Herkese selamlar,
Uzun aradan sonra yeni bir kuramla karşınızdayım. Bu kuram bana ait değil, hazırlarken Reddit’ten faydalandım.

Ve mektup, pembe mühür mumuyla mühürlenmişti…
Sahte kralın öldü piç. Yedi gün süren mücadelede sahte kral ve bütün adamları ezildi. Kralın sihirli kılıcı bende. Bunu kralın kırmızı fahişesine de söyle.

Sahte kralının dostları öldü. Kafaları Kışyarı duvarlarının üstünde. Gel de onları gör piç. Sahte kralın yalan söyledi. Sen de yalan söyledin. Bütün dünyaya Sur’un Ötesindeki Kral’ı yaktığını duyurdun ama onu, benim karımı kaçırması için Kışyarı’na gönderdin.

Karımı geri alacağım. Eğer Mance Rayder’ı geri istiyorsan, gel ve onu al. Mance Rayder’ı bir kafese tıktım. Onu senin yalanlarının kanıtı olarak bütün kuzeye göstereceğim. Kafes soğuk ama Mance için, onunla birlikte Kışyarı’na gelen altı fahişenin derilerinden sıcak bir pelerin yaptım.

Karımı geri istiyorum. Sahte kralın kraliçesini istiyorum. Sahte kralın kızını ve kırmızı cadısını istiyorum. Sahte kralın yabanıl prensesini istiyorum. Sahte kralın küçük prensini istiyorum, şu yabanıl bebeği. Ve Leş’imi istiyorum. Onları bana gönder piç. Gönder ve seni ya da kara kargalarım rahatsız etmeyeyim. Onları benden sakla ve o piç kalbini yerinden söküp yiyeyim.

Mektup imzalanmıştı;

Ramsay Bolton,

Meşru Kışyarı Lordu.

Ejderhaların Dansı kitabındaki bu mektubun, Jon Snow’un ölümüne neden olan kararı almasında başat etki sahibi olduğunu biliyoruz. Görünürde mektup Ramsey tarafından yazılmış ama işin gerçeği öyle mi yoksa ortada Jon’a bir komplo mu var? Zaten ASOIAF evreninde komplodan bol bir şey olmadığı için şaşırtıcı bir şey olmayacaktır. Şahsi görüşümü hemen belirteyim: Bana göre mektup kesinlikle sahte ve büyük ihtimal Stannis cephesinden geldi.

Şimdi kısa bir özet geçelim… Stannis, Kışyarı’na üç günlük mesafede (WoW kitabından -6. kitap- yayınlanan Theon Pov’una göre Stannis hala hayatta ama zaman kavramı bu seride paralel gerçekleşmediği için, mektubun öncesine mi sonrasına mı denk geliyor, kesin bilemeyiz.) ve Boltonların üstadını yakalamış, Karstarkların ihanetini öğrenmiş ve onları esir etmiş bir halde bıraktık en son. Dahası Umberlar, Kışyarını (nispeten) kuşatmış durumda oldukları için daha ortada harekete geçen bir ordu yok. Stannis kasabada savunma savaşına hazırlanıyor yani Kışyarına gitmek yerine Bolton ve Frey ordusunu üstüne çekmek niyetinde. Theon’a göre gelecek olan Ramsey, Frey ve Manderly ama bu son ikisi birbirinden nefret ettiğinden ayrı ayrı hareket edecek ki saldıran bir ordu için kötü bir taktik olmasının yanı sıra Manderly hanesinin Boltonlara komplo kurduğunu ve aslen Stannis tarafında olduğunu biliyoruz. Yani nereden bakarsanız bakın Ramsey de o kadar üstün konumda sayılmaz, hem de karşısında Stannis gibi yeteneli ve çok tecrübeli bir savaşçı var.

Mektubun iddia ettiği şeyleri maddelere ayırıyoruz.

  1. Stannis öldü ve sihirli kılıcı Ramsey tarafından ele geçirildi.
  2. Mızrak karıları öldürüldü ve derilerinden Mance için palto yapıldı.
  3. Stannis’in ordusu 7 günlük savaşta yok edildi.
  4. Mance hayatta ve Ramsey tarafından esir edildi.(Ramsey onun kim olduğunu bildiğini söylüyor.)
  5. Theon ve SArya yakalanmamış. (Theon POV’a göre SArya, Dişi Ayı ve Stannis’in komutanlarından biriyle Sur’a yola çıkmış olması gerekiyordu.) Asha’dan da bahsedilmiyor.
  6. Barış istiyorsa Selyse, Shireen ve Melisandre ile Val ve Mance’nin bebeğini istiyor.

Şimdi mektupla ilgili soru işaretlerine değinelim.

1- Mektuplar genel olarak üstatlar tarafından yazılır ve okunurlar. Haliyle hanelerin mühürlerini sürekli yanlarında taşımaları elzem bir durum. Elbette ki birden fazla mührün etrafta gezinmesi ihtimalini yadsıyamasak da bu konuda kesin bilgimiz olmadığı için(ve lordların mektup yazmadıkları için yanlarında yedek mühür taşımaları kafama yatmadığı için) o mektubun mühürlenme meselesi biraz şaibeli. Özellikle de Jon’a gelen ilk mektupta Umber’ın üstadı yanında olmadığı için mühür basmak yerine hanenin armasını kabaca çizmiş olduğu gerçeğini göz önünde tutarsak, bu maddenin güçlü bir soru işareti olduğunu düşünebiliriz.

2- Ellerinin altında yedek mühür taşımadıklarını düşünsek bile Kışyarı’nda birden fazla üstat var iken mektubu Ramsey’in el yazısıyla yazılmama ihtimali olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar son mektupta bu kısım belirtilmese de Jon, bir üstadın el yazısını tanıyabiliyor (Stannis’ten gelen mektubun üstattan çıktığını anlayabilmişti.).

3- Mance Rayder’ın esir düşme ihtimali yüksek, evet ama kendini ifşa etmesi? Oğlunu ifşa etmesi? Val’ı ifşa etmesi? Dahası oğul neyse de Val’ı ne yapsınlar?

4- Diğer yandan Mance’i millete gösterip ne yapacak? Kuzey bunu neden umursayacak? Jon ve Sur’ın Kara Kardeşliğinde olan biten kuzeyin -genel olarak- umurunda değil. Jon bir hanenin başı vs. değil. Yabanıllar pek de kuzey lordlarının umurunda değil, haliyle Mance de değil. Çünkü şu anda her biri çok daha büyük sorunla yüz yüze; kış, savaş ve fazlası. Mance öldürülmedi, yalan söylendi dese ve kuzeyliler buna kızsa ne olacak ki? Sur’u mu yıkacaklar? En fazla öfkeli sözler söyleyen mektuplar yollarlar, Ramsey ve Roose da bunu biliyor.

5- Bu kısımdan çok emin olmasam da kuzeyliler, Yabanılların gelenek göreneklerine güneyliler gibi bakmıyorlar. 8 bin yıldan sonra vs. kuzey ötesinde işlerin nasıl döndüğünü bildiklerini düşünüyorum. Jon’un da güneyli bir adam olan Stannis’e defalarca anlatmaya çalıştığı gibi; Val bir prenses değil, Mance’nin oğlu da prens değil. Kuzeyliler bunu biliyor, Ramsey ve Roose biliyor ve doğal olarak bu ikisinin hiçbir rehinelik değeri ve tehdit gibi bir durumu söz konusu olamaz.

6- Theon, Stannis tarafından esir bir halde, ellerinden zincirli. Eğer Stannis 7 günlük savaşta öldüyse Reek’ini kolayca ele geçirmiş olması gerekirdi. Lakin hala onu ve sahte Arya’yı arıyor ve istiyor?

7- Ayrıca Asha’dan hiç bahsetmiyor. Bu ilk başta önemsiz gelebilir ama unutmayalım ki Ramsey’in mektubunda Theon ve SArya şu an Sur’da ve doğal olarak Ramsey’in Theon’un ablasını ele geçirmiş olma ihtimalini ya da öldürmüş olması gerektiği ihtimalini gözden kaçırmamak gerekir. Theon’a bunu söylemek istemez mi?

8- Ramsey, Jon’un kalbini söküp yemekle ilgili bir tehdit savuruyor ama biz Ramsey’i gördüğümüz povlarda gördük ki adam insanların derisini soyup, palto yapma konusunda takıntılı ve tehdit ettiği zaman da aynen bu şekilde tehditler savuruyor; insanların derilerini yüzmekle. ( Bu sefer beni tepeden tırnağa yüzer. Ben ne kadar yalvarırsam yalvarayım ızdırabım son bulmaz. “Hangi adam?” diye sordu Ramsay. “Bana onun adını ver. Bana onu göster çocuk. Sana o adamın derisinden bir pelerin yapayım.”)

9- Stannis’i öldürdüğünü iddia eden bir adamın kralın kızı yerine başka kişilerin varlığına odaklanmış olması oldukça manidar. Evet, mektupta onu da istiyor ama mektubu okursanız önem sıralaması çok düşük… Kıza prenses bile demiyor, “Sahte Kralın Kızı” diyor ki Stannis öldüğüne göre babasından sonra tahtta hak sahibi olan kişi Shireen. En önceliği bu kız olması gerekmez miydi?

10- 7 gün süren bir savaşta Stannis’in öldürülmesi? Açıkçası tarafların sayısı, zorlu kar/soğuk şartları gibi şeyler düşünülürse 7 gün sürecek bir savaşa ihtimal vermiyorum. Ayrıca 6 yahut 8 olmaması ama İnanç’ın 7 sayısı olması ister istemez işkillendiriyor.

11- Jon’un Theon ve SArya’ya yaklaşımını düşünmemesi?

Peki, mektup kim tarafından yazılmış olabilir?

Ramsey Snow Bolton
Mektup pek tabi göründüğü gibi Ramsey tarafından da yazılmış olabilir. Lakin yukarıdaki sorduğumuz sorulara tatmin edici cevap almadığım sürece ihtimali düşük buluyorum. Dahası savaş olmadan günler öncesinde ki daha Ramsey Kışyarın’dan bile çıkmamıştı, SArya, Dişi Ayı ve Stannis’in paralı asker kiralaması için gönderdiği adam, yola çoktan koyulmuş olması gerekiyordu. Theon’un ablasıyla beraber kaçmış olma ihtimalini de yadsımıyorum bu arada… Fakat Stannis’in savaş sırasında -ayağından zincirli de olsa- Asha’yı ortalıkta gezmesi için bırakma ihtimalini düşük bulduğum için (sonuçta kız Demir Adalar Prensesi) iki zincirli, esir kişinin kaçmasının kolay olacağı kanaatinde değilim, hele ki kuzeyin şartlarında Ramsey gibi bir kuzeyliden kolayca ve hızlı bir şekilde kaçabilme ihtimallerini de düşük buluyorum.

Ramsey ilk olarak Theon ve Arya’nın Stannis’in yanında olduğunu düşünmesi gerekir, kaçtıktan sonra en yakın sığınacakları güvenli yer, onun yanı ama onları burada bulamadıysa Jon’un yanında olduğunu düşünebilir ki demek ki çok öncesinden yola çıkmış ve varmış olmaları lazım. Bu yüzden mektubu gönderiyor. Elbette Ramsey’in Jon’un Theon’u hayatta tutacağını düşünmesi de biraz garip olurdu, ne de olsa ailesine ihanet etti ve sahte Arya’nın sahte olduğunu bilen Ramsey’in, Jon’un da onun sahte kişi olduğunu bileceği için Reek ve Arya diye yırtınması mantıklı mı?

Parşömen sıkıca dürülmüş ve bir parça sert, pembe mumla mühürlenmişti. Bu ifade hem Asha’ya gelen hem de Jon’a gelen ilk mektupta kullanılmasına rağmen gelen son mektupta kullanılmıyor, sadece pembe mumla mühürlenmiştir ifadesi var.

Stannis Barth.

Stannis yeri geldiğinde kara büyüyle bile kardeşini öldürmekten çekinmeyen biri olduğu için savaşta her şey mubahtır mantığıyla hareket eden biri ve aslında bakmayın, ciddi manada çaresiz ve zor durumda hissediyor olmalı. Çünkü hak ettiğine inandığı şeyi kimse ona vermek niyetinde değil, kuzeylileri bile ikna edemiyor. Bu yüzden savaşı kendi lehine çevirebilecek her türlü olguya ihtiyacı var. Stannis’in de söylediği gibi kuzeyliler, piç de olsa, Ned Stark’ın oğluna koşa koşa gelirler ama Jon, buna yanaşmadı. LAKİN kız kardeşini geri istiyor oluşu, Stannis için kullanışlı bir fırsat olabilir.

Öncelikle Stannis’in elinde birçok üstat var, Bolton üstadı buna dahil. Yani Bolton mührünü vurması çok kolay olurdu. Gördük ki Asha’ya giden ve Jon’a giden ilk mektupta Bolton destekçisi lordlar imza ve mühürlerini basarken Yaşlı Umber’ın üstadı ve doğal olarak mührü olmadığı için hanesinin armasını çizmek zorunda kalmıştı.

6. kitapta yayınlanan povda Theon, Stannis’e şu sözleri söylüyor. “Gelinini geri istiyor. Leş’inin geri istiyor.”
Mektupta ne yazıyor? “Gelinimi geri istiyorum. Leş’imi geri istiyorum.”

Yani Ramsey’e ithaf edilen sözleri Theon’un Stannis’e söylemiş olması oldukça ilginç ve dahası bu şekilde de Leş’ten haberi var.

Peki ya Mance ve diğerleri? Size söyledim, Mance’in öteceğini sanmıyorum, öyle olsa bile en azından kendi oğlunu ifşa etmezdi ama Stannis hepsine vakıf, hepsini biliyor. Bu yüzden hepsi mektupta yazıyor. İyi de Stannis, Mance’nin yaşadığını biliyor mu? Çok kesin olmasa da evet, biliyor.

“Stannis yanlış adamı yaktı.”

“Hayır.” Yabanıl, bir ağız dolusu kahverengi ve kırık dişin arasından Jon’a sırıttı. “Bütün dünyanın görmesi için, yakmak zorunda olduğu adamı yaktı. Herkes yapmak zorunda olduğu şeyi yapar Kar. Krallar bile.”

Zaten Melisandre gibi bir kadının Stannis’ten habersiz iş peşinde koşmayacağı aşikar, yani Mance ve onun üzerinden dönen plan ne ise her şeyi biliyor, her şeye vakıf. Melisandre, Mance’i kullanabileceği gördü, Jon’u ikna etmek için neler planladılar ise Arya üzerinden yürüdüler ve sonuç olarak Kışyarı’na gönderip kızı kurtarmak istediler, böylece onunla Jon’u ikna edebilirler, diye hesaplamış olsalar gerek.

Diğer yandan Arya’nın sahte olduğunu bilen Ramsey’e karşın Stannis ve Melisandre, Arya’nın sahte olduğunu bilmiyor. Bu yüzden Arya’yı Jon’a gönderip, Ramsey’den gelen sözde mektup ile Arya’yı korumak üzere harekete geçmek isteyeceğini düşündüler.

Kuzeylilerin aksine güneylilerin unvan takıntısı ve Yabanıl geleneğine vakıf olmaması (olmamakta ısrarcı olmaları) yüzünden başta Stannis olmak üzere tüm güneylilerin Val’ı prenses; Mance’nin oğlunu da prens olarak çağırmaları mektuba yansımış görünüyor. Bir de kuzeylilerin Mance için sahte kral dediğini hiç hatırlamıyorum; Sur Ötesindeki Kral olarak anıyorlardı. Fakat Stannis, kendi hariç herkesi “sahte” olarak anmakta ısrarcı bir adam.

7 gün süren savaş meselesinin İnanç’a işaret ettiğine yukarıda değinmiştim. Şimdi birileri ama Stannis farklı bir inançta, diyebilir. Lakin Stannis’in yeni inancı tamamen politik ve güç/ittifak arayışı yüzünden, zaten hiçbir ilaha tam olarak inanmıyor ve Jon ile konuşurken “tanrılar” ifadesini kullanarak eski inancından da tamamen kopmadığını (alışkanlıklar zor ölür) bize göstermişti.

Bana göre en büyük aday Stannis… Mance, Asha veya Melisandre de yazdı deniyor ama kanıt çok az ve genelde bir iki cümleden yola çıkıldığı için ekleme gereği duymadım. Yine de siz bunlardan biri olduğunu düşünüyorsanız, kanıt ve argümanlarınızı yoruma yapabilirsiniz.

Bir sonraki kuramda görüşmek üzere.

Önemli Cevaplar

  1. stannis yazmış olsa Theona leş diye hitap etmezdi bana göre
    yani Leş in ve Sahte Aryanın kaçtığını bilecek elinde olacak sonra Theon a Leş diyecek zor bence
    Leş dediğine göre Bolton cephesinden bu mektup, Ramsey olup olmadığı tartışılır ama Stannis’in karakterinede yakıştıramıyorum böyle bir dümeni dahası bu konu vardı

    O Mektubu Stannis Yazdı

  2. Martin’den TWOW açıklaması gelince sen bir gaza geldin galiba :rofl: Hepimiz öyleyiz gerçi, yine Martin dediğini yapmazsa bu sefer eritsinler adamı o asitte, istemiyorum ben kitap falan :smiley:

  3. Bu mektubu %90 Stannis yazdı. Ramsay’in yazma ihtimalini %10 verme nedenim aşağıya bırakacağım linkte Geek Teori tarafından çok iyi anlatılıyor.

    7’nci dakika 15’inci saniye falan başlıyor dediğim.

  4. Harp Okulu mezunu bazı arkadaşlardan Stannis’in yapacağı Nevsky Manevrası tarzı bir harketin teorisi duyduktan sonra bu mektubu Stannis’in yazdırdığını iyice düşünmeye başladım açıkçası. Daha öncesinde de bu mektubu Ramsey’in yazdığını düşünmemiştim açıkçası çünkü “Ramsay ve bu karakter ? Ne alaka ?” dediğim bölümler var mektupta.

    Ayrıca Jon’u Sur’dan güneye indirerek ne kazanacağını da anlamış değilim Ramsay’in. Böyle bir hamlesi haklılık avantajını direkt Jon’a vermek olur mektup yayılırsa. Ramsay de politik açıdan aptal olsa da belli bir temel kurnazlıktan yoksun olduğunu da düşünmüyorum şahsen.

    1. kitapta ne olaylar olacağını en çok merak ettiğim bölge Kuzey zaten.İple çekiyoruz efenim :smiley:
  5. Alexander Nevsky zamanında Töton Şövalyelerine karşı koymuş bir Rus general.

    Kısaca özetlemek gerekirse bu adamın yaptığını, oldukça ağır zırh taşıyan Töton şövalyeleri(kitaptaki Frey ordusu gibi atlılar aynı zamanda) bu adamın ve hafif zırhlı askerlerinin mevzilendiği alana ilerlediklerinde bu arkadaş mevzilendiği alanın etrafındaki buzulları deldiriyor.(Kitaplarda da buzul delik deşik durumda,üzerine hareket etmek riskli.) Daha sonra buzulların arka tarafında sahte işaret ateşleri yaktırıyor. Töton ordusu bu yemi yutunca zırhlarının da ağırlığı ile buzullar kırılıyor, ordunun büyük kısmı suya gömülüyor.

    Bu sırada da Nevsky ve ordusunun bir kısmı hafif teçhizatları(silah ve zırhları, kuzeyli dağ kabileleri gibi) sayesinde hızlıca buzulların etrafından dönüyorlar ve sayıları oldukça azalmış Töton ordusuna baskın veriyorlar. Kendilerinden oldukça üstün bir kuvveti yenmiş oluyorlar bu sayede. Kısaca böyle.

    İnternette Gece Lambası Teorisi adı altında da bu manevra anlatılıyor. Ama araştırdığım kadarıyla teorinin tarihteki uygulanmış versiyonu bu.Pek çoğunuz denk gelmiştir eminim bu teoriye.

    @YeniAy_Ottoman Stannis Jon’u güneye inmeye ikna edememişti ya.Savaşı kazandığından emin olduktan sonra Jon’a bu tarz bir oyun oynayarak onu bu işe sokmak istemiş olabilir.Elbette onun Ned Stark’ın oğlu olmasını kullanıp Kuzey’i hakimiyeti altına almak için. Bunu kastetmiştim orada.

    Jon güneye inerken zamanında vermeye razı olmadığı yabanılları,devleri de getirir. Evet disiplinli askerler değiller ama bir ormanda baskın durumlarında oldukça işe yarayabilirler.Hafif zırhları(hatta neredeyse olmayan) ile çok da güzel yem de olurlar ki Stannis işleri ani ve kesin bir biçimde çözmeyi seven biri önceki savaşlarından anladığım kadarıyla.

    @hidalgo1907 sorunu cevaplayabilmişimdir umarım.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

38 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar