorum. Demek ki Arya en başta planlandığı gibi bir karaktere sahip ki Jon yine ona İğne’yi vermiş. Sadece KL’den kaçışı sonrası yaşadıkları ciddi manada bir değişim sürecine girmiş gibi. Gerçi Arya ile ilgili yegane bilgi buraya kadar, sonrasında yaşadıkları ve ötesi hakkında bilgi verilmediği için ilk tasarlanan ile şimdiki arasında ne kadar fark var tam kestiremeyebiliriz belki ama Essos’a gönderme fikri varmış gibi gelmedi. Kısacası İğne, Bran’ın Sur ötesi wight deneyimi ve Cat’in ölümü ve dirilişi dışındaki her şey değişmiş.

  1. Dany; Viserys ve Drogo’nun ölümü“Dar denizin ötesinde Daenerys Targaryen yeni kocası Dothrak Khal Drogo’nun, ağabeyini hayal kırıklığına uğratarak Yedi Krallık’ı işgal etmekle pek ilgilenmediğini keşfedecek. Viserys nezaket ve bilgeliğin ötesine geçerek taleplerinde ısrarcı olduğunda Khal Drogo nihayet öfkelenecek ve kontrolden çıkarak onu öldürecek, böylece Targaryen tahtının talibini ortadan kaldırıp Daenerys’i soyunun son temsilcisi olarak bırakacak. Danerys* uygun zamanı kollayacak ama unutmayacak. Doğru an geldiğinde kardeşinin öcünü almak için kocasını öldürecek ve güvenilir bir arkadaşı ile Vaes Dothrak’ın ötesindeki vahşi topraklara kaçacak. “

Aslında bu kısım sadece %5’lik bir değişime uğramış, kalan kısmı aynı. Viserys aynı şekilde tepki veriyor, Drogo tarafından öldürülüyor ve sonra Drogo da Dany tarafından(yastıkla boğularak) öldürülüyor. Elbette Drogo’nun öldürülmesi ile ilgili motive burada çok değişik. Bir arkadaş dediği de herhalde Jorah olsa gerek, bu kısım da aynı kalmış.

  1. Ejderha yumurtaları ve işgal planları. “Orada Dothrak kansüvarileri tarafından avlanırken hayatının [okunmuyor] ve saklanmış ejderha yumurtalarına rastlayacak. Yavru bir ejderhanın doğumu Daenerys’e Dothrakları kendi arzusu yönünde yönetme gücü verecek. Sonra Yedi Krallık’ı işgal etmek için plan yapmaya başlayacak.”

Buradaki benzerlik ise en fazla %5’lik; yani bir önceki maddenin tam tersi. Dothraklar onu avlamıyor ve ejderha yumurtaları ona düğününde verilmiş ve kocasının cenazesinde hayat bulmuşlardı. Lakin ‘kaçma’ kısmı nispeten gerçek sayılır, o da Khal’ların dul eşlerinin kutsal şehre gitmesi gerekir iken tersi istikamete gitmesi… Yalnız burada “yavru BİR ejderhanın doğumu” diyor. Acaba o sırada sadece bir ejderha mı planlamış? Ejderhalar sonrası Dothraklar üzerinde hüküm sahibi oluyor ki 5. kitabın sonunda yolu Drogon ile Dothraklara rast geldi. Yani büyük olasılıkla bu kısım aynen geçerli olacak. Ve sonrasında da Diyar’a gelecek.

  1. Tyrion’un Kaderi. “Tyrion Lannister yolculuğa, entrika çevirmeye ve taht oyunları oynamaya devam edecek ve sonunda yeğeni Joffrey’nin vahşetinden iğrenerek o çocuk kralı indirecek. Jaime Lannister veraset sırasında önünde olan herkesi öldürüp suçu kardeşi Tyrion’a atarak Yedi Krallık tahtında Joffrey’in halefi olacak. Sürülen Tyrion taraf değiştirecek ve kardeşini devirmek için hayatta kalan Starklarla ortak bir amaçta buluşacak. Bu sırada Arya Stark’a umutsuzca âşık olacak. Onun tutkusu, ne yazıktır ki, karşılıksız kalacak ama yoğunluğunu yitirmeyecek ve bu, Tyrion ve Jon Snow arasında ölümcül bir rekabete yol açacak.”

1- Aslında Tyrion’un gidişatını ANA HATLARI ile aynen duruyor; ailesinin kazığı yüzünden taraf değiştiriyor ama Starkların yanında durmak yerine Targaryenlerin tarafına geçiyor/geçecek(lakin geri döndüğünde Targ/Stark ittifakı söz konusu olacağını düşündüğüm için Starklar ile yine bir ortaklık içine girmiş olacak.)

2- Arya’ya kesinlikle aşık değil, lakin Sansa ile evleniyor ve onu çekici bulsa da ortada bir aşktan söz etmek mümkün değil.

3- Jaime’nin bir ihaneti gerçekten var; Tyhsa konusunda ihanet etmiş ve bu yüzden Tyrion ağabeyine karşı da cephe alıyor.

4- Joff’u indiren Tyrion değil ama yine onun ölümü yüzünden ihanetle vs. suçlandığı bir gerçek.

5- Jaime hiçbir şekilde kimseyi öldürmüyor yahut taht aşığı bir adam değil. Bu vazife ikizi Cersei’ye verilmiş.

6- Tyrion ve Jon Snow arasında bir rekabet -şu an- yok ve olacağını da sanmam. Aksine ilk kitapta oldukça yakın bir ilişki kurmuş birbirlerini ‘arkadaş’ ilan etmişlerdi. Lakin bu aşk rekabeti Jon için Dany ve Arya arasında olur mu diye düşünmüyor değilim, ihihihihiihihih tamam tamam demedim bir şey. :smiley:

EKLEME: 6. kitap Mercy POV’a baktığımızda Arya’nın Mercy ismiyle bir tiyatroya katıldığını görüyoruz ve orada bir cüce Tyrion’u oynuyor ve Arya’ya asılıyordu; ilgi duyuyordu. Hatta Arya cücenin burnunu parmakları arasında sıkıştırıyor ve “bir burnun daha çıkmaz.” diyordu. Cüce karakteri Arya karakterine rol gereği tecavüz edecekti… Bu yazarın sadece ilk planladığı şeye dair bir göndermesi mi(yani gerçekleştirmeyecek ama el sallar gibi…) yoksa aynen niyetlendiğine dair bir işaret mi diye merak ettim.

Genel olarak baktığımızda seride ana hatlar/iskelet aynen duruyor hatta karakterlerin motiveleri bile aşağı yukarı aynı; birkaç yerde büyük değişiklikler var ama kalan kısımlarda o kadar büyük değişimler söz konusu olmadığı gibi karakterin gelişimini sağlayacak o ızdırap, ihanet vb. durumlar öyle yahut böyle gerçekleşmiş. Sadece olayları farklı şekilde ilerletmiş ama ihanet yine ailede geliyor ve yine aileye yardım edememe yüzünden bir ızdırap, sıkıntı vs. yaşanıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!

Önemli Cevaplar

  1. Şimdi de aşık olmasa bile jon’u affedecek bahanesi var Jon’la çok yakınlar.Ama kitapta ki povlarda gereksiz yere öfkelendiği kızdığı çok yer var şimdi ki Arya aşkıyla öfkesini söndürebilecek biri değil bence ki bu benim onda en sevdiğim özellik klasik erkeksi kitap kahramanı modundan çok daha gerçekçi hale sokuyor onu kişilik olarak naif biri olduğunu düşünmüyorum sadece çocuksu bir duygusallığı vardı-ablasıyla kıyaslanması dalga geçilmesi kasap çocuğun öldürülmesi- yavaş yavaş onu da geride bırakıp daha özgüvenli daha bükülmez bir kişiliğe sahip oldu mektupta ki kız bana biraz daha lyanna-hatta Arwen-gibi leydi olarak geldi
    İğneyi veren büyük ihtimalle Jon’dur ama öyle bişey belirtilmemiş mektupta bazı şeyler farklıya o yüzden dedim kendi de yaptırmış olabilir ya da mormontlar gibi savaşçı olarakta yetiştirilmiş olma ihtimali var ama büyük ihtimalli olan jon senin dediğin gibi

    bu konuda farklı düşünüyoruz o yüzden ısrar etmeyeceğim sadece ilk kitaptaki arya ve sansa arasındaki sürtüşme devam eder mi diye düşünüyorum çünkü ben aile içi işlerin dizideki gibi güllük gülistanlık olacağını zannetmiyorum Sansa Kışyarı için rekabete girmez bence en azından kendi için-rickon için olabilir- çünkü kışyarını alsa da evlenmek zorunda kalacak kendi yönetmesine izin vermezler LF nin farklı amaçları var bu yüzden Sansa’ya baskı yapacaktır ama Sansa onu oyundan bi şekilde çıkaracaktır bence

    Şuradan kapıldım ikisi de daha büyük misyonlar yüklendi jaime kötü tarafını Cersei’ye nakletti mesela o kadar önemli bir karakter oldu ki hayranların birçoğu onun aa olduğunu düşünüyor-ben değil bence diyar bir lannister’a çok zor güvenir bu saatten sonra-Sansa yıda daha önce soyledim bence daha büyük görevleri var

    sansa joffrey’le evlenmek için yanıp tutuşuyordu-ayrıca kim kraliçe olmak istemez ki Arya dahil- çünkü Arya’nın avluda şahit oldukların şahit olmadı Arya da ondan önce Sansa ve Joffrey yan yana oturduğu için biraz imrenmiş gibiydi joffrey in ne olduğu hakkında hiç bir fikri yoktu ki joffrey öldükten sonra bile joffrey i yakışıklı ve iyi rol yapmasından dolayı harika biri olarak gören çok kişi vardı Arya ya söyledikleri öfke sonucuydu çünkü kendi kurdu haksız yere öldürüldü Arya aptalca tutup prense saldırdığı için. ben Arya’yı severim senden farklı nedenlerle olsa da ama orada gerçekten çok aptalca davrandı.yaptıklarının sonucunu düşünmesi gerekirdi.Sansa pekala Joffrey’i savunabilirdi ama ne kız kardeşine iftira atmak istedi ne de joffrey’i küçük düşürmek ama Arya saçmasapan Sansa’ya suç atıp durdu tıpkı ilk povunda bağırıp rahibe mordan in dikkatini kendisi çektiği halde bunun için Sansa’yı suçlaması gibi
    Sansa’nın en başından beri amacı herşeyin iyi ve güzel olması ilk kitaptan sonra hiçbir povunda hırs gibi bi olayına rastlamadık zaten benim Sansa da en sevdiğim şey ne olursa olsun hayatın güzel taraflarını görme çabası ne olursa olsun mutlu olmaya çalışıyor Ned ay ve güneş kadar farklı olabilirsiniz demişti hatırlarsanız Arya ya Arya gizemli tarafıyla gerçekten Ay Sansa da ışıltılı sevecen kişiliğiyle gerçekten güneş bence
    SON OLARAK JON EN SEVİLEN KARAKTER OLDUĞU İÇİN KİMİNLE AŞK YAŞARSA YAŞASIN AŞK KİTABINA DÖNECEK OLAY ZATEN

  2. Arya aşık olunca güzel Sansa olunca vooov aşk kitabı değil bu😒

  3. Anladım ama onun karar vermesi, onlar arasında bir nişan/evlilik demek değil. Stannis burada son sözü söyleyecek, belki onun başka planları var? Selyse kraliçecilik oynuyor ama hepimiz biliyoruz ki sözde kraliçe kendisi.

    Şimdi okudum da herhalde kızı çalmaya çalıştı; Jon demiş ya çalmak zorundasın diye… :smiley: O da hiçbir kimse cesaretimi sorgulayamadı bir kadın da sorgulayamaz… amacı buydu bence :smiley:

  4. hızlı yazdığım için dikkat etmiyorum bazen ama demek istediğimi anladığını düşünüyorum kraliçe olmak her kızın hayalidir bu yüzden sansa’nın istemesi çok kötü birşey değil bence

    konuyu gereksiz uzattığımın farkındayım bunun için kusura bakma gerçekten :blush: ben sadece Sansa joffrey’le evlenip kraliçe olmak istediği için suçlanamayacağı yönünde örnek vermek istemiştim çünkü arya gibi Joffrey’in karakterine tanık olmuyor olsa bile evliliği babalar konuşup anlaşmış razı olup sevmekten başka ne gelir ki elinden

    yukarı da da dedim arya nın öyle yapması karakterinin güzelliğini gösteriyor.ama ned’in Cersei’yle konuşması da merhametli karakterini gösteriyordu.hepsinin sonucunu gördük.çocuğu tazı’nın ortadan ikiye bölmesini hatırlıyorsundur günümüz için düşünme osmanlı dada bu böyleydi zalime boyun eğilmez ama saldırmadan durdurmaya çalışmalıydı en azından arya.Kral oğlunun suçlu olduğunu bildiği halde Arya olayı büyüttüğü için haksız duruma düştü o çocukta öldüğüyle kaldı.benim kastettiğim öldürmek o sırada geçen bir cümle değil Tazı’nın öldürmesiydi.

    joffrey veliaht prens tahta o çıkacak ve sansa onun kraliçesi olacaktı eğer Joffrey yalan söylüyor deseydi geleceğin Kral ve Kraliçesi arasında soğukluk ve hatta nefret olacaktı çünkü Joffrey bir kızdan dayak yediği için çok küçük düşmüş olacaktı.ve Sansa Joffrey haklıydı demek yerine 'bilmiyorum’u seçti çünkü kızkardeşi aleyhine tanıklık yapmış olacaktı ve arya’nın eli bile kesilebilirdi-cersei nin istediği buydu jaime söylemisti.-kız politik davrandı.leydi nin ölmeyeceğinden emin değilim kraliçe kafaya takmıştı çünkü ve o sırada sonuç ne olursa olsun eş zamanlı olarak tazı çocuğu çoktan öldürmüştü zaten Arya’nın bulunduğundan bile haberi yoktu hatırlarsan.

    "Eddard Stark, Renly’yle birlikte bir komplo hazırlıyordu ve Stannis’e taht vadeden bir mektup yazmıştı. Her şeyi kaybedebilirdik. Kıyısından döndük. Sansa bana gelip babasının planlarını anlatmasaydı…” eddard renly le savaş planı yapmıyordu bu kısım cersei nin kendine göre yorumladığını gösteriyor zaten ayrıca kalanı hakkında düşüncelerimi söyledim bence ihanet değildi hataydı

    özür dilemelik bir şey yok cersei kendine göre yorumluyor bence çünkü eddard’ın kaçıp Stannis le ordu toplayıp geleceğini zannediyor yada çocuklarını kurtarıp kendinin renly le sarayı ele geçireceğini bu yüzden güya kaçmalarını engelliyor ve Sansa babasının planlarını anlattığı için eddard’ın büyük oyunun ortaya çıktığını zannediyor ama eddard 'ın hançer boğazına dayanana kadar doğrudüzgün bir planı yoktu bu yüzden Sansa’nın yaptığı hataydı tıpkı Arya’nın prense saldırması gibi

    sadece 1.kitabı değil 3 kitaptan da az çok bahsetmiş sansa yı joffrey’in ölmesine kadar ve tyrionla arkadaşlığına kadar biliyoruz sadece sonu yok.

    Allah’tan bizi okumuyor :laughing:

    ben de böyle düşünüyorum

  5. bu zamana kadar kimseyi ortada bırakmadım emin olabilirsin,defalarca yazdım arya’nın yaptığı o anlık doğruydu diye ama sonucu çok acı oldu.joffrey’i durdurmaya çalışabilirdi,yada oyalayıp çocuğun kaçmasını da sağlayabilirdi ama ned inde dediği gibi Arya’da kurt kanı var tıpkı abisi brandon gibi,olaya direk şiddetle uluyarak dalıyorlar.sanırım sen de de mantıktan çok duygusallık öne çıkıyor bu yüzden senin doğruların benimkinden çok farklı

    o plan sayılmaz bence sadece kartlarını göstere göstere oynadı

    orayı açıp birdaha okursan çocuğun öldürülmesini emreden kral değildi tazı emri lannisterlerdan aldı kral çocukları sorgularken tazı çocuğu öldürüyordu zaten.ayrıca orada joffrey haklı çıkmadı olay bi sonuca da bağlanmadı nymeria joffrey i ısırmıştı bunu iki tarafta inkar etmiyordu bu yüzden kurdun öldürülmesini istedi cersei.Sansa Arya haklı deseydi bile kurdun öldürülmesini isteyecekti zaten daha kışyarındayken güneye götürmelerine izin vermeyeceğim diyordu kurtları,ısırma meselesi bahane oldu.yine sansa arya haklı deseydi joffrey kral olduktan sonra starklar ve baratheon-lannisterlerin arası sırf bu yüzden çok kötü olabilirdi-tabi bunu o zaman diliminde hiçbişeyin başlamamış olduğu henüz iki tarafın da dost göründüğü zamanlar için belirtiyorum-ki zaten ned robb-joffrey anlaşmazlığının çok kötü sonuçlar doğurabileceğini güvende olmaları için Bran’ın onlarla dost olması gerektiğini daha önceden belirtmişti.

    yukarıda da yazdım olay kanıtlanmamıştı sadece joffreyin sözüyle arya’nın-kral elinin kızının-elini kestiremezdi cersei.o olay sansa hangi taraf haklı derse desin oldukça büyüyebilecek bir olaydı bu yüzden ‘bilmiyorum’ o anlık birşeyleri engellemiş oldu-tabi Sansa eminim bu kadar ayrıntılı düşünmemiştir-Sansa yaranmak isteseydi joffrey haklı derdi babası bile onu suçlayamazdı.siyasette ‘kararsız oy’ her seçmene verilen oy haklarından biridir.örneğin sen başkanlık sisteminin mevcut bozuk düzeni değiştirebileceğini düşünüyorsun ama bunu getiren kişinin herşeyi kendi lehine kullanabileceğini de düşünüyorsun,bu yüzden kararsız/bilmiyorum/tarafsız oy istediğin gibi kullanabilirsin bu muhaliflerin işine yaramaz çünkü o oylar hayır veya evet olarak sayılmaz.etkisi yoktur.sen sadece kendi kararının sonuca etkisi olmamasını sağlarsın.sansa nın bilmiyorum u joffrey e yaramadı çünkü olay bir sonuca varmamıştı.hatta robert ta bunlar çocuk çocuklar kavga eder deyip kestirip atmıştı sonuç çıkmayınca leydi sansa yalan söylediği için değil nymeria joffrey i ısırdığı için öldü.

    işte komplo yoktu komplo ned e yapılandı,robert’in öldürülüp yerine hemen joffrey in tahta çıkarılmasıydı Ned renly yi reddediyor çünkü çocuklara zarar gelmesini istemiyor.Ned politika yla olabildiğince az zayiatla istediğini yapabileceğini sandı.kızlarını da zaten korumak için yollamak istedi tyrion meselesi gerginliği iyice arttırmıştı.Sansa joffrey in piç olduğunu babasına farkında olmadan keşfettirdi ama kendisinin cersei olayı ona anlatıp mektup yazmasını isteyene kadar hiçbirşeyden haberi yoktu sadece gitmek istemediğinden yardım istemek için cersei ye gidip kralla konuşmasını-sürekli sarhoş olan kraldan korktuğu için- ve orada kalmaları için babalarına kralın emir vermesini rica edecekti belki enfazla gemi olayını söylemiştir.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!

60 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar