Fantastik kurgu edebiyatına eskiden beri yöneltilen en büyük eleştirilerden birisi ‘‘kaçış edebiyatı’’ olduğudur. Bir fantastik edebiyat düşkünü olarak bu tartışmaya girmeyeceğim. Ancak hepimiz zaman zaman bu fantastik evrenlere ‘‘kaçmak’’ istemişizdir.

Mutlaka siz de kendinizi Buz ve Ateşin Şarkısı evreninde yaşarken hayal ettiniz. Bu evrendeki güzelliklere, kültürlere, olaylara derin bir hayranlık duydunuz. Martin’in kaleminden çıkan bu eşsiz dünyanın güzel olmadığını söylemeyeceğim. Ancak bu güzel evrenin içinde bazı yapılar var ki, onlar diğer rakiplerine tepeden bakmakta sonuna kadar haklıdırlar.

Batıdiyarlı bir gezgin olan Lomas Yolgezer serinin başlangıcından yüzlerce yıl önce iki kitap yazdı. Harikalar ve İnsan Eliyle Yapılmış Harikalar. Zira Lomas’ın kendi deyimiyle ‘‘Tanrılar yedi harika yarattılar, ölümlüler ise dokuz’’Harikalar kitabında tanrılar tarafından bahşedilen yedi doğal harikayı anlatırken ikinci kitabı İnsan Eliyle Yapılmış Harikalar’da ölümlülerin inşa ettiği dokuz harikaya yer verdi. İşte karşınızda Buz ve Ateşin Şarkısı evreninin insanlar tarafından yapılmış dokuz harikası:

1. VALYRIA YOLLARI

Bu yollar Valyria Özgür Halk’nın Essos’a hükmettiği vakitlerde inşa edildi. Ufka atılmış bir mızrak gibi dümdüz olan bu yollar, yüklerin hızla taşınmasını sağlardı. Basitçe, yerden yarım metre yüksekliği bulunan erimiş taş şerididir. Bu sayede Batıdiyar’ın toprak yollarına nazaran daha kullanışlıdır. Taş işçiliği konusunda çağının ötesinde olan Valyrialılar, bu yolları yağmurun ve kar sularının akıp gitmesine olanak sağlayacak şekilde dizayn etmişti. Genişliği konusundaki betimlemeler bizlere yan yana üç yük arabasının trafiğe sebep olmadan rahatça bu yolları kullanabileceğini gösterir. Valyria Kıyameti’nin üstünden dört yüz yıl geçmesine rağmen Essos’un bazı bölgelerinde bu yollar ne bir çatlak ne de bir eskime söz konusu olmadan mevcutturlar. Günümüzde en bilineni şeytan yolu olarak da anılan Volantis ve Meereen arasındaki yoldur. Bu ismi tehlikeli olması nedeniyle almıştır.

2. SUR

Batıdiyarda bulunan tek harikadır. Seriden de sıkça aşina olduğumuz buzdan yapılma devasa bir duvardır. 8.000 yıl önce yapımı sırasında büyülerin kullanıldığı rivayet edilir. Yedi Krallık’ın en kuzey noktasında yer alan bu yapı 482 km boyunca uzanıp, yaklaşık 213 (tam olarak 213,36) metre yüksekliğe ulaşır. Sanılanın aksine Yedi Krallık’ın en yüksek yapısı değildir. Bu unvan Hightower Hanesi’nin yerleşkesi olan Yüksek Kule’ye aittir. Yüksek Kule’nin Sur’dan aşağı yukarı 700 metre daha yüksek olduğu kabul edilir.

3. BRAAVOS’UN TİTANI

Özgür Şehirler arasında tartışmasız en güzeli olan Braavos’un simgesidir. Şehir doğal bir lagünün içerisindeki yüzü aşkın adadan meydana gelir. Bu lagün şehre doğal bir sur etkisi yapar. Dolayısıyla şehre yalnızca tek bir kanaldan ulaşılabilir. Bu kanal ise Braavos’un Titanı adlı dev heykelle korunur. Titan’ın en yüksek noktası olan başı denizden 120 metre yüksektedir. Titan’ın alevler saçan kafa kısmı, deniz feneri görevi görür. Bu dev heykelin asıl özelliği ise eşsiz bir savunma kalesi olmasında yatar. Olası bir saldırıda öncelikle Titan’ın kükremesiyle şehrin silahhanesine haber verilir. Bu silahhane son derece örgütlü ve zengin bir tersanedir. Bir savaş kadırgasını bir günde inşa edebilir. Titan’ın vücudunda geniş koridarların oluşturduğu dışarıya bakan delikler vardır. Bu deliklerde okçular yer alır. Titan’a yeterince yaklaşma aymazlığını gösteren düşman gemilerine ise büyük, ziftle dolu kayalar atılır. Titan’ın bacakları arasındaki kanalın darlığı da büyük düşman donanmaların için bir dezavantajdır. Yani Titan, Braavos’un ele geçirilemez bir şehir oluşunu tüm dünyaya haykırır niteliktedir.

4. QARTH’IN ÜÇÜZ DUVARLARI

Qarth şehrini koruyan ünlü duvarlardır. Üstünde hayvanların, savaşların ve cinsel ilişkiye giren insanların portreleri kazınmıştır. Adını, sırasıyla otuz, kırk ve elli fit (sırasıyla 9,41 metre, 12,19 metre ve 15,24 metre) yüksekliğinde üç katmandan oluşan duvarlarından alır.

  • Dış duvar; otuz fit yüksekliğinde, kızıl kumtaşından yapılmış ve hayvan portreleri ile süslü duvardır.
  • Orta duvar; kırk fit yüksekliğinde granitten yapılmış ve üstüne kazılı savaş sahneleriyle bilinir. Çarpışan kılıç, mızrak ve kalkanları, uçan okları ve savaştaki kahramanları resmeder.
  • En iç duvar; elli fit yüksekliğinde, siyah mermerden yapılmış ve cinsel ilişkiye giren insanların resmedildiği duvardır.

Bu duvarlar yüzyıllardır savunma amaçlı kullanılmamış olsa da buna rağmen tüm kıtada Qarth şehrinin gücünü temsil eder.

5. NORVOS’UN ÜÇ ÇANI

Norvos’un Üç Çanı, şehirdeki insanların hayatlarını yönetiyor desek haksız sayılmayız. Çanlar, bir Norvoslu’ya ne zaman uyuyacağını, ne zaman uyanacağını, ne zaman dinleneceğini, ne zaman silahlanacağını, ne zaman dua edeceğini ve ne zaman cinsel ilişkiye gireceğini hatırlatır. Her zilin kendine özgü ‘sesi’ ve adı vardır:

  • Noom, derin bir sesle,
  • Narrah, güçlü bir sesle,
  • Nyel, daha yüksek perdeli bir sesle çalar.

6. VOLANTIS’İN UZUN KÖPRÜSÜ

Bu köprü, Rhoyne Nehri’nin denize döküldüğü bölüm üzerinden şehrin doğu ile batı yakasını birbirine bağlar. Giriş kapısı; üzerine sfenkslerin, mantikorların, ejderhaların ve daha başka garip yaratıkların oyulmuş olduğu siyah taştan yapılmış bir kemerdir. Yolu ise sadece iki tane at arabasının yan yana rahat durabileceği genişliktedir. Yolun tam ortasında hırsızların elleri ve idam edilmiş suçluların kafaları sergilenmektedir. Bilinen Dünya’daki en uzun köprü olarak nam salmıştır.

7. SARNATH’IN BİN ODALI SARAYI

Günümüzde harabe halindedir. Sarnor Krallığı’nın sarayı olarak bilinirdi. Dothraklar tarafından yağmalanmıştır. Dothraklar, bu krallığın kalıntılarının bulunduğu Sarnath şehrine kendi dillerinde Vaes Khewo derler. Bu da Solucan Şehri anlamına gelir.

DİĞER HARİKALAR

İlk yedi harika bilinirken geri kalan iki harika hakkında çeşitli söylentiler vardır. Lomas’ın ziyaret ettiğini bildiğimiz Ghis’in Büyük Piramidi (Günümüze yalnızca kalıntıları ulaşmıştır.) ve Yi Ti’nin Altın İmparatorluğu’nun kuzeydoğu sınırları boyunca uzanan Beş Kale de harikalar arasında gösterilmiş olabilir. Lomas Yolgezer’in okuyucularının varsayımları diğer harikaların Yüksek Kule ve Harrenhal olduğu yönündedir. Ancak bu noktada spekülasyondan öteye gidemediğimizin de altını çizmek isterim.

Bir yazının daha sonuna geldik. Umarım Buz ve Ateşin Şarkısı evrenini biraz daha yakından tanımanıza vesile olmuşumdur. Bitirmeden önce, hep savunduğum gibi kıtanın değersiz kısmına yani Batıdiyar’a baktığımızı söyleyeyim. Asıl zenginlik ve gizem doğuda. Zira güneş doğudan doğar.

Önemli Cevaplar

  1. Demir Taht propagandası gibi geldi .p

  2. Valyria yolları çöp bizim duble yollar daha iyidir. Martin Bravos titanını Rodos heykelinden araklamış

  3. Seri içerisinde Yi Ti yahut Asshai ve orada bulunan yapılar ve olaylar daha ilginç geliyor artık.Acı bir noktaya doğru gidiyoruz serideki yan olaylar seriden daha ilginç gelmeye başladı bu seri bittikten sonra olmalıydı.

  4. Esasında kitaplar arasındaki süreler o kadar fazla uzadı ki çoğu insan kafasında bitirdi seriyi, aşağı yukarı bir gidişat, olay örgüsü oturttu. Süre bu kadar uzayınca olacağı buydu. Mesela ben şahsen seri sonunda Jon kral olmazsa kabul etmem. Westeros’da gerçeklere inanmayan yaşlı amcalar, inatçı lordlar gibi yaparım. Sadece baş Lannister olan Martin başta olmak üzere başka bir Lannister iftirası der geçerim. Olmadı kafamda alternatif son yapar gene Jon babayı kral yaparım sorun değil.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

Katılımcılar