Daario Naharis karakterleri 3. kitapta Dany’nin Yunkai saldırısı öncesi ortaya çıkıyor. Dany ile görüştükten sonra yanındaki diğer iki kaptanı öldürüyor ve Fırtına Kargalarının yegane kaptanı olarak taraf değiştirip, Dany’nin safında yer alıyor.

Dany, ilk gördüğü andan itibaren bu paralı askeri çekici buluyor hatta aşık oluyor ve Meereen’i ele geçirdikten sonra birlikte olmaya başlıyor. İlişki başlamadan önce Dany, onu aylar süren bazı vazifelere gönderiyor. En son evlendiği zaman efendilere rehin veriliyor ve onu bir daha ne görüyoruz ne de haber alıyoruz.

Yıllar evvel Daario’nun Euron olduğuna dair bir kuram ortaya çıktı. Bunun temel sebeplerinden biri de GRRM’in şu açıklaması.

GRRM, Ejderhaların Dansı’nın yayımlanmasından önceki röportajlarında “Daario, görebildiğinizden daha fazla görüldü,” demiştir.

Sizi bilmem ama bu kuramı gerçekten çok severim, üyelerimizden biri konuyu yeniden ele almamı rica edince forumda daha önce tartışılmışsa da daha derli toplu ve güncel bir başlığa ihtiyacı olduğunu düşündüm. Reddit  ve asoiaf  ‘den faydalandım.

Başlayalım.

Görünüş ve Kişilik

Aslında Euron ve Daario’nun görünüşleri birbirine hiç benzemiyor; birinin saçları siyah iken diğerinin kıvırcık ve maviye boyuyor. Bunun dışında fiziksel yapıları hakkında bilgi pek verilmediği için fikir yürütmek güç. Buna rağmen ikisinin de gözlerinin mavi olduğu bilinmekte. Euron ayrıca bir gözüne bant takmaktadır ve o gözün “siyah” olduğu söylenir. Bu da ona “Karga Göz” lakabını vermiştir.

Elbette eğer iki karakter de aynı kişi ise onu tanıyan birileri tarafından tanınmamak adına görünüşünü değiştirmesi beklenir. Euron’un çevresinde büyücülerden bol bir şey yok ve büyücülerin, yanılsamalar yaratarak kişilerin görünüşlerini değiştirme yetenekleri olduğunu görüyoruz (Bknz: Melisandre ve Mance/Çıngıraklı).

Diğer yandan kendisini boyaması yüzünden Tyroshi olduğu düşünülse de ortak dile çok hakim olması dikkat çekici bir ayrıntı. Dahası kendisinin daha Valyria dili konuştuğunu da duymadık Tyrosh halkı Valyria’nın bir versiyonunu konuşur.

Dany’nin POVlarında şu ana kadar adamın dikkat çekici bir aksanı olduğunu okumadık ama Dany’nin Tyroshi aksanı olduğunu biliyoruz, okuduk. Yani Dany bile tamamen Westeros aksanıyla konuşmuyor. Bilmiyorum ama (GRRM bu ayrıntıyı unutmadıysa) Dany’nin Tyroshili Daario’nun aksanına dikkat etmesi beklenirdi, diye düşünüyorum.

Euron, Demirdoğumlu adamlarını Eski Şehir’e Tyroshlu olarak sokmaya çalışmıştı. Daario da Tyroshlu.

İki karakterin de tehlikeli, inançız ve acımasız olması dikkate değer noktalardan biridir ve elbette ki hilekar, güvenilmez.

Kargalar

Yukarıda da bahsettiğim gibi Euron’un lakabı “Karga Göz” çünkü Theon’un söylediğine göre gözleri bir karganın gibi siyah ve kötülükle parlıyormuş.

Başlığın hemen altında bir gözüne bağlı lekeli,beyaz deriden bir sargı Theon’a amcası Euron’u hatırlatmıştı. Sargıyı Umber’in gözünden söküp çıkarmak ve sargının altında sadece boş bir göz çukuru olduğunu görmek istemişti, kötülükle parıldıyan siyah bir göz yerine. Kış Rüzgarları – Theon

Ayrıca Euron’un 4. kitapta ortaya çıkan kişisel bir arması da mevcut; siyah taçlı kırmızı tek bir gözün iki yanında kargalar. (Aslında Targaryen renkleri olması ilginç.)

Armanın ilk defa görünmesi ve kimse tarafından tanınmaması, Euron’un bu armayı nispeten yeni seçtiğini gösteriyor. Bu da bizi başka bir şeye götürüyor; Daario’ya.image818×900 95.4 KB

Daario Naharis, Fırtına Kargaları isminde 500 kişilik bir paralı asker birliğinin üç komutanından biriydi, ta ki diğer ikisini öldürene kadar.

Fırtına Kargaları’nın kumandanları aynı anda ayağa kalktı. “Cevabımız hayır,” dedi Prendahl na Ghezn. Diğer iki adam Prendahl’ı takip ederek çadırdan çıktı ama Daario Naharis dışarı çıkarken arkasına baktı ve kafasını öne eğerek nazikçe selam verdi.

Fırtına Kargalarının arması da yıldırım ve dört karga barındırır. (Bununla beraber son kitabın Selmy POV’unda daha farklı bir şekilde tasvir edilmiştir; bir düzine siyah flamanın olduğu, tepesine tahtadan oyulmuş bir karganın olduğu uzun bir direk.)image818×900 78.3 KB

Fırtına Kargaları geldiği zaman hepsi adına konuşan Prendahl idi; her ne kadar üç kumandan olsa da bu kişinin daha kıdemli olmasından dolayı daha baskın bir hakimiyeti olduğu düşünülebilir. Bu da Daario’nun nispeten daha kıdemsiz, daha yeni biri olduğu havasını veriyor ki görüşme boyunca hiç konuşmadı.

“Ben fırtınayım, lordlarım. İlk ve son fırtınayım,”

Bu, Euron’un adamlarına kendisini tanıtma şekli. Karga Göz ve Fırtına olarak kendini ifade etmesi okuyucuların Fırtına Kargalarına gönderme olduğunu düşünmesine neden olmuştur.

Diğer İşaretler

  • Ölümsüzler/ Moqorro Kehaneti ve Dehşet

…üç at sürmelisin… biri yatağa, biri dehşete, biri aşka.

Ölümsüzler Sarayındaki uyarılardan biri de Dany’nin yatağa, aşka ve dehşete at süreceği idi. Kehanetlerin yorumu asla %100 şu denemez ama tahminlere göre ilerlersek Dany’nin “at sürmesi” muhtemelen birlikte olduğu, olacağı erkeklerle ilgili…

Biri yatağa idi; kocası Hizadar. Diğer ikisi de aşka ve dehşete… Daario’ya aşık olduğu ve birlikte olduğu bilinmekte, bu yüzden bunu “aşka at sürmek” olarak yorumlayabiliriz ama iki karakter bir karakterse bile Dany, Daario olduğunu bildiği adam ile beraber oldu. Euron olarak da Dany’nin aklını çalma şansı var. O zaman dehşete at sürmüş olacak.

Aslında Selmy, Dany’nin Daario’ya duyduğu aşkı ölümcül bir zehir olarak tanımlamıştı bile.

Daario’ya olan aşkı bir zehir. Çekirgelerden daha yavaş bir zehir ama sonuçta ölümcül.

Tyrion POV’da son kitapta Moqorro’nun uyarısına göre Euron, Dany’nin peşinde. Kral şurasında gördük ki onunla evlenmeye niyetli ve dahası bundan çok emin ama kendi yerine kardeşi Vic’i gönderiyor.

“Kaptanımız denizin elli mil açığında, o lanetli kıyının iyice uzağında olmayı tercih eder ama ona en kısa yoldan gitmesini emrettim. Başkaları da Daenerys’i arıyor.”

“Alevlerinde, başkaları dediğin insanları da gördün mü?” diye sordu ihtiyatlı bir şekilde.

“Sadece gölgelerini,” dedi Moqorro. “En çok da birini. Kan denizinde yol alan, bir tek siyah gözü ve on uzun kolu olan uzun boylu ve çarpık bir yaratık.”

  • Evlilik ve Ejderhalar

Daario’nun motivasyonları çok net değil, aslında amaçsız görünen bir karakter. En başta Dany’nin yanına “kaybeden tarafta” olduğunu düşünerek geçmiş olsa bile sonrasında İkinci Oğullar bile Dany’yi kaybeden taraf olarak görüp, taraf değiştirmişti. Daario ise evlenmesine rağmen Dany’nin yanında olması hatta “rehine” olmayı kabul etmesi düşündürücü.

Euron Greyjoy “Ateş mi Buz mu?” başlığımı hatırlar iseniz Euron’un ateş tarafında Dany’nin yanında olmaya çalıştığını anlatmıştım. Zaten (Targ renkleri) kan ve ateş; kırmızı ve siyah renkler (Dans 2’nin siyahlar tarafı da akla gelsin) ile referansı olan bir adamdan bahsediyoruz. Yani Euron gerek arması gerekse giydiği kıyafetlerle (hatta saç rengine ve bantlı göz rengine kadar) Dans 2’de siyahların tarafında Dany’nin yanında yer alacak kişi olduğunu ilan etmiş.

Euron, Dany’nin kendisi ile evleneceğinden çok emin konuşuyor ve onu, emelleri için kendisine istiyor. Vic’e güvendiğini sanmıyorum ama öyle yahut böyle Dany’nin yanına gideceğinden ve teklifi ileteceğinden şüphesi yok. Menzil saldırılarının Diyar’ı parçalayıp, Dany’nin işgaline hazırlamak için olduğu fikrindeyim ki Sam de bunu ifade ediyor.

eğer Kral Toprakları, Eski Şehir’i ve Arbor’ı kaybederse bütün diyar parçalara ayrılır, diye düşündü.

Dany ise Daario ile son günlerini yaşarken paralı asker, Dany’yi kendisiyle evlenmesi için ikna etmeye çalışmıştı.

“Bu gecenin bitmesini istemiyorum.”

“Neden kraliçem?”

“Biliyorsun.”

“Düğün mü?” Daario güldü. “Onun yerine benimle evlen.” “Bunu yapamayacağımı biliyorsun.”

“Sen kraliçesin. İstediğin her şeyi yapabilirsin.” Daario, Dany’nin bacağını okşadı. “Bize kaç gece kaldı?”

İki. Sadece iki. “Sen de benim kadar iyi biliyorsun. Bu ve sonraki gece. Sonra bu işi bitirmeliyiz.”

“Benimle evlen ve sonsuza kadar bütün geceler bizim olsun.”Yapabilseydim, evlenirdim.

“Evlenemeyiz aşkım. Sebebini biliyorsun.”

“Evlenilecek kadar güzel değilim.” Daario, kılıç kemerini, asılı olduğu kancadan aldı.

  • Ortaya Çıkışlar

Aslında en çok kafa karıştıran kısım burası. Euron ortada görünür iken Daario, Meereen’de değildi ya da rehine verilmişti; Dany’nin fetihleri devam ederken de kimse Euron’un nerede olduğunu bilmiyordu. Dany, Lekesizleri satın almak istediğinde efendiler onları isteyen başka bir alıcıdan bahsediyordu; bir korsan kral. Bu kişinin Euron olabileceği söyleniyor. Euron’un Qarth’dan beri Dany’yi, öldürmek için, takip eden büyücülerin gemisini yakalayıp, yağmaladığı ve esir ettiği düşünülür ise bu gayet mümkün. Ayrıca Euron’un gemisi Ibben’den Asshai’ye kadar ünlüdür.

Balon suikastı ve kral şurası sırasında Daario, Meereen’de değildi. Daario, Yunkai saldırısında büyük ganimetler elde etti ve Euron da kral şurasında yanında büyük ganimetler getirip, dağıtmıştır. Bu iki karakterlerin eylemleri arasında her zaman aylarla ifade edilecek boşluklar, atlamalar mevcut.

Illyrio ve Varys, Dany’nin Meereen’de olduğunu biliyordu ama güncel bilgilere sahip değildi; Batı’ya doğru yola çıktığını farz ederek Jon Conn. ve tayfası ile Volantis’te bekleme planları yapıyordu. Buna rağmen Euron, Dany’nin nerede olduğunu gayet iyi bildiği gibi olduğu yerde kaldığından çok emin olmalı ki Vic’i gönderiyor.

“Yine yanılıyorsun kızım. Üç ejderha var ve ben onları nerede bulacağımı biliyorum. Bu malumatın değeri ahşap bir taçtır şüphesiz.”

“Sana ihtiyacım var. Köle Körfezi’ne gidip bana aşkımı getirebilir misin?”

Bu mekan atlamalarında sorun şu ki bu zaman aralığında Euron’un bir oraya bir buraya gitmesi güç görünüyor, haliyle kuramın en zayıf noktası burası gibi görünmekte. Eğer hayranların yayımladıkları zaman çizelgesi doğru ise Vic’in Meereen’e varması (yakalandıkları fırtınalar vb. şeyleri katarak) ortalama 3 ay sürüyor. Sorunsuz gittiğini farz etsek ortalama 2 ay falan vakit alabilir (en iyi tahminle). Olaylar arasındaki zaman kronolojisi de biraz muamma olduğu için biraz esnek tutmakta sorun olmaz.

Yine de bu konuda da değişik “olası” açıklamalar söz konusu.

  • Büyüler ve Mekan Atlamaları

1- Ateş ve Kan kitabında yazdığına göre, kuzey denizlerinde “kestirme yol” olarak tarif edilen bir geçidin olduğuna inanılmakta. Bazı denizciler bu geçidi bulmayı denemişler ama buz dağlarından başka bir şey bulamamışlardır. Bu efsane gerçek ise Euron’un burayı bulmuş olması mümkün.

2- Ateş ve Kan Büyüleri

Büyü ile çok güçlü ve sert rüzgarlar oluşturarak Euron’ın normalden çok daha hızlı bir şekilde Meereen’e ve Demir Adalar arasında birkaç gel git yapmış olabileceği iddia ediliyor.

Sukunet’in kan kurbanları yüzünden kırmızıya boyanmış olabileceği zaten konuşulan bir şey ki Euron’un gemisinde büyücüler var.

Büyü ile rüzgarları kontrol edilebildiğine dair birkaç sahnemiz var.

Benden önceki El. Melisandre, Alester Florent’i Ejderha Kayası’nda ateşe vermişti. Bunu, onları kuzeye götüren rüzgârı uyandırmak için yapmıştı. Lord Florent, kraliçenin adamları tarafından direğe bağlanırken güçlü ve sessiz durmuştu, yarı çıplak bir adamın olmayı umabileceği kadar vakurdu, fakat alevler bacaklarım yaladığında bağırmaya başlamıştı ve kırmızı kadına inanılacak olursa lordun çığlıkları o gün orada olanları Kıyıdaki Doğugözcüsü’ne kadar uçurmuştu.

Üstadı işaret eden parmaklarından duman yükseliyordu. “Şu adam. Boğazını kesin ve onu denize atın. Rüzgârlar Meereen’e kadar bizim yanımızda olacak.” Moqorro bunu ateşlerin içinde görmüştü.

Dumanlar çıkaran tekne deniz tarafından yutulurken, Victarion, yedi güzel kızın çığlığının neşeli bir şarkıya dönüştüğünü duydu. Sonra sert bir rüzgâr geldi, yelkenleri doldurdu, gemileri önce kuzey doğuya, sonra yine kuzeye sürdü. Onları Meereen’e ve çok renkli kiremitlerden inşa edilmiş piramitlere doğru götürdü. Bir şarkının kanatlarında sana uçuyorum Daenerys, diye düşündü demir kaptan.

Yazımız şimdilik burada sonlanıyor. Belki daha sonra eklemeler yapabilirim. 

Önemli Cevaplar

  1. O kuzey denizleri de Köle Körfezi kadar uzak. Direkt Köle Korfezi’ne gitse daha kolay.

    Şu teorinin en zayıf kısmı dediğin nokta gerçekten çok zayıf ve bana göre buna alternatif olarak sunulan argümanlar da yetersiz. Güzel detaylar var ama onun dışında o tek zayıf nokta tüm teoriyi yıkıyor.

  2. O kadar da değil. Haritaya bakarsak göz var nizam var. Zaman çizelgesi hazırlamış hayranlar, %100 doğru demek yanlış olur ama aşağı yukarı fikir vermek adına genel olarak isabetli sayılacak bir çalışma Buraya bakar isek Vic’in Demir Adalar’dan Meereen’e ulaşması ortalama 3 ay gibi bir süre almıştı, en son baktığımda aklımda kaldığı kadarıyla. Bir de bu adam yolda fırtına gibi sorunlarla karşılaştı, gemileri kayboldu falan; sorunsuz da gitmedi tam gaz. Sorunsuz tam gaz gidebilse muhtemelen biraz daha az zamanda gider.

    Haliyle burada kuzeye denizine çıkması elbette ki daha kısa sürecek, Günbatımı Denizi zaten kuzey topraklarını da ele alan geniş bir dehliz. Geçidin tam yeri de muamma da. Varsa, bulunmama sebebi hep yanlış yerlerde aranmasından zaten.

    Harita

    Özet

    Zaman olayı cidden zayıf ve yıkıcı bir etkiye sahip ama sunulan argümanlar da o kadar imkansız değil. Sonuç olarak fantastik bir evrende gideri olan imkanlar. Kur’an’da misal Hz. Süleyman’ın bir aylık mesafeyi çok hızlıca aşmasını sağlayan rüzgarları emrine verildiği anlatılır. Eski Ahit’de bu anlatılır mı bilmem ama GRRM misal bu bilgiye vakıf ise bunu kullanabilir. Ayrıca gerçekten de rüzgarları kontrol edebilir isen aşırı güçlü (atıyorum kasırga gibi) rüzgarlar sayesinde uçar gibi gemin yol alır. Bu sayede gerçekten bir aylık mesafeyi en az yarı zamanda kat edebilirsin. Unutma; rüzgarlar, ejderhalardan ve kuşlardan daha hızlı yol alır. Bulutlar da bu sayede saniyelik olarak çok hızlı hareket edebiliyorlar.

    Seride de büyü ile rüzgar çıkartılıp, yol alınabildiğini gördük. Euron’un adamlarının dilinin kesik olması bir sebebe dayanıyor. Gemide olan biten hiçbir şeyi anlatmalarını istemiyor çünkü insanlar boş boğazdır, konuşurlar. Sadece adam kesip, kurban ettiği bilgisini mi saklamak isteyecek? Büyülerin yapıldığı bir evrende çok da önemli bir bilgi değil ama ne tür büyülerin ve getirilerinin saklandığı bilgisi önemlidir.

  3. Zaman atlaması olayı olmasa kesinlikle doğru olacak bir kuram ama zaman bu seride çok kafa karıştırıyor :thinking:

  4. Ben Titreyen Deniz’den bahsettiğini sandım. Titreyen Deniz Meeren’den daha uzakta kalıyor.

    Ama her türlü zor olur. Ayrıca şuradan sonra Euron’un hiç demir dogumlulardan ayrıldığını duymadık. Günbatımı Denizi’ne birazcık açılsa bile bunu bakış açısı karakterlerimiz bence söylerdi.

  5. Kuzey Denizi dediğim için kafa karıştırdı sanırım, özür. Orada da ifade böyle bir şeydi diye aklıma kaldığı şekilde yazdım.

    Euron geldi zaten ve bir daha gitmedi ki…Yani yukarıda da belirttiğim gibi zaten x sahne yaşanır iken y sahnesi ile arasında ne kadar zaman farkı var, muamma… Özellikle de 4. ve 5. kitap arasında olan sahneler. Elbette hayranların üç aşağı beş yukarı fikirleri var, çizelge yapmışlar. Euron ve Daario sahnelerinde emin sayılabileceğimiz yegane şey; ikisinin sahneleri arasında aylar olarak ifade edilecek boşluklar-atlamalar olduğu.

    Kasırga gibi kuvvetli rüzgarlarla bu süreyi (hele ki geçici de bulduysa) kısaltması çok mümkün. Elbette kuram %100 çıkar demiyorum süre hala zayıf kalan en önemli nokta sonuçta ama çok güzel olurdu doğru olsa, orası kesin. Ayrıca Euron’un bazı hareketleri de mantıklı hale gelirdi benim açımdan; misal onunla evleneceğinden nasıl bu kadar emin? gibi…

Forumumuzda sen de tartışmaya katıl!  forum.gameofthronestr.com

Katılımcılar