“İnsan eliyle açılmaması gereken bazı kapılar vardır ve Aerea Targaryen böyle bir kapının içinden geçti.” Rahip Barth

Bugün size IdeasOfIceAndFire’ın Kan ve Ateş kitabından paylaştığı bir kuramı çevireceğim. Bu vesileyle de kitabın içeriklerinden biri hakkında da biraz bilgimiz olacak. Ben şahsen oldukça ilginç buldum, sizin de bulacağınızı düşünüyorum.


Kral Jaehaerys döneminde; Dragonstone’da hayatından bıkmış genç Aerea Targaryen, Balerion’u çaldı ve adadan uçtu. Kraliyet ailesi, onu yakında bulacakları konusunda iyimserdi, özellikle de türünün en yaşlısı ve en büyüğü olan Balerion gibi bir ejderha, uzun zamandır fark edilmeden kalamazdı. Lakin bütün bir yıl geçmiş olmasına rağmen ikisine dair hiçbir iz ve söylenti duymadılar.

Neden Balerion’u seçmişti ki, böyle eski ve güçlü bir ejderha sonsuza kadar bir gizem olarak kalabilir. Ama Aerea Targaryen ve Balerion sonunda tekrar ortaya çıktı. Yaklaşık bir yıl sonra Aerea, büyük ejderhaya tutunarak Kral’ın Şehrine iniş yaptı. Balerion, sol tarafının 9 metre uzunluğunda bir yaradan dolayı acı çekiyordu ve yaradan hala kan damlıyordu.

Ama daha da kötüsü, Aerea Targaryen’e olandı. O doğal olmayacak şekilde sıcaktı. Onun eti yanıyordu ve cildi kırmızıydı. O, kan ve ateş gibi; kaynayan yağa atılmış gibi tarif ediliyordu. Görünüşe göre bütün bedeni yanmıştı. İçindeki yaratıklar bedeninde dolanıp dururken onun defalarca ölüm için yalvardığı söylenir.

Sonunda Aerea’nın bedeni daha da karardı ve pişen bir domuz gibi çatlamaya başlayarak ağzından ve burnundan yukarı tüten bir duman filizlendi. Sonunda gözleri bile sıcaktan patladı ama hala fazlası vardı. Sonunda buzdan bir küvetin içine konduğunda, soğun şokuyla kalbi durdu ve içinde yaşayan şeyler dışarı çıktı.

“Şeyler… Anne merhamet etsin. Onları nasıl anlatacağımı bilmiyorum… onlar… yüzleri olan solucanlar… elleri olan yılanlar… kıvrılmış, sümüksü, tarif edilmesi zor şeyler kıvranarak, nabız gibi atarak vücudundan patlayarak geldiler. Bazıları serçe parmağından büyük değildi ama en az bir tanesi kolum kadar uzundu… Ah savaşçı, beni koru… çıkardıkları sesler…”

Rahip Barth’ın tarif ettiği solucanlar soğuk su ile temas ettiklerinde ölüyor. Bu durum Barth’ı ejderha solucanlarını ve doğal olmayan tarihlerini yazmaya teşvik etti.

Kan ve Ateş(kitap) ayrıca Aerea’nın Balerion gibi kadim bir ejderhayı kontrol edemediğini ima ediyor. Buz ve Ateşin Şarkısı serisinde de Dany, Drogon üzerinde çok az kontrol sahibiydi.

(Balerion ve Aerea’nın bunca zaman Valyria’da olduğunu düşünüyor.)

Balerion’un arzu ettiği yere uçtuğu ve Aerea’nın isteği dışında yerlere uçtuğu oldukça mümkün, Aerea sürekli eve dönmeye çalışırken Balerion evde kalmayı sürdürdü; Valyria’da. Balerion, Valyria’da doğmuş tek yaşayan ejderhaydı. Vücudundaki yaralar korkunç düşmanlarıyla yüzleşmesinden kaynaklıydı.

Ateş solucanlarına 4. kitapta Nazik Adam’ın Arya Stark’a anlattığı ilk Yüzsüz’ün hikayesinde rastlıyoruz.

Bazı tüneller o kadar alçaktı ki köleler ayakta duramazdı, eğilmek ya da emeklemek zorunda kalırlardı. Ve o kırmızı karanlığın içinde yılanlar da vardı.”

“Toprak yılanları mı?” diye sordu Arya kaşlarını çatarak.
“Ateş yılanları. Bazıları, onların ejderhalarla akraba olduğunu söyler, çünkü yılanlar da ateş solurdu. Gökyüzünde süzülmek yerine, taşları ve toprağı delerek hareket ederlerdi. Eğer eski hikâyelere inanacak olursak, On Dört Ateşler’in arasında ejderhalardan önce ateş yılanları vardı. Genç olanlar, senin şu cılız kolundan daha uzun değildi ama büyüdüklerinde devasa boyutlara ulaşabilirlerdi ve insanları sevmezlerdi”.

“Köleleri öldürürler miydi?”

“Kayaların çatlak ya da delikli olduğu tünellerde, yanmış ve kararmış cesetlere sık rastlanırdı. Buna rağmen madenler derinleşip durdu. Sayısız köle zail oldu ama efendiler umursamadı.

Büyük ihtimal ile Aerea Targaryen’nın içine giren, Barth’ın “solucan” dediği şeyler tam olarak “ateş yılanları” idi. Bu da Balerion’un Aerea ile birlikte Valyria’ya uçtuğuna dair çok güçlü bir kanıt.(Sonuçta bu yaratıklar sadece bu bahsi geçen yerde bulunuyor ve kitaplardan hatırlayın, orada her daim ölüm var.) Bu durum ayrıca Balerion’un yaralarını da açıklar. (Sonuçta kim böyle bir ejderhaya yaklaşıp ağır yaralar açabilir ki?) Sadece böyle muazzam boyuttaki muazzam güçteki yaratıklar böyle bir hasara sebep olabilir. Bir ejderhanın derisini kesip açmak kolay değildir, ancak bir başka ejderha bunu yapabilir yahut bir ateş yılanı.

Aerea’nın içinden çıkan yaratıklar bahsi geçen diğer solucanların/yılanların ilk formları olabilir. Belki bu yaratıkların kendi başlarına yaşayabilmeleri için bir kuluçka döneminden geçmeleri gerekiyordur. Benzer şeyler bizim evrenimizde de var, parazitler ev sahibinde kuluçkaya yatar ve vakti gelince dışarı çıkarak yaşamlarını idame ettirirler.

Bu yaratıkların yaratımında (hatta belki sonrasında mutasyona uğramasında vs.) Valyrialıların dahili de olabilir.

“Valyrialılar ejderha lordlarından fazlasıydı. Onlar kan büyüsü ve diğer karanlık sanatları uygularlardı; hayvanların ve insanların etini canavar ve doğal olmayan kimeralara dönüştürüp dünyanın en derinlerine gizlice gömerlerdi.”

(Kimera; biyolojide birden fazla türün genetik olarak birleştirilmesidir. Yunan mitlerinde de bahsi geçen bu tür bir bedende birden fazla türün uzuvlarına vb. rastlanır. Örneğin aslan başına sahip, vücudu kurt ama ayakları at gibi.)

Aerea Targaryen, kaza eseri Valyria’nın deneylerinden birine denk gelmiş olabilir. (Muhtemelen uyurken falan içine girdiler.) Eğer Aerea, soğuk su küvetine konup yaratıklar ölmeseydi, bir ihtimal salgın bir hastalık her yana yayılabilirdi.


Valyria’ya gidenin neden dönmediğini bu şekilde biraz daha anladık sanırım. Böyle ateş solucanları bu tarz şeylere sebep oluyor ise var olan diğer şeyleri tahmin edin. Bu ayrıca, Valyria halkının büyüde ne kadar ileri gittiklerine kadar güzel bir bilgi içeriği de paylaşıyor; dahası bu büyüler ve deneylerin bana Asshai ve Yi Ti’nin Kan Taşı İmparatorunun yaptıklarını hatırlatması da bir o kadar dikkate değer bence.

Her zamanki gibi fikirlerinizi beklerim.

Önemli Cevaplar

  1. Öncelikle yazıyı beğendim. Yapabileceğim yorum yok aslında fakat gayet ilginç bir olaya benziyor belki de Aerea Valyrialı olduğu için bu kadar süre hayatta kaldı. Dizideki gibi ateşgeçirmez değiller ama sıcağa daha dayanıklılar diye hatırlıyorum.

  2. Hepsi değil, ender bazı üyeleri “uzun bir zaman dayanabiliyor.” demiş, GRRM ama Aerea bunlardan biri mi, bilemiyoruz. Bir ihtimal, olabilir. Yahut tam da bu solucanlar bulaştığı zaman Balerion’a binip gelmiştir. Sonuçta kuluçka dönemindeyse biraz zaman alacaktır etki etmeleri.

  3. Kitapta yazana göre hayatından sıkılmış, bu yüzden binmiş gitmiş. Belki diyarları gezmek istedi ama besbelli ki Balerion, evine geri dönmek istedi. Sonuçta bu, başka birini ejderhası(gerçi kralın ejderhası başka mıydı?), üzerinde tam kontrol sahibi olamaz, Balerion da bundan faydalanmış işte.

  4. “hurafe” diyerek kaile almamıştır laneti. Şahsen ben olsam ben de şöyle bir üzerinden uçar hatta iniş yapardım. :smiley:

    LOTR ejderhalarını asla buradaki ejderhalar ile bir tutma. Oradaki ejderhalar çok zeki, konuşabilen ve saf kötü yaratıklar. Çok da güçlüler, en büyüklerinin bir kanadı güneşi bile kapatıyor.

    İyi Kraliçe, kendi ejderhasını rahatlıkla sürebiliyor ama misal o, Sur’a geldiğinde ötesine geçmek istemesine rağmen ejderha geçmek istememiş, birkaç kere denemesine rağmen başaramamış. İlk defa itaatsizlik etmiş, buna da şaşırmış. Olağan şartlarda her ejderha sürücüsüne itaat eder.

    Lakin sürücüsü değil ise, itaat etmeyip kafasına göre takılması olağan. Dikkat edersen Dany örneği verilmiş. Dany’nin ejderhası Drogon ama daha önce ona binip sürmediği için tam olarak “seçilmiş” muhabbeti olmadı, bu yüzden ilk başlarda onu kontrol etmekte zorlandı. Diğer ikisini zaten kontrol edemiyor tam olarak. Yani tamamen “bağ” meselesi. Avatarı bilirsin, orada bir çeşit uçan hayvanlar var. Onlarla bağ kurunca uçurup istediğini yapabiliyorsun. :slight_smile:

  5. Yok, fazla lotr’a kaçar söylediğin şekilde “azcık” bile olsa. Bir çeşit ejderhanın insan warglaması olayına dönüşür ki GRRM’in tarzı için aşırı fantastik. Buna dair zaten bir şey görmedik hiçbir zaman.

    GRRM, bu kitabı okusa Dany, ejderhaları hakkında birkaç faydalı bilgi edinirdi diyor. Bu açıdan kitabı ilgi çekici buluyorum. :slight_smile:

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

16 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar