Evet, daha önce 2 karakter üzerine bir tartışma başlığı açmıştır, hatırlarsanız. Onun devam niteliği olarak göreceğimiz Stannis Baratheon konusuna hoş geldiniz. Gömen gömsün (ama lütfen hakkaniyetli ve düzgünce) ve öven de övsün (abartmadan).

  1. Neden İnsanlar Sansa’dan Nefret Ediyor?
  2. Jaime Lannister Yanlış mı Anlaşılıyor?

Stannis Baratheon viki maddesini de inceleyebilirsiniz.

Konuya giriş yapalım. Şimdi Stannis, Ned’den sonra en çok sevilen ve bel bağlanan karakterlerden biri; Stark’tan tutun Targaryen destekçilerine kadar birçok hane destekçisinden seveni var.

Bunun temel nedenleri arasında; şerefine düşkün, vazife sorumluluğunun bilincinde, dürüst, adaletli ve dik duruşlu bir kişilik olmasını sayabiliriz. En azından çizdiği imaj bu yönde.

Şahsen benim de bir çok sevdiğim özelliği var, desteklediğim görüş biçimleri vs.

Hatta ağabeyinin hakkını yediğini de düşünüyorum, resmen adam piç muamelesi görmüş Robert tarafından; ötelenmiş ve hak ettiği konumdan mahrum bırakılmış. Zaten ne kendisi ne de kardeşleri birbirlerini sevememiş de her ne kadar Stannis, Renly’nin bir zamanlar olduğu çocuğu sevdiğini; bunu yeni anladığını söylese de genel olarak kardeşlerden sevgi görmediği gibi kendisi de sevgi göstermemiş. Ailesi de zaten küçük yaşta iken ölmüş ve inancına bu yüzden de sırt dönmüştür. Sanırım bu yüzden bu kadar soğuk ve katı birine dönüştü. Bu durum aynı zaman onun için başka şeylere de sebep olduğunu düşünüyorum.

Tüm bunlar böyle ama açık konuşmak gerekirse Stannis’in haddinden fazla abartıldığını düşünüyorum. Sebep?

Öncelikle 4/4’lük bir karakter bulamayız, doğru ama okuyucular(yahut izleyiciler) adamı kusursuz gibi anlatıp duruyor ve göklere çıkartıyor, bu biraz itici geliyor. (Ben dizide kızını yaktı saçmalıklarına girmeyeceğim; bu, Stannis’in yapacağı bir şey değil. Dizi embesilliklerinden biri. Lakin yeğeni Edric’i yakmaya niyetliydi, biliyoruz.)

Diğer yandan Stannis’in hiçbir POV’u olmaması, onun hakkında fikir beyaz edenlerin de (yani onun yaptıklarını bize gösteren karakterler) genelde ona hayran tipler olması da işi biraz yokuşa sürüklüyor. Haliyle biraz iğneyle kazmak gerekiyor ve çok dikkat etmek gerekiyor. Zaten POV’u olmaması durumunun böyle bir hayran kitlesine sebep olduğunu düşünüyorum çünkü bana göre Stannis, içindeki şeyleri gayet güzel saklayarak (ama kusursuzca değil) kendisine bir imaj çizmiş.

Stannis Kibirli mi?

Elbette ki kibirli, kibirli olmayan bir karakter yoktur zaten. Bu kibrin seviyesine göre değişse de bir miktar kibir sahibi olmak çok da büyük kusur sayılmaz. Elbet kibir deyince insanlar genelde narsist gibi kendini öven tipleri kafasında canlandırıyor ama sadece öyle değil; gururun fazlası, karşınızdakine öfkeyle tepki verip, cevap vereceksiniz diye uğraşmak, polemiklere girmek, size söylenen bir şeyi kendinize yedirememek, burnunuzun dikine gitmek… gibi şeyler de kibir alametidir.

“Eğer bu yetersiz orduyla Kral Toprakları’na giderse alacağı tek şey ölüm olur. Ona da anlatabildiğim kadar anlattım ama gururunu bilirsiniz.” Davos sol elini kaldırdı, “Bu adam mantıklı düşünmeye başladığında benim parmaklarım yeniden çıkmış olacak,” dedi.

Ona hayranlık ve sevgi besleyen Davos bile Stannis’in mantıksız ve burnuna dikine giden biri olduğunu 2. kitabın giriş POV’unda bize anlatmış. Elbette ki Stannis genelde mantığı ile bilinen bir kişidir ama bir insan, duygularına zayıf düştüğü anlarda mantık yetisini yitirir. Stannis sahip olduğunu iddia ettiği taht hakkını eline geçirmek için o kadar istekli ki sabırsız bir şekilde bir an önce adamları toplayıp saldırmak istiyor. Elbette bu bir süre erteleniyor ve Renly sorunu da savaşmak yerine suikast ile çözülüyor.

Üstat Cressen’in onu tanımlamasına bakalım.

Karanlık denizler kadar koyu mavi gözleri, kalın kaşlarının altındaki iki açık yara gibiydi. Ağzı, soytarıların en neşelisine bile umutsuzluk verirdi; öfke, keder ve en sert emir sözleri için yaratılmıştı. Solgun ince dudakları ve perçinlenmiş çene kasları ona nasıl gülümsendiğini unutturmuştu, nasıl gülündüğünü hiçbir zaman öğrenmemişti zaten. Üstat Cressen, gece sessizliği çöktüğünde lordun diş gıcırdatmalarını yarım kale uzaktan duyar gibi olurdu bazen.

Keder ve sertliğinin ailesinin kaybetmesinden kaynaklı olduğunu biliyoruz; öfke kısmı ise oldukça ilginç bir ayrıntı çünkü sürekli öfkeli olan bir adamın içinde kim bilir neler yatıyordur?

Öfke kısmı, benim yukarıda bahsettiğim ‘piç’ muamelesi görmesinden kaynaklı bana göre. Jon ve Ramsey de bir piç; en iyi huylu Jon bile içten içe öfke sahibi bu durumdan(hatta Robb’un kral olması ve kendisinden daha iyi bir hayat yaşayacak olmasını kıskanmış, rahatsız olmuştu) ve Ramsey zaten tüm bu öfkesini dışa vuran biri. Hak ettiği şeyleri alamayan; değer görmeyen ama ağabeyine hep sadakatle hizmet eden Stannis, tüm bunlar yüzünden öfkeli ve her böyle muamele gören kişi gibi sahip olmayı hak ettiğini düşündüğü şeyleri arzuluyor. Belki içten içe bunları arzulamıyordur, ben onu hırslı biri olarak görmedim; daha doğrusu makam mevki hırsı olan, “Bana kral deyin! Önümde diz çökün!” deyip, bundan zevk alan bir adam hırsından ziyade hak ettiğine inandığı şeyleri almak için hareket eden bir hırs görüyorum.

Zaten Stannis’in kin duyduğunu Üstat Cressen de söylüyor. Hatta Stannis’in sözlerinde kibir bile görebilirsiniz.

“Kardeşiniz son on üç yıldır Fırtına Burnu Lordu. Bu adamlar onun sancak beyleri…”

“Onun,” diyerek araya girdi Stannis. “Kanunlara göre benim olmalıydı. Ben Ejderha Kayası’nı istemedim. Bu kaleyi aldım çünkü Robert bana buradaki düşmanlarının kökünü kazımamı emretmişti. Ona bir donanma inşa ettim, onun işini yaptım. Ağabeyine karşı sorumluluk hisseden bir kardeş olarak görevimi yerine getirdim. Renly’nin de aynı şeyi benim için yapması gerekir. Peki, Robert bana nasıl teşekkür etti? Beni Ejderha Kayası Lordu ilan ederek. Ama Fırtına Burnu’nu ve bütün gelirini Renly’ye verdi. Fırtına Burnu, üç yüzyıldır Baratheon Hanedanı’na ait, yasalar gereği, ağabeyim Demir Taht’a oturduğunda, bana geçmeliydi.”

Bu, çok derinden hissedilen eski bir kindi ve hiç bu kadar yoğun olmamıştı. Stannis’in en zayıf noktasıydı.

Görüyoruz ki ona yapılan bu muamele -doğal olarak- kendisine baya koymuş ve kin bağlamış.

“Lordum, sizin gerçek düşmanınız Lannisterlar,” diye yanıtladı Üstat Cressen. “Eğer kardeşiniz ve siz onlara karşı bir olursanız…”

“Renly’yle birlikte hareket etmeyeceğim.” Stannis’in sesindeki kararlılık itiraz kabul etmeyeceğini anlatıyordu. “Kendi kendini kral ilan etmişken bunu yapmayacağım.”

“Renly’yle birlikte değil o halde,” diyerek teslim oldu üstat. Lord inatçı ve gururluydu. Onu verdiği karardan döndürmenin bir yolu yoktu. “Diğerleri de işinize yarayabilir. Eddard Stark’ın oğlu Kuzey Kralı ilan edildi. Arkasında bütün Kuzey’in, Kışyarı’nın ve Nehirova’nın gücü var.”

“Yeşil bir oğlan,” dedi Stannis. “Kendini kral sanan biri daha. Parçalanmış bir diyarı kabul mü etmeliyim?”

“Yarım bir krallık, hiç olmayan bir krallıktan iyidir,” dedi Cressen. “Babasının intikamını almak için uğraşan delikanlıya yardım ederseniz…”

“Eddard Stark’ın intikamını neden alayım? Adam benim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Ah, Robert onu severdi. Bir kardeş gibi severdi hem de, bunu kim bilir kaç kez duydum? Onun kardeşi Eddard Stark değildi, bendim ama bana olan tavırlarından hiç anlaşılmazdı kardeş olduğumuz. Fırtına Burnu’nu onun için savundum. Mace Tyrell ve Paxter Redwyne duvarlarımızın dibinde ziyafet sofraları kurarken adamlarım açlıktan öldü. Peki, Robert bana teşekkür etti mi? Hayır. Kuşatmayı kırdığı için Stark’a teşekkür etti. Biz ot ve fare yiyorduk. Robert’ın tek emriyle koca bir donanma kurdum. Ejderha Kayası’nı onun adına aldım. Elimi sıkıp, ‘İyi iş çıkardın kardeşim, ben sensiz ne yapardım,’ dedi mi? Hayır. Willem Darry’nin, bebeği ve Viserys’i alıp kaçmasına izin vermekle suçladı beni, sanki durdurabilirmişim gibi. On beş yıl boyunca onun konseyinde oturup Jon Arryn’ın diyarı yönetmesine yardım ettim, ağabeyim sarhoş olmakla, fahişelerle yatmakla meşguldü. Jon öldüğünde sevgili ağabeyim beni El ilan etti mi? Hayır. Dörtnala at koşturup arkadaşı Ned Stark’a gitti ve bu makamı ona teklif etti. Bu karar ikisi için de iyi olmadı. Gördük.”

Ned konusunda söylediklerini sakın unutmayın, ileride Jon’a; “Babanın intkamını da alacağım.” diyordu. Oysa biliyoruz ki Ned ve Starklar umurunda değil hatta ona karşı bile sinir olduğunu sezmek mümkün. Fakat Jon’a ve kuzeylilere hoş görünmek için adalet savunucu gibi davranıyor.

Diğer yandan durup durup tekrar Robert için yaptıklarını söylüyor ve kin-kırgınlık-öfke her şeyi sürekli dışa vuruyor. Yetişkin ve mantıklı bir adam gibi görünse de aslında bunları okudukça bu imajı kafamdan silinmeye başlıyor. Kısacası yumuşak karnı olan kısımlarda mantık dışı.

İnanmadığı yahut savunmadığı halde ‘taraftar’ toplamak için ilk kez yalan söylemiyor aslında. Stannis’in genel olarak Kızıl İlah’a inandığı görüşü hakimdir ama bu adam hiçbir ilaha aslen inanmıyor, Kızıl İlah meselesi tamamen güç elde edip, arzu ettiklerini almak için kullandığı birer araç.

“Tanrın adaletini kendine saklasın,” diye karşılık verdi Lord Stannis. Karısının ateşle bağlandığı yeni inancı kabul etmiyordu.

Açıkçası Stannis’in ağabeyi Robert’ın minnet bilmez biri olmasından şikayet etmesine rağmen kendisinin de çok minnet bilen biri olduğunu sanmıyorum. Üstat Cressen’e yaptığı şey pek hoş bir şey değildi, bu adam muhtemelen bu hayatta onu en çok seven ve en sadık kişiydi.

“Evet,” diyerek onayladı Leydi Selyse. “Yamalı’nın miğferi sana çok yakışıyor yaşlı adam. Onu kafana tak. Emrediyorum.”

“Denizin altında kimse miğfer giymez,” dedi Yamalı. “Ben bilirim, ben bilirim, oh, oh, oh.”

Lord Stannis’in gözleri ağır kaşlarıyla gölgelenmişti, çok öfkeli olduğu zamanlarda yaptığı gibi dişlerini sıkıyordu. “Soytarı,” diye seslendi. “Leydi emretti, Cressen’e miğferini ver.”

Hayır, diye düşündü yaşlı üstat, bu sen değilsin. Bu senin yapacağın iş değil. Sen her zaman adildin. Her zaman serttin ama asla zulmetmedin, asla. Sen alay nedir bilmedin, kahkahaları ne kadar bildiysen…

Diğer yandan Stannis’in de kardeşleri gibi öyle eşlerine vs. sadık bir tip olmadığını bilmek gerekiyor. Kendisinin Melisandre ile ilişkisi var; ilk başta bu ilişki sadece Gölge Bebek doğurmak için gibi görünse de Sur’a gittiğinde de devam ettiğini, Melisandre Pov’undan görüyoruz.

Stannis de ceset gibi görünüyor, Ejderha Kayası’ndan ayrıldığımdan beri yaşlanmış sanki. Devan, kralın son zamanlarda neredeyse hiç uyumadığını da söylemişti. “Lord Renly’nin ölümünden sonra korkunç kâbuslar görmeye başladı,” demişti delikanlı. “Üstatların iksirleri işe yaramıyor. Kralı sadece Leydi Melisandre sakinleştirip uyutabiliyor.”

Bu yüzden mi kralın çadırında kalıyor artık? diye merak etti Davos. Kralla birlikte dua etmek için mi? Yoksa kralı uyutmak için başka yöntemleri mi var?

***

Davos elini gözlerine siper etti, nefesi boğazında sıkışmıştı. Melisandre cübbesini kenara atıp boğucu elbisesini çıkardı. Çıplaktı ve karnında bir çocuk taşıyordu.

***

“Cesur Sör Soğan geçip giden bir gölgeden o kadar çok mu korktu? O halde cesaretlenin. Gölgeler yalnızca ışık tarafından doğurulduklarında yaşarlar, kralın ateşleri o kadar alçak yanıyor ki yeni bir oğlan için daha fazla ateş çekmeye cesaret edemem. Kralı pekâlâ öldürebilir bu.” Melisandre yaklaştı. “Ama başka bir adamla… alevleri hâlâ sıcak ve yüksek yanan bir adamla… eğer gerçekten kralınızın davasına hizmet etmek istiyorsanız bir gece odama gelin. Size daha önce hiç tecrübe etmediğiniz bir zevk verebilirim ve hayat ateşinizle yeni bir…”

***

“…dehşet doğurabilirsiniz.” Davos kadından uzaklaştı. “Sizinle hiçbir işim olsun istemiyorum leydim. Tanrınızla da. Yedi beni korusun.”

***

Stannis gittiğinden beri yatağını pek kullanmamıştı.”

Stannis’in Renly’nin ölümünde bir parmağı olmadığını iddia eden bir çok okuyucu var, şahsen ben bundan o kadar da emin değilim; Melisandre’nin gölge bebek yaptığını ve bununla adam öldürdüğünü gayet iyi biliyor, biliyor ki Renly sonrası 2. kez Fırtına Burnunu almak için kadından bebek yapıp, Davos ile onu gönderiyor. Elbet ağzından çıkan sözler “ben yapmadım” şeklinde olsa da beyandan ziyade eylemlere ve satır aralarına bakmayı tercih ederim. Kısacası Stannis de Robert gibi akraba katili biri. Ayrıca savaşçılığına ve zekasına vs. o kadar güvenen birinin sıkıştığı zaman büyü ve suikast ile ile insan öldürdüğünü görmüş olduk. Ned’e sorsak “bu eylemlerde onur yok” derdi.

Diğer yandan Stannis, krala sadakatten vs. bahsediyor ve itaatsizlik edenleri hain olduğunu söylüyordu(hatta kendi kardeşini de hain belliyordu) ama kendisi de zamanında ağabeyine uyup Deli Kral’a karşı ayaklanmış itaatsizlik etmiş ve isyan ederek onun tabiri ile “hain” olmuştur.

“Meşru kralına sadık kalmak her adamın görevidir, hizmet ettiği lord hıyanet içinde olsa bile,” dedi Stannis tartışma kabul etmez bir tonla.

Umutsuz bir delilik, çılgınlığa yakın bir pervasızlık Davos’u ele geçirdi. “Kardeşleriniz sancaklarını kaldırdığında, sizin Kral Aerys’e sadık kaldığınız gibi mi?” dedi hiç düşünmeden.

Salona şaşkın bir sessizlik çöktü, sonunda Sör Axell bağırdı, “Hainlik!” Ve hançerini kınından çıkardı. “Majesteleri, bu adam şenaatinizi yüzünüze haykırıyor!”

Diğer yandan Stannis’in de vermekten ziyade her daim almaya eğilimli olduğunu ve evet, bir türlü tatmin/minnet duymayan biri olduğunu yinelemem gerek. Jon’un da dediği gibi “krallar sürekli istiyor istiyor istiyor” SArya’yı bile kurtarmayı başarırsa kendi adamlarından biri ile evlendirmeye niyetliydi. Starkları sevmiyor ama faydalanmak için her şeyi yapıp, bu hakkı kendinde sonuna kadar görüyor.

“Kalelerle ilgili meseleye dönecek olursak…”

Soğuk bir nezaketle, “Majesteleri,” dedi Jon. “Adamlarınıza kalacak bir yer verdim, onları kış stoklarımızı tehlikeye atmak pahasına doyurdum, donmamaları için giydirdim.”

Stannis tatmin olmamıştı. “Evet. Bizimle tuzunu, domuzunu ve yulaf lapanı paylaştın. Isınalım diye bize siyah paçavralar fırlattın. Ben kuzeye gelmeseydim, yabanıllar o paçavraları cesetlerinizden çıkarıp alırdı.”

Jon bunu duymazdan geldi. “Size atlarınız için yem verdim. Merdiven tamamlandığında, Gece Kalesi’ni onarmanız için inşaatçıları da vereceğim. Gece Nöbetçileri’ne ebediyen verilmiş olan Lütuf a yabanılları yerleştirmenize bile müsaade ettim.”

“Bana boş araziler ve harabeler öneriyorsun lâkin lordlarımı ve sancak beylerimi ödüllendirmek için lazım olan kalelerden beni yoksun bırakıyorsun.”

“Gece Nöbetçileri o kaleleri…”

“Gece Nöbetçileri o kaleleri terk etti.”
“…Sur’u savunmak için inşa etti,” diye bitirdi Jon inatla, “Güneyli lordların makamı olmaları için değil. O kalelerin taşlan, uzun zamandır ölü olan kardeşlerimin kanıyla ve kemiğiyle sıvandı. Kaleleri size veremem.”

“Veremez misin, vermez misin?” Kralın boynundaki damarlar, kılıçlar kadar keskin bir şekilde dışarı fırlamıştı. “Sana bir isim önerdim.”

“Benim bir ismim var Majesteleri.”

“Kar. Bundan daha meşum bir isim var mıdır?” Stannis, kılıcının kabzasına dokundu. “Sen kim olduğunu sanıyorsun?” “Duvardaki gözcü. Karanlıktaki kılıç.”

“Bana yemininden dem vurma.” Stannis, Işık Getiren adını verdiği kılıcı çekti. “İşte sana karanlıktaki kılıç.” Işık, bıçak boyunca dalgalandı, kâh kırmızı, kâh turuncu, kâh sarı, kralın yüzünü sert ve parlak tonlara boyadı. “Yeşil bir oğlan bile bunu görebilir. Kör müsün?”

“Hayır Efendimiz. Kalelerde garnizonlar kurulmalı, bunu kabul ediyorum…”

“Çocuk kumandan, kabul ediyor. Ne büyük lütuf.”

“…ama garnizonları Gece Nöbetçileri kurmalı.”

Uzun lafın kısası Stannis en az diğer karakterler kadar iyi ve kötü, şahsen abartılacak bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Sizin fikirlerinizi de duyalım.

Kapak görselinde kullanılan görsel Eren Arık tarafından oluşturulmuştur.

Önemli Cevaplar

  1. Daha önce yüzlerce kez söylendi ama… Martin’in fikriydi.

    Ben Stannis’i sevmiyorum. Dizide en sevmedigim karakterlerden biriydi, sonra çogu insanin “Kitapta böyle degil, dizide batirdilar” dediklerini duydum, okudum. Bu yüzden kitabi okumadan önce bu karakterle ilgili net bir karara varmanin dogru olmadigini düsündüm, ama kitabi okudugumda da Stannis’i sevmedim, asiri bir fark göremedim. Suratsiz, soguk, kasinti adamin teki yani.
    Bence Stannis’in iyi yönde olan kisilik özellikleri fazla abartiliyor. Tamamen yalan demiyorum, sadece abartiliyor.
    Bu karakteri yeterince iyi tanimadigimizi da düsünüyorum. Malum, Stannis’i Davos’dan ögreniyoruz daha çok. Ve Davos’un bakis açisi ne kadar objektif? Keske Stannis POVlari olsaydi çünkü gerçekten bu adamin ne hissettigini, aklindan nelerin geçtigini çok merak ediyorum. Sevmedigim bir karakter olabilir ama iç dünyasini çok merak ettigim bir karakter.

  2. Geyik Lobisi çıkışlı birisi olarak damarıma bastınız.

  3. Stannis’in abartıldığını düşünmüyorum. Adam Güzel Ada’da Victarion Greyjoy’un yenilmez donanmasını yok etti. 500’e yakın adamla Fırtınaburnu’nu tuttu ki kaybetseydi Robert’ınn İsyanı sekteye uğrayacak hatta bitecekti.
    Tahta sadık kalmak yerine abisini destekledi çünkü küçük kardeş büyüğü dinler, son Targaryenleri almak için Ejderhakayasına gitti ama o geldiğinde onlar çoktan yola çıkmıştı bile, ama Robert ne yaptı gitti Fırtınaburnu’nu Stannis’in hakkı olan şeyi Renly’e verdi, Stannis’e ise Ejderhakayasını bıraktı.
    Stannis’in kini ve öfkesi gayet haklı burada.
    Adam o kadar iş yapsın sen gel hakkı olan şeyi kardeşine ver, bir de buradaki kininin artmasının bir diğer sebebi ise Robert’ın Viserys Targaryen’in kaçışı için Stannis’i suçlaması ki orada Stannis’in yapacağı bir şey yoktu.
    Kısaca Stannis’in bütün nefreti kini haklı sebeplere dayanmaktadır.
    Adamın hakkı yenmiştir ve her zaman göz ardı edilmiştir.

    Kibir meselesine gelirsek Westeros’ta kibirli olmayan lord kral yoktur. Stannis’in kibrini normal karşılıyorum ben. Ayrıca çok kibirli bir insan da değil, onun soğuk davranışları,kibirli bir insanmış gibi gösteriyor.

    Stannis, Starkları ve Kuzeyi umursuyor
    Kış Rüzgarları Theon POV’unda Arya (Jeyne’i) Doğugözcüsüne gönderiyor Jon için ardından da Bir kral borçlarını ödemeli diyor ve bu bence Stannis’in adaletine ve görevine ne kadar bağlı biri olduğunu gösteriyor.
    Ayrıca Stannis Ned Stark’ın ne yaptığını ve yazdığı mektubu biliyor.
    Eğer Kuzey’i özgürleştirmeyi ne kadar kendi davası için yapıyorsa da o kadar da Ned için yapıyordur.

    Westeros’taki sayılı onur sahibi kişilerden biridir Stannis reis.
    Örnek verecek olursak Duvardaki savaş sonrasında Yabanıllara tecavüz eden askerlerini hadım etmesi gösterilebilir.
    Şimdi Renly’i ve Sör Contray Penrose’u öldürdü diyebilirsiniz ama bunları yapmasındaki asıl etken Stannis’in kendini Azor Ahai olarak düşünmesi ki bunu ona Melisandre inandırdı.
    Bunları yapmaya mecburdu çünkü o kral olamazsa Westeros karanlığa mahkum kalacaktı.(Melisandre’ye göre)

    Kısaca Alevli Geyik Sancağımız Stannis Baratheon Kralımız!! :deer:

  4. Westerosun en sağlam, dik duruşlu adamı abartılmakla suçlanıyor. İlk önce Stannis Aeryse ihanet etmedi. Aile bağları, Krallıkdan önce gelir. Kendisinin de dediği gibi, Krala bir yemin ettim ama daha eski yeminler de var. Dahası Robert de Aeryse ihanet etmekle suçlanamaz. Westerosda yeminler tek taraflı yapılmaz. Bir taraf sadık kalıcağına ve çağrıldığında geliceğine dair yemin ederken, diğer tarafda adil olacağına ve asla onur kırıcı bir emir vermeyeceğine yemin eder. Bu durumda yemini ilk önce Aerys ve Rhaegar yani Targaryenler bozdu. Rhaegar Robertin onurunu kırdı, Aerys ise işi daha da kötüye götürerek hem adil olmadı, oğlunun tarafını tuttu hem de zulmeti, Robertin nişanlısının babasını ve abisini öldürdü, artı Robertin de başını istedi. Bu durumda Aerys yemini bozduğu için Robertin isyan etme hakkı vardır ki, etti de. Bu da onu hain yapmaz.

    Robb Stark Stannisin diyarının yarısını çaldı bu durumda Starklara bu vakitden sonra sevgi beslemesi ve yardım etmesi beklenemez. Sonradan da gördüğümüz gibi, Robb Stannisin değil Renlynin tarafını tuttu. Yine Stannis haklı.

    Robertin hükmü sırasında ve yaptıklarını saymıyorum bile her kesin malumu. O kadar yaptığına rağmen bir teşekkür bile almadı ama sadık kaldı ve sızlanmadı. Ama Fırtınaburnu için hakkını aradığında görmezden gelindi, Targaryenlere kaçmasına izin vermekle suçlandı, aşağılandı yine de yıllar boyunca sadık kaldı.

    Jon Robbun aksine edilen yeminlere sadık kaldığında Jonu ve Starkları yükseltmek için uğraştı.

    Akraba katili diyorlar, Fırtınaburnu kale kumandanını öldürtdüğü için suçluyorlar. Söyleyin bir hainin cezası nedir? Renly ihanet etti. Renly kazansaydı fethetti diye bilirdik bileğinin hakkıyla ama Stannisin de buna karşı bişeyler yapmasını kabul etmeliyiz ki yaptı da. Renlyni öldürdü, ir hainin sonu. Aynı şekilde Cortnay Penrose da ihanet etti, Renly öldükden sonra kale Stannisin oldu ama Cortnay vermeyi reddetti.

    Stannis evliliğine de leke sürmedi. Melisandre ile karısının rzası ile bir ilişki içine girdi. İşin içine şehvet ve sevgi girmiş ola bilir ama yapılanlar tamamen görev bilinciyle yapılmıştır:D Bu gün bile eşinin rzası olmak kaydıyla çok geniş konspetli ilişkiler normal kabul ediliyor.

    Stannis başbuğumuz en Westerosun en onurlu ve dik duruşlu adamıdır.

  5. Dediklerine bir yere kadar katılıyorum ama bence senin kaçırdığın yer şurası; Stanis’in Pov u olmadığı için cidden krallığı almak istemesinin sebebinin kişisel hırs mı yoksa bir nevi görev mi olduğunu bilmiyoruz. Ama en samimî konuşmalarını Davosla yaptığı için ben bunu görev olduğu için yaptığını düşünüyorum. Bu sorun tek stanis’in bir povunun olması ile çözülebilir.
    Robert konusuna gelirsek evet roberti hiç sevmiyor bunuj da gizlemiyor açık açık söylüyor ama robert’e her daim sadık kaldı. Hatta ensesti öğrendikten sonra savaş çıkacağını bildiği için abisine ordu toplamak için gitmişti bu kitapta geciyordu da şimdi bulamam nerede olduğunu. Yanı robert konusunda stanis victarion’un Euron’a davrandığı gibi davranıyor victarion da euron’u hiç sevmiyor bunuda gizlemiyor ama sonucta o kral olduğu için ona sadık kaldı ve hizmet etti. (tabi sonra bozdu bunu) Staniste aynısını hiç sevmese de onun kralı ve abisi.
    Onur konusuna girmiyorum onuru herkes istediği yere çekebilir.
    Aerys e ihaneti de @argos açıklamış eğer bu şekilde oluyorsa yemin ritüeli tartışılacak bir şey yok sanki

    Stanis’in askerlerinin Ateş tanrısına taptığına inanmıyorum bunun örneklerini de verebilirim
    Stanis’in ordusundaki ler olağan duruma ayak uydurdular çünkü elde edecekleri şeyler var. Ama melisandre’den korkuyorlar burası kesin askerlerin motivasyonu elde edecekleri şeyler Din vs değil

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

42 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar