Aslında basit bir tartışma başlığı olarak açmak istemiştim ama olay baya baya kurama dönüşmüş olduğundan “kuram” olarak açmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Sandor hakkında kısa bir özet vermek gerekirse eğer Lannister Hanesine bağlı bir sancaktar olarak varlıklarını sürdüren, üç köpeğin yer aldığı arması olan nispeten çok yeni küçük bir hanenin üyesi kendisi.

Çocukken abisi Dağ’ın oyuncağını izinsiz oynadığı için abisi yüzünü ateşe sokarak yakmıştır ve bunun sonucunda yüzünün bir kısmı ağır bir yanık izi vardır. Sandor, abisi Dağ ile birlikte bir de küçük kız kardeşleriyle üç kardeştir ama kız kardeşleri bir şekilde ölmüştür ki bu işte Dağ’ın parmağı olabileceğini düşünen okuyucular var. Tazı lakaplı Sandor’un abisinden gerçekte bu kadar nefret etme sebebinin sadece yüzünü yakması olduğu için değil ayrıca çok sevdiği kız kardeşini öldürdüğü için olduğu okuyucular arasında konuşulması sevilen bir konudur. Nitekim Stark kızlarına yaklaşımı da biraz bu kısmı doğrular nitelikte işaretler taşımaktadır.

Sandor, ağzı bozuk ve kaba bir adamdır. Ayrıca yalan söylemekten de söylenmesinden de nefret eder. Şövalyelerden daha çok nefret eder. Kendince derin yaraları, kederleri vardır; bunu iyi kötü okurken sezebiliyoruz. İyi bir adam değil kötü de değil, griyi çok iyi yansıtan biridir.

Kendisi oldukça korkulan ve iyi bir savaşçıdır. Lakin ateşten ödü kopar. Bu yüzden Karasu savaşı sırasında Tyrion’un çılgın ateş kullandığını görünce canına tak eder ve şehirden de Lannisterların hizmetinden de ayrılır. Yolda Arya Stark ile karşılaşır ve onu fidye karşılığı abisine satabileceğini düşünür ama onlar da ölünce tabiri caiz ise kız başına kalır. Özünde Arya artık işine yaramaz hale geldiğinde bırakıp gidebilecek iken onu yanında tutmaya devam etmiş ve kendi çapında korumuştur. Kral’ın Şehrinde iken de ablası Sansa Stark’ı imkan el verdiği ölçüde korumak istemiştir, ayrıca Sansa’ya aşık olmuştur.

En son ağır yaralı bir şekilde Arya tarafından terk edilirken görüyoruz ve sonrasında onun öldüğünü söyleyen bir rahiple karşılaşıyoruz ama doğrusu işaretler Sandor’un değil Tazı’nın öldüğü yönünde yani kendisi hala hayatta ki dizi doğrudan seriden referans aldıysa zaten dizide de öldü sanılırken ortaya çıkması bunu gösteriyor.

Daha önce açtığım bir kuram başlığında GRRM’in Memory, Sorrow and Thorn serisinden esinlenerek karakterlerini ve bazı olayları kurguladığını gözler önüne sermiştim. Bu esinlenilen karakterler arasında Sandor da var.

26- A servant of evil wearing a hound’s head helmet/ Kötülüğün hizmetkarı tazı başlıklı miğfer giyiyor.

Elbet bahsi geçen seri daha çok Tolkien tarzı kesin iyi-kötü ayrımının olduğu bir evren ama GRRM’in evreninde neredeyse her şey gri olduğu için karakterler de genelde o şekilde resmediliyor. Zaten doğrudan esinlenmek yerine kendi yorumunu katarak karakterleri oluşturduğu aşikar.

Şimdi Tazı’nın hala hayatta olduğu fikrinden yola çıkarsak, hikayede hala bir rolü olduğunu farz edeceğiz ki biz de bu rolü bulmaya çalışacağız.

Şimdi yukarıdaki kitabın Tazı karakteri ile bizim kitabın Tazı karakteri arasındaki benzerlik; ikisinin de “tazı” miğferi giyiyor olması ve hizmet eden biri olarak “ölüm” ile bağdaştırılmış olması. Şimdi kitapları okumadığım için bahsi geçen karakter hakkında çok fazla bilgi sahibi değilim, ismini falan bilmiyorum ama sanırım serideki Fırtına Kralına hizmet ediyor olabilir(kötülüğün hizmetkarından bunu çıkardım.).

Daha önce bir başlıkta bazı karakterlerin ateş ile bir tecrübesi olduğunu ve bunların büyük çoğunluğu için bu tecrübenin kötü olduğunu, bu yüzden “ateş” meselesinden nefret edenler olduğunu da söylemiştim; Sandor “Tazı” Clegane bu kişilerden biri.

Sandor’un yolu Stark kızları ile kesişti ve bir nevi yavaştan onların tarafına geçmeye başladığına dair izlenim de verdi ama bir noktadan sonra yollar ayrıldı. Geri döndüğü zaman yolunun kuzeye, Starkların yanına düşmesi çok büyük olasılık. Zaten eninde sonunda hemen hemen bir çok karakterin yolu kuzeye düşmek üzere, çünkü biliyorsunuz ki “Kış Geliyor!”

Hemen sadede gelelim; Sandor’un “buz” tarafında “ölüm” ile bağdaştırılmış Büyük Öteki adına, doğrudan yahut dolaylı, savaş vermesi, hizmet etmesi mümkün mü? Biliyorsunuz ki bizim Arya bildiğiniz ölümün Westeros şubesi oldu olacak ve onun hakkında fikrimi iyi kötü bilen bilir; buz ve ateş arasında bir seçim halinde “buz” tarafında yer alacak biri olduğunu ve ölüm ve büyük öteki ile çok yakın ilişkide olduğunu söylemiştim. Kuzey ile ilgili hemen hemen her şeyin İskandinav ve Kelt mitleri(bilhassa İrlanda) ile ilişkili olduğunu daha önceki başlıklarda da söylemiştim.

Tazı… keltler için “ölüm” ile alakalı köpeklerdir. Daha belirgin ifadeyle “Cehennem Tazısı” olarak anılan bir mitolojik hayvan vardır, ölüme hizmet ederler ve ölenlerin ruhları ölüler dünyasına (yeraltı dünyası) giderken eşlik ederler. Bir diğer isimleri de “Ölülerin Taşıyıcısıdır.” ki bu bize “Ölülerin Seçicisi” veya “Kupa Taşıcısı” olarak da anılıp, hizmet veren ve savaş/ölümle bağdaştırılan dişi bakire savaşçılar, Valkyrieleri anımsatıyor. (mit bilgilerini mythology net sitesinden aldım.)

Cehennem Tazıları sıradan köpeklerden daha büyüktür (Tazı ve Dağ da oldukça büyüktür, Brienne’den bile büyükler.) ve kömür karası siyah rengi tüyleri vardır(Clegane hanesi de kara saçlıdır.). Ayrıca gözleri sürekli kızgın şekilde bakan kırmızı ya da yeşil alevler şeklinde görülür. (Tazı da sürekli öfkeli bir ifadeyle gezer ve genelde zeytin yeşili bir pelerin giyer.) Bazıları birden fazla kafayla (misal 3 kafayla) betimlenir. Bunların Yunan mitindeki karşılığı da cehennem kapısını bekleyen üç kafalı Cerberus. Clegane hanesinin armasının 3 köpekten oluştuğunu hatırlayalım.

Diğer yandan Tazı’nın bindiği atın isminin Yabancı olması da dikkatinizden kaçmasın. Biliyoruz ki Yabancı, Batıdiyar’da ölüm ilahıdır. Peki, cehennem tazıları kime hizmet ediyordu? Ölüm ilahına.

Cehennem Tazıları, karakteristik olarak tahrik etmediğiniz sürece insanlara saldıran tipler değildir. Cehennem Tazıları cesur ve iyi birer muhafızdır. Korumasını söylediğiniz şeyi sonuna kadar koruyacak, kavgadan kaçmayacaktır.

Bu kısım önemli, bazı vakalarda KADINLARA geceleri eşlik ettiği yahut ölülerin ruhlarının öbür dünyaya giderken eşlik ettiği görülüyor. Bu da bu köpeklerin tüm o korkunç görünüşlerine rağmen özlerinde yumuşak kalpli oldukları yorumuna sebep olabilir, bizim Sandor da böyle değil mi? Bence gayet iyi uyuyor. KL’de çok kez Sansa’ya eşlik ettiği olduğu gibi sonrasında da Arya’ya eşlik etti.

Çok ender vakalarda da kiliselere yahut benzer dini mekanlara saldırdıklarına dair bazı şeyler yazılıp çizilmiştir ki bu açıdan da bana hiçbir sınırı olmayan Dağ’ı anımsatıyor.

Ak Gezenler kuramından hatırlayacağınız bir başka ayrıntı da Cŵn Annwn gibi bazı cehennem tazılarının Vahşi Av’a katıldıkları görülüyor.

Elbette cehennem tazıları genelde ateş vb. ile ilişkili canlılar ve bazı ateş oyunları da var ama bizim serimizde ölüm ile ilişkilendirilen taraf “buz” tarafı, ateş değil.

Peki, sizin fikirleriniz nedir? Sizce de Tazı “buz” tarafında savaşacak bir cehennem köpeği mi yoksa tamamen başka bir hikayesi mi var?

Önemli Cevaplar

  1. kuramını beğenerek okudum ama bütün karakterlerin buz ve ateş ayrımında olduğunu düşünmüyorum. sandor gibi karakterleri ana karakterlere yön verecek karakterler olarak görürüm. Şahsen başka hikayesi olduğunu düşünüyorum ve bu başka hikayenin de kilit noktasının hemen hemen herkes gibi sansa olduğunu düşünüyorum.

  2. Daha önce de Sandor konusu geldiğinde söyledim, Sandor Sansa’nın yeminli kalkanı veya Kral Muhafızı (Sansa kraliçe olursa eğer) olacak. Birde bu adam dizide yaşlı gösterildi aslında genç bir arkadaş bu. Yaş tam söylemem zor ama en fazla yirmi beş civarıdır. Sansa’ya aşık olmasını isterim ve Sansa’nın yerini bilse yanına gitmesini de isterim

  3. Sansa’nın içten içe Sandor’a aşık olduğuna şüphe yok ama Sandor Sansa’ya aşık mı yoksa kurtaramadığı kız kardeşi yüzünden mi Stark çocuklarına karşı böyle davranıyor bilemiyorum.
    Onun dışında oldukça iyi noktalara değinmişsin. Ben dizideki gibi hiç sorgulamadan ejderhaların tarafında olacağını sanmıyorum pek. Sonuçta bu adam Karasu’dan ateş yüzünden kaçan birisi. Ancak tüm olaylara tekrar nasıl dahil olacak, Stark’ların yanına nasıl gidecek emin değilim. Sancaksız Kardeşlik ile karşılaşabilir belki tekrardan.

  4. Sansa’nın ona aşık olduğunda şüpheliyim ama Ülkü gibi ona karşı bir ısınma, etkilenme olayının olduğunu düşünüyorum ama yeniden karşılaşması ile yavaş yavaş o duygular daha belirgin hale gelebilir. Eklediğim resimdeki Sandor baya yakışıklı bir tip, benim kafamdaki Sandor da öyle çirkin iğrenç bir şey değil, yarası var diye herkes öyle algılıyor ama eli yüzü düzgün, boylu poslu ve çok güçlü bir savaşçı. Yaşı da en fazla 30 zaten. İsyan olduğunda en fazla genç bir çocuktu sanırım, savaşa katılma yaşı yoktu.

    Sancaksızlar ile karşılaşıp kuzeye gitme meselesi benim de aklıma yatıyor, durduk yere bir yere gidecek değil sonuçta. Birbirlerine yakınlar da.

    @Cassiopeia kitabın mı? Yok maalesef.

  5. Jon için de bir kere olsun yakışıklı denmedi ama biz onun çirkin olduğunu düşünmedik. Sandor’un sadece yarası betimlendi, saç rengi vs. çirkin olan yara, onu korkunç ve çirkin gösteren bir şey olduğuna şüphe yok; bilhassa Sansa gibi böyle şeyler görmemiş biri için. Fakat bu, özünde adamın yarasız da çirkin olduğu manaya gelmez diye düşünüyorum. Sanırım Martin bu kısmı bizim hayal gücümüze bırakmış. Ben genel olarak en kötü hoş denebilecek bir yüzü olduğunu düşünüyorum yara olmasaydı. Şimdi Sworn abi okuyunca “he sen de Sansa gibi görüntüye takıksın” dicek gene. :joy:

    @Muratkocak Doğru, 12-13 yaş için 25-30 yaş fazla kaçıyor ama bu aşık olmaya yahut evlenmeye engel olmadı ne bizim evrende ne de oradakinde. Sansa öyle insanlar hayal ediyor ama öyle insanların olmadığını da öğrendi işte.

    SanSan diyenler bu açıdan bu fikre bayılıyor zaten; prens ve şövalye hayalleri kuran hayalperest kızın, şövalyelerden nefret eden (adam resmen hakaret kabul ediyor :grin:) ve yüzünü çirkinleştiren yara izi olan birine aşık olması Güzel&Çirkin hikayesi gibi geliyor ve Martin’in tarzına da çok uyuyor. Şahsen ben de bayılıyorum. Şimdi bazı arkadaşlar Sansa’ya gıcıksın ondan diyebilir ama dedim; bana göre Sandor çirkin bir adam değil. Diğer yandan bu fikre ben de yeni ısındım, öncesinde dizideki adam yüzünden düşünemiyordum bile zira yakıştıramadım. Sansa’yı hep onun gibi Aegon’a falan yahut işte Varis Harry gibi tiplere yakıştırdım. Ama şimdi (evlenmeyeceklerdir ama) SanSan çok hoş fikir; kalbi ısıtan, çok masum bir hikaye olur.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

7 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar