Herkese selamlar, uzun zamandır kuram çevirmedim. Bugün size uzun zamandır aklımda olan “Titreyen Denizin Canavarlarını” anlatacağım. Bunu çevirmek için Buz Ejderhası masalını okumak istemiştim, faydalı olabilir diye. Kitabın içeriği ve asoiaf bağlantısına dair başlık: Buz Ejderhası Kitabı ve ASOIAF

Ateş Ejderhaları, asoiaf evreninde bilinen yaygın canavarlarımızın başında geliyor. Hatta Valyria’da 14 Alev dağlarının içinde ateş soluyan yılanlar olduğundan da haberdarız. Bizim evrenimizin ismi ASOIAF, yani Buz ve Ateşin Şarkısı. Özetle buz ve ateş arasında meydana gelen “mücadele” konu alınıyor.

Ateş tarafında başta Targaryen hanesi olmak üzere Valyria aileleri ve R’hllor hizmetkarlarını görüyoruz ve elbette ateş ejderhalarını. Buz tarafında ise şu ana kadar kesinleşmiş olan tek tarafgiller “Ötekiler” Peki, öyle mi? Şahsen öyle düşünmüyorum. Buz tarafından sadece Ötekiler yok. Yüzsüz Adamlar ve Ötekiler Bunun dışında R’hllor tarafının ateş ejderhaları varsa neden Büyük Öteki’nin buz ejderhası olmasın? Buna dair işaretler var mı? Aslında var.

Titreyen Deniz, Essos’un kuzey bölgesinde yer alan oldukça büyük ve çok ama çok soğuk bir deniz(Zaten ‘titreme’ isiminin soğuklukla ilgili olduğu aşikar, Essos’un hemen güneyindeki deniz de Yaz Denizi. Yani kuzey KIŞ/BUZ ve güney YAZ/ATEŞ.). O kadar soğuk ki oraya giden gelen olmaz; gidenler de ya geri dönemez ya da dönenler eskisi gibi değildir. Bundan sonrasına videodan devam ediyoruz.

Titreyen Deniz, Essos’un kuzeyindeki donmuş sular… Burada var olduğu söylenen canavarlarla ilgili bir çok garip hikayeler var. Bu donmuş suların nereye kadar uzandığı, genişlediğini bilen yok. Westeros’tan hiçbir insan bu kadar uzağa yelken açmadı. Fakat Essos’un bazı kadın ve erkekleri buralara yelken açmış ve cesaretle bu güvenilmez uğuldayan rüzgarlarla ve en sağlam inşa edilmiş gemileri bile yok edebilecek muazzam buz dağlarıyla yüz yüze gelmiştir. Kuzeye, Titreyen Deniz’e yelken açanların çoğu mahvolmuştur ve bazıları da donmuş halde yarı ölü şekilde güneye geri dönmüştür. Titreyen Deniz’in “White Waste” olarak anılan bölgesi ise kışları çok daha fazla büyümüştür.

Titreyen Denizin, Yamyam Körfezine girip, ardında kalan donmuş sular yüzünden sıkışıp kalan ve gerisin geriye çıkamayan; sonsuza kadar hapsolan gemiler hakkında da söylentiler geliyordur. Sudaki ölü adamlar hakkında hikayeler… Geceleri koyu mavi donmuş denizin derinliklerine, yaşayanları derinlere sürüklemek için yükselen boğulmuş ruhlar(bana lotr’daki bataklık ruhlarını anımsattı; Sauron ile yapılan savaşın sonunda Ölü Bataklık bölgesinde ölmüş ve ruhları hapsolmuş elf ve insanların ruhları, yaşayanları derinliklere çekip, öldürüyor ve onları da hapsediyordu.). Soluk mavi sisin hikayeleri… su boyunca ilerleyen bu sis o kadar soğuktur ki içinden geçen gemileri dondurduğu anlatılır. Ve elbette ki merfolkların (denizde yaşayan yarı balık yarı insanlar) hikayeleri… Solgun gri ciltleri ve siyah pul kuyrukları vardır. Güneydeki kuzenlerinden çok daha kötü/şiddet eğilimli oldukları söylenir.

(Unseen Westeros artistlerinden birinin yaptığı Titreyen Deniz ve Buz ejderhası resmi.)

Ve elbette ki hiç kimse yaşayan buzdan yaratılmış muazzam kanatlı yaratıkları unutamaz. Mavi kristal gözlere ve soğuk püskürten nefese sahiplerdir. Titreyen Deniz’in büyük Buz Ejderhaları… Bir buz ejderhasının nefesinin soğuğu o kadar korkunçtur ki bir insanı saniyesine dondurmayı başarabildiği anlatılır. Bu canavarlar, Eski Valyria’nın ateş ejderhalarının doğrudan karşıtı (bana göre madalyonun bir diğer yüzü; ateş varsa buz vardır) gibi görünüyor. Söylentilere göre Buz Ejderhalarının boyutu, ateş ejderhalarının üç katıdır. Valyria’nın ejderhaları ateşten et iken bunlar buzdan ettir.

Bazı kişiler buz ejderhaları hakkındaki hikayelerin batıl inançlı denizcilerin illüzyon; yarı ölü halde donmuş hallerinden kaynaklı fantezi hikayeleri olduğunu iddia eder. Martin’in ASOIAF’taki buz ejderhası tarifi ile ve Buz Ejderhası hikayesindeki tarifleri oldukça benzerdir(bkzn: ilgili açtığım başlık.). İkisi de buzdan yapılmadır ve eriyerek yok olurlar. Elli milletten denizciler, yüzyıllar boyunca Titreyen Deniz’deki bu soğuk canavarları görmüştür. Bir çok rapor ciddiye alınmadı. Bir çok deniz yaratığı, Titreyen Deniz’in sularında yüzdü; Buz Ejderhası gibi büyük bir canavarın beslenmesi için orada bir sürü yiyecek mevcut. GRRM’in hikayelerinde sürekli bahsi geçen buz ejderhaları ve serinin ismi de bize gösteriyor ki eninde sonunda bu, buz ejderhaları hikayemizde görünecek. Yeryüzünün dengesi ve döngüsü göz önüne alındığında ateşin karşıtı olarak buz olmak zorunda(benim söylediğim gibi yani.), denge devam etmek zorunda.

Video bundan sonra WW ve Buz Ejderhaları arasındaki benzerlik/aynılığa/ilişkiye giriyor.

Ak Gezenler(Ötekiler) de Buz Ejderhaları gibi yaşayan buzdan yapılmıştır (ve buz ejderhaları gibi güneşe veya sıcağa maruz kaldığında eriyorlar.) Kuzeyde, kış rüzgarlarında at sürerler ve beraberlerinde beyaz bir sis onları uğuldayarak takip eder(dikkat! Titreyen Deniz’de donduran bir sisten bahsediliyordu.). Gözleri soluk mavidir, aynı buz ejderhası gibi. Daimi Kış Topraklarındaki güç, Ötekileri uyandırdığı gibi Titreyen Deniz’deki buz ejderhaların da yeniden doğmasını/uyandırmasını sağlamış olabilir mi? (Yahut hiçbir zaman yok olmamışlardı. Kuzeyde warg/yeşilgören yeteneklerinin devam etmesi, Sur’un büyüsünün bozulmaması gibi şeyler kuzeyde büyünün tamamen yok olmadığına işaret ediyor gibi. Dahası kuzey büyüsünün kaynağının “buz” ve doğal olarak “buz ejderhası” olduğunun? Dikkat ederseniz ateş ejderhaları doğduğunda ağırlıkta kan ve ateşle yapılan büyüler, Essos gibi her daim yaz olan topraklarda yeniden uyandı.) Durum her ne ise buz ejderhaları ve Ötekiler arasında benzerlik/büyüsel güç vb. şey asla reddedilemez ve öylesine eklenmiş tesadüf bilgiler değil.

Burada sis ve ötekiler ile ilgili bir ekleme bilgi koyacağım, video referans göstermemiş. Sanırım yukarıda bahsi geçen denizdeki sisle birebir neredeyse, he? 

Tormund ona döndü. “Hiçbir şey bilmiyorsun. Ölü bir adamı öldürdün, evet, duydum. Bir adam bir ölüyle dövüşebilir ama ölülerin efendisi geldiğinde… bir sisle nasıl dövüşebilirsin karga? Dişleri olan gölgelerle… nefes aldığında canını yakacak kadar soğuk olan ve göğsüne bir bıçak gibi saplanan havayla… bilmiyorsun, bilemezsin… kılıcın soğuğu kesebilir mi?”

Merfolk ve ölü boğulmuş ruhlar da reddedilemez gibi görünüyor. (sonra bir cümle; ölüler için benim yukarıda değindiğim lotr referansına değinmiş, benzer olduğunu söylemiş.) Boğulmuş Ölü Ruhlar(aslında bu ‘boğulma’ meselesi aklıma nedense Boğulmuş İlah ve boğularak vaftiz edinme törenlerini anımsattı, demir adalardaki.), daha önce de asoiaf’ta bahsi geçmiş olabilir. Jon Snow’a Çetinocak’tan gelen mektup dikkate değer bir içeriğe sahip.

Altı gemiyle Çetinocak’tayız. Denizler çok sert. Karakuş bütün mürettebatıyla birlikte kaybedildi, iki Lysli gemi Skane’de karaya oturdu. Kuş Pençesi su alıyor. Burası çok kötü. Yabanıllar kendi ölülerini yiyorlar. Ormanda ölü şeyler var. Braavoslu kaptanlar gemilerine sadece kadınları ve çocukları alıyorlar. Cadı kadın bize köle tacirleri diyor. Fırtına Kargası’nı ele geçirme girişimi bozguna uğratıldı, altı denizci ve çok sayıda yabanıl öldü. Sekiz kuzgun kaldı. Denizde ölü şeyler var. Karadan yardım gönderin, denizler çok fırtınalı. Üstat Harmune’un eliyle, Kuş Pençesi’nden.

Evet, kuram burada bitiyor. Lakin ben eski bir kuramı daha hatırlatmak istiyorum. Buz ve Ateşin Şarkısı “Dördüncü Ejderha”Biliyorsunuz, burada bahsi geçene göre Bran, Yaz’ın gözünden bir “ejderha” görmüşe benziyor; Winterfell’den çıkan bir ejderha. Seride ateş ejderhaları olduğu için çoğu kişinin aklına hemen “ateş” ejderhası geliyor ama benim fikrim olan “buz” ejderhası şahsen daha mantıklı geliyor, bilhassa bu başlıkta kuzey/kış/buz/ejderhalar/ötekilerle benzerlik ile ilgili daha çok öğrendiğimiz için.

Her zamanki gibi fikirlerinizi beklerim.

Önemli Cevaplar

  1. Lanet olası trigonometri çalışmadan önce foruma bakayım dedim. Şimdi teoriye kafayı yapacam :smiley:

    Bana kalırsa seride buz ejderhası var. Görmek de istiyorum açıkçası.

  2. Öncelikle eline sağlık. Buz ejderhalarının var olduklarını ben de düşünüyorum, en azından var olmalarını istiyorum diyelim. Bu konuda bir çok işaret de var. Grrm boşa koymadı bu mitleri. Hatta ben Platenos’ta bir çok mitolojik yaratığın daha bulunduğunu düşünüyorum.

  3. Böyle bir teori yazıldı mı bilmiyorum hepsini okumadım diğer başlığın.
    Şimdi winterfell’in altında bir buz ejderhası olduğunu kabul edersek ki buz ejderhaları alev yerine buz veya nesneleri buzlaştıracak bir nefes üflüyor. Starkların ötekilerle bağlantılı olduğuna dair de teorileri var sayıyorum. Yine kitapta anlatılan eski hikayelere göre mimar Brandon winterfell’i ve suru inşa ediyor. İlk uzun gece savaşından sonra ötekiler ve insanlar arasında bir anlaşma veya insanların kazanması sonucunda ötekiler kuzeyin ötesine gidiyor. Buz ejderhası da mimar brandon tarafından surun inşaası için kullanılmış olabilir. Çünkü surun inşa edilmesi nerden baksan çok zor bi olay zaten çeşitli büyüler, devlerin yardımı gibi şeyler geçiyor kitaplarda. Ama buz ejderhasının nefesi kullanılarak yapılmış olması daha akla yatkın geliyor. Mimar brandon suru inşa ettikten sonra ejderhayı daha sora ihtiyaç duyulduğunda sadece bir Stark tarafından uyandırılmak üzere uyutup üzerine winterfell’i Yani starkların kadim makamını inşaa etmiş olabilir. Dizide sur yıkıldı. Kitapta suru yıkabilecek bir borunun varlığı geçiyor. Mimar brandon da böyle bir ihtimali bilip ejderhayı saklamış olabilir

  4. Olmaması ayıp olur. (Bu arada sınava odaklan sen. :smiley: )

    Fantastik bir evrende iki üç tane mitolojik yaratığın olması beklenemez zaten ama hikayeye dahil olacak diye bir şey yok tabi.

    Buz Ejderhaları, buz-ateş döngüsünde olmaz ise olmazlar arasında bir “denge” unsuru. Yani yukarıda da değinildiği gibi ateş varsa buz olur; buz varsa ateş olur. Evrende her şey “karşıtlığı” ile yaratılmıştır ki Melisandre de buna değinen bir açıklama yapmıştı. Yani Buz Ejderhalarının var olması elzem bir durum.

    @Queenofice Sur’un altında Buz Ejderhası olduğu fikrine hep sıcak bakmışımdır. Jon birkaç kez buz ejderhası ifadesini Sur’da iken kullanıyordu. Beni şaşırtmaz. Bir tane de Kışyarı altında, kalenin inşası sırasında uyutulup gömüldü ise, bu da şaşırtmaz.

    Aslında bazı okuyucular Kışyarı ve Sur’un birbiri ile bağlantılı bir şeyleri olduğunu düşünüyor; “Kışyarı’nda her daim bir Stark olmalı.” sözünün, sadece politik bir strateji olduğundan emin değilim.

    Aynı aileden, aynı kişi tarafından inşa edilmiş “büyü” barındıran iki yapı var. Biri Ötekilerin geçişini(ve muhtemelen ateş ejderhaların da oraya geçmesini) engelleyen Sur; diğeri ise KIŞ-DÜŞTÜ diye isimlendirilen (muhtemelen büyü barındıran) bir kale. Ve Starklar nesiller boyunca Sur’a her daim aileden bir üyeyi gönderiyor görülüyor. Belki düzenli periyodlarda değil ama gidiyor. Biz Benjen için “kafası esti yahut kederlendi çekti gitti” diye bir şeyler düşünüp duruyoruz ama belki de gitmesi gerekiyordu.

    Stark ve Ötekiler arasında bağlantı için: Stark Hanesi "Gizli Geçmişi"

  5. O surdaki buz ejderhası benzetmesini de son kitapta yaptı. Sanki Martin yeni kitapta görünmeden önce hatırlatmak ister gibi geldi bana. Aynen abla odaklanıyorum sınava olduğu kadar :smiley:

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

Katılımcılar