Bugün sizinle 5. kitap “Ejderhaların Dansı” ve 6. kitap “Kış Rüzgarları” kapsamında bir kuram çevireceğim. Elbet ara ara kendi yorumlarımı da katabilirim, her zamanki gibi. Eğer 6. kitabın yayımlanan POV’larını okumayan var ise ufak bir spoiler uyarısı yapmam gerekiyor. Başlayalım.

“Kardeşini ateşlerimde gördüm, onun için ayarladıkları evlilikten kaçıyordu. Buraya, sana geliyordu. Ölmek üzere olan bir atın sırtında oturan, grilere bürünmüş bir kız. Bunu gün gibi açık gördüm. Henüz olmadı ama olacak.”

Kuşkusuz bu pasajı okuyunca hepimizin ilk aklına gelen SArya olarak, Ramsey ile evlenen Jeyne Poole olduğunu düşünmüşüzdür. Fakat sonraki bölümlerde Alys Karstark ölmek üzere olan bir atın üzerinde Kara Kale’ye geliyor ve sığınma talep ederek kendisi için ayarlanmak istenen evlilikten kaçtığını söylüyordu. Hatta Jon, yanlış çıkan bu kehanet/görü yüzünden Melisandre’ye kızıyor ve “Alys, Arya değil!” diyor ve Melisandre’nin görülerinin de kendisinin de güvenilmez olduğunu vurguluyordu.

Melisandre, Jon’un kendisine güvenmesi için kızı aramaya devam ediyordu ama çok başarılı olduğunu da söyleyemeyiz.

Kız. Kızı tekrar bulmalıyım. Ölmek üzere olan atın sırtındaki gri kızı. Jon Kar, Melisandre’den bunu bekleyecekti, üstelik yakın zamanda. Kızın kaçtığını söylemek yeterli olmayacaktı. Jon bundan fazlasını isteyecekti, zamanı ve mekânı soracaktı. Ve Melisandre bu soruların cevabını bilmiyordu. Kızı yalnızca bir kez görmüştü. Kül kadar gri bir kızdı, ben onu izlerken ufalandı ve rüzgârla savrulup yok oldu.

Melisandre ateşin içine baktığı zaman ölmek üzere olan bir atın üstünde GRİLERE BÜRÜNMÜŞ ve kendisi de GRİ olan bir kız görüyor. Bu yüzden GRİLER diyerek belirgin bir betimleme yapıyordu. Elbette ki Melisandre, Arya’yı hiç görmediği için gördüğü kişinin o olup olmadığını bilemez ama yine de gördüğü ilk kızın Arya olduğuna nasıl kanaat getirdi? Şahsen ben bunu da biraz sorguluyorum. Devam edelim.

Biz Jeyne gelecek diye beklerken gele gele Alys Karstark geldi.

“Lordum, gelmeniz gerek. Özür dilerim lordum. Bir kız bulundu.”

“Bir kız?” Jon, elinin tersiyle gözlerini ovuşturarak doğruldu. “Val mi? Val mi döndü?”

“Val değil lordum. Kız, Sur’un bu tarafında bulundu.”

Arya. Jon dikildi. Arya olmalıydı. “Kız,” diye bağırdı kuzgun. “Kız, kız.”

“Ty ve Dannel, ona Köstebek Kasabası’nın iki fersah güneyinde rastlamışlar. Kral Yolu’ndan aşağı doğru kaçan yabanılları kovalıyorlarmış. Onları da getirdiler. Ama sonra kızı görmüşler. Soylu bir kız lordum, sizi soruyor.”

“Kızın yanında kaç kişi var?” Jon su çanağına gitti, yüzüne su çarptı, çok yorgundu.

“Kimse yok lordum. Kız yalnız geldi. Atı ölmek üzereydi, bir deri bir kemik, topal ve terli.”

Ölmek üzere olan bir atın sırtında oturan gri bir kız. Görünüşe göre Melisandre’nin ateşleri yalan söylememişti. Ama Mance Rayder ve mızrak karılarına ne olmuştu?

Gördüğünüz gibi Melisandre’nin yorumuyla gelenin Arya olduğunu sandı ama gelen Alys idi. Haliyle biz de görünün yanlış yorumlandığını, Melisandre’nin aslında Alys’i gördüğünü sandık zira “ölmek üzere olan at” ve “evlilikten kaçış” noktası birebir tutuyordu. Lakin bir şey eksik, muhtemelen bir çok kişinin gözünden kaçmış bir şey; GRİLER. Görüde grilere bürünmüş kül kadar gri bir kızdan bahsediliyordu ama Alys’in gözleri dışında gri olan bir yeri yok.

Kız, ateşin yanma kıvrılmıştı, kendinden üç kat büyük, siyah, yün bir pelerine sarınmıştı, uyuyordu.

Alys’in sarındığı pelerin “siyah” renkte “gri” değil.

Alys’in bakire pelerini, Gece Nöbetçileri’nin siyah yünüydü. Pelerinin sırtındaki Karstark güneşi, pelerini astarlamak için kullanılan beyaz kürkten yapılmıştı.

Görüldüğü üzere hanesinin renkleri bile siyah ve beyaz ve hiç gri yok. Alys, Jon tarafından biraz Arya’ya benzetilse de gözlerinin rengi dışında “gri” ile ilişkili hiçbir özellik bu kızda yok. Lakin görülerde grilere bürünmüş, kül kadar gri bir kızdan bahsediliyor. O zaman bu kehanet/görünün daha gerçekleşmediğini, Melisandre’nin gördüğü kızın Kara Kale’ye daha ulaşmadığını söylememiz gerekiyor.

Peki, bu kız kim? Aslında ilk düşündüğümüz kişiyle aynı şahıs; Jeyne Poole, yani bizim sahte Arya Stark’ımız. Görünüşe göre Martin bize minik bir oyun oynayarak dikkatlerimizi doğru kişiden yanlış kişiye çevirmek istemiş.

Bu kızın Jeyne olduğundan emin miyiz? İşaretler bunu gösteriyor, şimdi onlara bakalım.

Öncelikle Jeyne’nin kaçtığını biliyoruz ve Stannis’in kızı Jon’a gönderme kararı aldığını 6. kitap POV’undan öğreniyoruz.

“Braavoslu bankacıyı Duvar’a geri götüreceksin. Altı iyi adam seç ve on iki at al.”
“Sürmek için mi,yemek için mi?”
Kral bu laftan hoşlanmamıştı. “Öğleden önce ayrıldığını görmek istiyorum,ser. Lord Bolton her an üstümüze çökebilir, bankacının Braavos’a dönmesi şart.”

Ser Justin bir elini kılıcının kabzasına koydu. “Şövalyelik onurum üzerine yemin ederim.”
“Ah,bir de Stark kızını yanına al. Doğugözcüsüne varmadan önce onu Lord Kumandan Snow’a teslim edeceksin.”

Beşinci kitapta Stannis’in ordusundaki atların durumunun ne olduğu ortada; çok fazla soğuk ve yemek kıtlığı yüzünden atları sürüler halinde kesiyorlar. Savaş başladığında da ellerinde çok fazla at kalmayacağı aşikar. Ser Justin de kızı ve bankacıyı Sur’a götürürken yanına fazladan at alma sebebinin dönüş yolculuğunda yemek için ihtiyaç duyacağı atlar olduğu da ortada. Yani Jeyne, sahte Arya’mızın Sur’a ölmek üzerinde olan bir atla varması çok olası dahilinde. Elbette buz gibi havada hastalıklı ve soğuktan donmuş olacağı için vücudunun renginde de bir değişim olacaktır.

Grilere dönüş yapalım. Theon ve mızrak karıları, SArya(Jeyne)’yı kurtarmak için odasına girdiği yerden başlıyoruz.

Elini tuttuğu kızı ayağa kaldırırken Theon’un eksik parmaklarının kökleri karıncalandı. Kürkler yere düştü. Jeyne kürklerin altında çıplaktı, küçük göğüsleri diş izleriyle doluydu. Theon, kızlardan birinin nefesini tuttuğunu duydu. Rowan, Theon’un eline bir kıyafet yığını tutuşturdu. “Onu giydir. Dışarısı soğuk.” Sincap iç çamaşırlarına kadar soyunmuştu, sedir ağacından yapılmış oymalı bir sandığın içinde daha kalın kıyafetler arıyordu. Sonunda, Lord Ramsay’in kapitone yeleklerinden birini ve iyice yıpranmış bir pantolonunu giymeye karar verdi. Theon, Rowan’ın yardımıyla, Sincap’ın kıyafetlerini Jeyne Poole’a giydirdi.

Burada görüyoruz ki Jeyne, Sincap’ın elbiselerini giydi. Peki, Sincap’ın elbiseleri ne renk?

Sincap geri döndüğünde yanında diğer dört kız vardı: Gri saçlı sıska Myrtle, uzun saç örgülü Cadıgöz Willow, kalın belli ve büyük göğüslü Frenya, bıçaklı Holly. Hizmetçi kızlar gibi giyinmişlerdi, kaba yünden yapılmış gri elbiseleri ve tavşan kürküyle astarlanmış kahverengi yün pelerinleri vardı.

GRİ! Kızlar gri renkte elbise giymişlerdi ve Sincap ile kıyafetlerini değiştiren Jeyne de gri elbiseyi giymiş oldu, yani GRİLERE BÜRÜNMÜŞ oldu.

Burnunun ucu donduğu için karardığında ve Gece Nöbetçileri’nden birinin burnunun bir kısmını kaybedilebileceğini söylediğinde her zamanki gibi Jeyne yine ağlamıştı.

Theon kızı son görüşünde bunları konuşmuş, Jeyne’nin burnu soğuk ısırığı yüzünden kaybolma tehlikesinde. Belki bu Melisandre’nin “ufalanıp, rüzgarla savrulup yok oldu.” derken, burnuyla ilgili bir durum olabilir, diye yorumlamış kuram sahibi. Yahut Jon’un Arya için planladığı gibi Braavos’a gitmesi için gemiye koysaydı fırtınada savrulup gidip, kaybolurdu demiş ama bu “kaybolma” meselesinin sadece Melisandre kızı izlerken görünün sona ermesi şeklinde yorumluyorum, yoksa kızın başına bir şey geleceğinden değil.

Özetler isek Alys, evlilikten kaçıyor ve ölmek üzere olan bir atın üzerinde gelen bir genç kız ama gri ile bağdaştırılmış bir şeyi yok, haliyle bahsi geçen görünün Alys için söylenmiş olması pek olası görülmüyor. Lakin SArya(Jeyne) griler içerisinde bir kız olarak, evlilikten kaçıyor ve Sur’a geldiğinde (muhtemelen) atı ölmek üzere olacak. Yani kehanetin/görünün kahramanı Jeyne Poole.

(Okumayanlar için Kış Rüzgarları Theon POV’un Türkçe çevirisi. Theon Greyjoy Bölümü (Çeviri) – The Winds of Winter)

Önemli Cevaplar

  1. Ya orası öyle de sonuçta cidden katı davrandı hadi dönek falan der de hane sözünü ağzına aldırmıyor falan. Bence bi iş çıkabilir ve Rowan göz önüne sokuldu gibi.

  2. Son zamanlarda sanki burası genel bir forumdan daha çok Ayça’nın kişisel bloguymuş, biz de arada yorum yapan takipçilermişiz gibi geliyor :joy:. Helal olsun hocam harbiden forumun en azimli üyesi titrini hak ediyorsun.

    Neyse meseleye gelecek olursak ancak bu sefer de düğününden kaçan kısmı çelişiyor. Ben bir yerde söz konusu şahsın Sansa olabileceğini okumuştum. Olabilir bence. Jon’a ulaşmaya çalışırken Ramsay’ın eline düşmesin de.

  3. Acaba kim yazmış ola ki :thinking::joy:

    @YeniAy_Ottoman martin bu kadar ayrıntılı hedef şaşırttıktan sonra bana jeyne çıkması çok saçma geliyor. zaten kendisi sahte arya olduğu için mel’in kehaneti direk onu işaret ediyor. bence o grili kız gerçek arya ya da sansa.

  4. Dizide Jeyne karakteri bir noktada Sansa karakteri ile birleştirildi zaten değil mi? Kitapta Ramsay ile evlenen ve onun hem psikolojik, hemde fiziksel şiddetine maruz kalan Jeyne idi, dizide bu kişi Sansa oldu. Birde her iki versiyonda da olaylara şahit olan Theon var. Dizide Sansa kaçıp Sur’a gitti, Jon’a sığındı, dolayısıyla kitapta da bunu yapan Jeyne olacaktır :grin:

  5. İşte herkes kızın Alys olduğu konusunda hemfikir değil. :slight_smile: Kız Jeyne, Kışyarı’nda kaçıp geldiği için Karhold’un tersinde gerçekleşmesi kaçışın, çok olağan bir durum. Yani kaçış istikameti bile Jeyne’e uyuyor.

    Sansa’nın yakında gerçekleşecek bir düğünü yok, teknik olarak -yanlış hatırlamıyor isem- nişan dahi resmi olarak yapılıp, duyurulmadı. Zaten Sansa, evlenmek için ilk önce boşanmak zorunda. Bunun için de ilk önce kimliğini ve yerini açık edip, Yüce Rahip’e başvurmak mecburiyetinde. Bunu yaptığı zaman zaten bütün her şey altüst olmaz mı? Yani bütün Vadi, onun kim olduğunu bilecek ve başta Royce olmak üzere bir çoğu onu güvende tutmak hatta LF’nin elinden almak isteyecektir. Hele müstakbel nişanlısı daha bir gönüllü onunla evlenmek isteyecektir ama “evli” olması sorunu gibi meseleyi çözmeleri gerektiği konusunda tekrar bir vurgu yapıyorum. Neresinden bakarsan bak bu “kısa sürede” hal olacak bir mesele değil. Kısacası Sansa, evlenmek istemiyor ise evlenmez; evlenmek istiyor ise evlenir boşandığında, esir değil o kız, kaçmak zorunda da değil. Nitekim kuzeyde bir evi olmadığını bildiği için kaçacağı bir yer de yok. Diğer yandan Sansa’yı arayan bir Brienne var, tamam şu an Cat. ile biraz sıkışık bir durumdalar ama Sansa’nın yeri ifşa olduğu an zaten istikametleri orası olur, gider almak isterler kızı. Kısacası Sansa asla ama asla tek başına kuzeye dönemez, dönmeye çalışmaz. Nereye gidecek? Tek başına o devasa yolu, soğuk, kış ve vahşi yollarda Sur’a ulaşabileceğine mi inanacak? Arya olsa neyse, kızın gözü kara ama Sansa daha narin ve böyle bir risk almak istemez haklı olarak. Armasının renginde gri kurt olması da onu %100 GRİLERE BÜRÜNMÜŞ bir kız yapmaz, sonuçta gri kıyafet vurgusu ve yüzünün kül gibi gri olduğu vurgusu falan var.

    Ayrıca dizi/seri meselesinde; Duygu yazmış gerçi ama tekrar edelim. Zaten dizide iki karakter yer değiştirdi, Arya’nın rolü de silindi. Kışyarı’na gidip Ramsey ile evlenen Jeyne iken Sansa oldu; kaçan Jeyne iken Sansa oldu ve doğal olarak da Sur’a giden de Sansa oldu. Haliyle kitaplarda da Jeyne olacak, olacak ki Jon, Arya’nın hiçbir zaman bulunamadığını öğrensin ve güzelce bir delirsin. :smiley:

    Sur mu diyor? Asıl nokta Jon’a gitmesi.

    İngilizce aslı şöyle: “I have seen your sister in my fires, fleeing from this marriage they have made for her. Coming here, to you. A girl in grey on a dying horse, I have seen it plain as day. It has not happened yet, but it will.”

    “Buraya, sana geliyor.” Melisandre açık seçik, kaçan kızın Sur’a doğu geldiğini görmüş. Hatta evlilikten kaçtığını da görmüş. Hatta onun Arya olduğunu düşünmesine neden olan başka işaretler de görmüş. Aksi halde görülerinde at üzerinde gördüğü her kızı Arya ve Jon’a geliyor sanır, gibi bir durum olur.

    Arya meselesinin de olamayacağını söyledim. Ortada bir “evlilik” yok. FM’nin onu zorla evlendireceğini düşünüyor isen o başka. :smiley:

    Kısacası kız kesinlikle Jeyne, Arya yahut Sansa olması olası bile değil. Martin dalga geçmiş bizimle. :stuck_out_tongue:

    @Starkgaryen Stannis gönderdi kızı, Theon ile değil ama şu şövalyesi ve bankacı adamla birlikte. :slight_smile:

    Bu kız son saldırı öncesinde de Sur’u tırmanıp geçmiş ise(Sincap gibi) o zaman Umber’ların kalesi Sur’a en yakın mekan, Hediye’yi geçince onların topraklarına giriyorsun. Kolayca iletişime bile girmiş olabilir. Varsa bu kızda bir şey çıkar kokusu ama bir numara yoksa neden böyle bir ayrıntı eklenmiş ki? Yani Yabanıllardan duymak bu şekilde sözler, garip geliyor.

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

13 kez daha cevap verilmiş

Katılımcılar