Youtube’da IdeasOfIceAndFire isminde yeni bir kuram kanalı buldum ve videolar arasında iki tanesi dikkatimi çekti; WW köklerine ve Uzun Geceyi tetikleyen efsaneye dair iki video; aralarında iki sene var ve birbirinden farklı konularmış gibi işlenmiş. Benim katıldığım ve katılmadığım noktalar söz konusu, bu yüzden kendi fikir ve yorumlarımı onun anlattıklarıyla harmanlayıp bir yazı çıkartmaya çalışacağım inşallah.

Ayrıca winteriscoming sitesinden de faydalanıyorum, bilhassa mit aktarımları meselesinde.

Eğer okumadıysanız ilk önce bu kuramı okumanız gerekmekte, çünkü bağlantılı noktaları var. Buz ve Ateşin Şarkısı ‘Ejderhalar’ 

Başlayalım, haydi bismillah.

Şimdi, bildiğiniz üzere dizide WW’lerin kökleri Ormanın Çocuklarına bağlandı; İlk İnsanlar ile savaştan olan Ormanın Çocukları, sayıca az olmalarının getirisi yüzünden büyü yaparak Dorne ve Essos arasındaki köprüyü yıkmış, bazı bölgeler bataklığa dönüşmüş (buraya kadar kitaptan bilgi) ama besbelli ki çok yeterli olmamış ki bir insanı kaçırıp kalbine ejderha camı saplayarak onu ilk WW’ye ve Gece Kral’ına dönüştürmüş. Dizideki ilk dönüşen ile şu an saldırıya geçen kişi aynı adam.

Elbette dizinin bize sunduğu hikaye serinin sunduğu hikaye ile bir çok çelişkili noktaya sahip; her şeyden önce Gece Kralı ile Gece’nin Kralı aynı kişi değiller ve Gece Kralı diye biri hiç olmadı ama Gece’nin Kraliçesi olarak andığımız bir dişi WW var. Adamın kalbine ejderha camı (yani donmuş ateş) sokarak dönüştürüyor isen aynı şeyin onu öldürmesi aklıma da yatmıyor. Diğer yandan efsaneleri doğrudan olduğu şekilde kabul edersek Uzun Gece, Ormanın Çocukları ve İlk İnsanlar arasında anlaşma sağlandıktan çok sonraları meydana geliyor. Fakat yukarıdaki kuramı okuduğunuzda göreceksiniz ki “zaman” aktarımları ne kadar doğru, muamma bir durum. Şahsen ben dizideki “ormanın çocukları yarattı.” meselesi şeklinde olacağına inanmıyorum ama onlarla bir çeşit bağlantı olduğunu düşünüyorum. Devam edelim.

Martin, WW’lerin ne olduğunu şu cümleyle açıklamış.

“The Others are not dead. They are strange, beautiful … think of Sidhe made of ice, something like that … a different sort of life … inhuman, elegant, dangerous.”

“Ötekiler ölü değil. Onlar değişik, güzel… Buzdan yapılma Sidhe(peri,elf) gibi bir şey… hayatın farklı bir şekli… insan olmayan, zarif, tehlikeli.”

Biz sık sık WW şeklinde ansak da Martin, yaratıklarını “Diğerleri” şeklinde anmayı tercih ediyor gibi. Fakat asıl dikkat edilmesi gereken nokta aldığı referans; Sidhe.

Sidhe, İrlanda ve İskoçya mitlerinde yaşayan bir çeşit peri, elf türü; aos si ya da aes sidhe şeklinde de anılıyorlar. ( Bu arada İrlanda’ya Kış Toprakları da denirmiş eskiden) Bunlar deniz üzerinde bilinmeyen topraklarda yahut höyüklerde yer altında yaşayan canlılardır ya da çeşitli yollarla insanlar dünyasına bağlı başka bir dünyadadır.

Avrupa mitlerinde bir de “Vahşi Av” denen bir olay var; bilhassa İskandinav mitlerindeki Odin ile ilişkilendirilmiş bu “Vahşi Av” fırtınalı, kış döneminde, gökyüzünde elfler, periler ve ölüler tarafından gerçekleştirilir. Kaza eseri bu ava tanık olan ve hayatta kalan kişinin veba ya da savaşa mahkum olduğu söylenir. Yani bu adamlarla karşılaşmak ölümle karşılaşmakla aynı şey. Kuzey Avrupa mitlerindeki Vahşi Av ile birlikte ölülerin görünmesi ve kış mevsimi arasında güçlü psikolojik bir bağlantı olduğu söyleniyor.

Vahşi Av ve Ötekiler arasında önemli paralellikler vardır. Vahşi Sürü (The Wild Horde) kışın ortasında en koyu, karanlık ve en soğuk noktaların kesişme noktasında ortaya çıkar ve liderleri doğa üstü güçlere sahiptir. Odin, (bir çok isimle anılmasının yanında burada Ölümün ilahı olarak anılmaktadır) genelde bu sürünün, Vahşi Avın lideri olarak işlenir. Vahşi Av’ın sürüsü de genelde yeniden dirilmiş ölüler olarak betimlenir. Eminim ki Ötekiler ve Büyük Öteki arasındaki bağlantıyı hemen kurmuşsunuzdur; en soğuk, karanlık ve kış döneminde geceleri ortaya çıkan WW’lerin liderleri de Büyük Öteki olarak anılır ve ölüm ile karanlığın ilahı olarak betimlenir ki daha bir çok ismi de vardır. Ötekiler de bir çeşit vahşi av yapıp, sağa sola saldırır ve sürülerini öldürdükleri insanları yeniden dirilterek oluşturur.

Burada da ölüler, kıyamet savaşı gibi noktalara değinmek gerekiyor ama bunun için hazırda bir başlık var. Arya Stark ve Yüzsüz Adamlar ‘The Valkyrie’ Okumadıysanız muhakkak okuyun, çünkü tüm bu olaylar, kişiler hep birbiriyle bağlantılı noktalar. Hatta Jon Snow’un mahzen mezar rüyası ile ilgili başlığı da muhakkak göz gezdirmeniz gerekir. Jon Snow’un Rüyası: ‘Mahzen Mezarlar’ Çünkü kuzeydeki her şey bizi ister istemez İskandinav mitlerine bağlıyor; Kıyamet Savaşı, Vahşi Av, Valkyrie…vb. GRRM bu meselede ana çıkış noktası olarak bu mitleri esas almışa benziyor, zira aralarındaki benzerlikler reddedilemeyecek cinsten.

Şimdi Ötekilerin köklerine geri dönüş yapalım. Sidhe halkı… doğanın ruhları, özel bir ağaç olan kemiklerin (bones denmiş) bekçileri. Hikayeye göre; Milesianlar, yüzyıllarca sağda solda dolandıktan sonra Iberia üzerinden İrlanda’ya gelirler ve buraya yerleşirler. Burada Sidhe halkı vardır, onlara karşı sihir kullanırlar. Milesianlar ve Sidhe halkı bir noktadan sonra bir anlaşma yaparlar ve İrlanda’yı ikiye bölererek Milesianlar yukarı dünyayı ve Sidhle halkı da aşağı dünyayı alır(otherworld da deniyor) ve yaşamaya başlarlar. Tanıdık geldi mi? Buraya kadar olanlar Ormanın Çocukları ve İlk İnsanlar arasında olan bitene benziyor ve biz biliyoruz ki Ormanın Çocukları yer altında yaşıyorlar.

Eğer Sidhe halkı gerçekten Ormanın Çocuklarıysa, GRRM’in Ormanın Çocuklarını “buzdan yapılma Sidhe” olarak betimlemesi dikkat çekici bir nokta. Yani dizide gösterilenin aksine bir insana ejderha camı saplayarak değil de bir Ormanın Çocuğu üzerine yapılan bir büyü ile Ötekiler doğmuş olabilir mi yahut Ötekiler, Ormanın Çocuklarının bir dalı, akraba bir türü olabilir mi? Videonun sahibi biraz afaki yoruma girerek çocukların, Daimi Kış Topraklarına ilerleyip, burada bir çeşit güçlü bir varlık bulup(muhtemelen Büyük Öteki olarak anılan.) onla anlaşma yapmış ve onlardan bazılarını Ötekilere dönüştürmüş olabilir diyor.

Elbette şöyle bir soru oluşabilir kafada, madem gene bunlarla bağlantılı ne diye Son Kahraman yardım istediğinde kabul ettiler? Video sahibi zamanla anlaşmanın bedelini ödemeye başladıklarını, karanlık ve soğukta ağaçların büyümeyeceğini vs belirterek dengenin bozulduğunu fark ettikleri için olabilir, diyor. Dizide de zaten temelde benzer sayılacak şekilde işlendi.

Sur’un ötesinde Daimi Kış Topraklarında bir güç olduğu ve WW’lerin ve yürüyen ölülerin varlığından onun sorumlu olduğu aşikar gibi bir şey, Melisandre bile bu şekilde düşünüyor. Ona da Büyük Öteki diyor. Melisandre’nin ayrıca Kan Kuzgun’u ve Bran’ı görünce onların Büyük Öteki’nin savaşçısı, şampiyonu olarak düşünmesine dikkat çekiyor. Biliyoruz ki uzunca zamandır Kan Kuzgunu karanlık bir mağarada, ağaçlarla sarmalanmış bir şekilde yaşıyor ve Bran ve kafilesini onlara getiren de Buz büyüsü ile hayata döndürülmüş Soğuk El. Fakat diğer ölülerden farkı gözleri mavi değil ve kendi başına düşünüp, konuşabiliyor; yani görüntüde kontrol ediliyor değil gibi(bu arada mavi göz buna mı işaret ki? Başkası tarafından kontrol edildiklerine? Öyle gibi.).

Elbette şahsi görüşüm Kan Kuzgun’u ve Ormanın Çocuklarının buz yahut ateşin tarafında olmadıkları, daha çok denge tarafında oldukları yönünde. Zira mağaranın önünde pusuya yatmış ölüler vardı ve Bran ile kafilesiyle hatta Soğuk El ile dövüştüler. Demek ki Büyük Ötekinin bir gözü de Kan Kuzgunu ve Ormanın Çocuklarının üzerinde. Hem Melisandre’nin bakış açısının genelde ne kadar yanlış olduğunu da iyi biliyoruz.

Bu kısımdan sonra Uzun Gece’nin ortaya çıkışına geliyoruz. Efsaneleri iyi biliyorsunuz( Dawn’ın Büyük İmparatorluğu-Tanrı İmparatorlar ve Serideki Yansımaları-1.kısım ); Kan Taşı İmparatoru güç için kız kardeşini öldürüyor ve tahtını gasp ederek bu isimle anılmaya başlıyor. Farklı bir türden kendine eş alıyor ve yamyamlık, ölü diriltme vb. şekilde bir çok günah ve sapkınlık içine giriyorlar karısıyla beraber; bu ikisi ve yaptıkları yüzünden yeryüzünde kötülük ve günah yayılıyor ve bunların büyük annesi olarak anacağımız Işıktan Kadın bu duruma üzülüyor, sinirleniyor vs. ve yeryüzüne sırtını dönüyor. Ve burada da Gece’nin Aslanı devreye giriyor ki kendisi Işıktan Kadın’ın kocası ve bu imparatorun dedesi. Yeryüzünde bu ikisinin yaptığı çocuk ve onun soyu hüküm sürmüştür. Işık’ın sırtını dönmesi ve Gece’nin devreye girmesiyle Uzun Gece başlamıştır. Aslında burada daha çok mecazi bir anlatım var gibi duruyor(güneşin kaybolup yerini karanlığa bırakması gibi); yahut çift manalı bir anlatım da diyebiliriz ki GRRM’in bir şeye birden fazla anlam yüklemeyi sevdiği bir gerçek.

Işık ve Gece, karı koca; genelde mitlerde güneş erkek ay kadın olarak işlense de(tersi durum da var aslında) bu durumda durum tersi şeklinde… Işık gündüzü temsil eden güneş ve gece de karanlığı temsil eden ay oluyor. Işıktan Kadın ile Gece’nin Aslanı arasında bir ilişki, denge söz konusu; çocuk dahi yapıyorlar ki bunu denge olarak kabul edebiliriz. Fakat zamanla bu denge bozuluyor ve kan, günah, sapkınlık şeklinde kendini gösteriyor(Kan Taşı İmparatoru) ve bunun üzerine FM’lerin Ölüm İlahı olarak andığı ve Çok Yüzlü İlah’ın yüzlerinden ve isimlerinden biri olduğu söylenen Gece’nin Aslanı yaratıklarını salıyor. Bunların Ötekiler olduğu aşikar sanırım? ( Çok Yüzlü İlah ve Gece’nin Aslanı ve fazlası için; Yüzsüz Adamlar ve Ötekiler )

Sonuçta ise bir şekilde Uzun Gece sona eriyor ve Ötekiler geri çekilerek, bir nevi uykuya yatarak zamanlarını beklemeye koyuluyor.

Şimdi mevsimler arasındaki dengesizliğin doğa üstü, büyüsel bir durumdan kaynaklı olduğunu biliyoruz denebilir, sanırım Martin bu şekilde bir açıklama yapmıştı. Burada yaz ve kış arasındaki dengesizlikten bahsediyoruz yani buz ve ateş… güneş ve ay… Işık ve Gece… Son hikayede Işık ve Gece aşıklar ve karı koca olarak anılıyor ve çocuk yaparak denge kurdukları ifade ediliyor, bu durumda bu ikisi birbiriyle mi savaşıyor? gibisinden bir düşünce doğabilir ama şöyle bir durum var. R’hllor bir şekilde Işıktan Kadın; Büyük Öteki de bir şekilde Gece’nin Aslanıyla ilişkili gibi sanki? Fakat aynı kişi olmaları mümkün mi? Melisandre ve diğer kızıl rahiplerin ifadesinden R’hllor bir erkek gibi anlaşılıyor; biz bir kadın beklentisi içerisinde olmalıydık. Diğer yandan buz tarafındaki kişi bir kadın bile olabilir, Gece’nin Kraliçesi tam olarak kimdir, hala bilemiyoruz. Ondan başka dişi öteki yok.

Bu durumda acaba Işık ve Gece’nin soyundan gelen birileri buz ve ateş taraflarında savaş verip yeryüzünde yeniden dengesizlik mi oluşturdu? Hakimiyet kurmaya mı çalışıyorlar ki görünüş o şekilde. Yazı biraz karışık biraz kafa karıştırıcı olmuş olabilir bunun sebeplerinden biri benim de bazı noktaları tam birleştirememiş olmam çünkü gerçekten çok karanlık noktalar var hala bu hikayede. Aradaki boşluk ve bağlantıları olasılık ve afaki bağlantılarla doldurmak zorunda kalıyoruz.

Siz de fikirlerinizi sunun ve bakalım bu karmaşanın içerisinden çıkabilecek miyiz?

Önemli Cevaplar

  1. Eline sağlık güzel bir yazı olmuş. Bir ara bu kanalın bu ve 1-2 diğer videosunu birleştirip çevirecektim ama bu şekilde karışık olduğu için vazgeçmiştim. Bu sidhe meselesi bence önemli ve benim wwlerin ormanın çocuklarıyla alakalı olduklarını düşünmemin ana nedeni. Kanal sahibinin ormanın çocuklarının nasıl wwlere dönüştüğü sorusuna getirdiği açıklama aklıma genel olarak şeytanla anlaşan insan efsanelerini getirdi. Bu anlaşmalar da genelde başta hevesle yapılır ancak daha sonra korkunç sonuçları olurdu biraz klişe oldu tabi ama :smiley: . Melissandre’in de büyük ötekiyi şeytan olarak gördüğünü unutmayalım.

  2. Doğru ama bu tamamen güvenilmez olduğu anlamına gelmiyor. Bazı konularda hatalı olabilir ama bu her zaman hatalı olacak demek değil.

    Büyük öteki bir şeytan demiyorum sadece olaylar arasında biraz benzerlik var diyorum. Hem büyük ötekinin daimi hizmetkârı olan ben hemen iyi-kötü ayrımına gitmem :smiley:

  3. Melisandre, açık seçik “ateş” tarafında ve karşı tarafı tü kaka gören bir kadın. Bu bakış açısıyla “buz” tarafına yaptığı hiçbir yorum, güvenilir olamaz.

    :rofl:

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

5 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar